Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

ZİL SESİ!

A+A-

Her an çalabilir, her an bir polis tebligat bırakabilir, her an bir avukat, bir  icra memuru, bir polis karşınızda dikilebilir.

Evde misafir varmış, uygun musunuz değil misiniz bakılmaz.

Zil sesi önceleri bir tedirginliktir sonrasında rutin bir hale dönüşür ama başta o korkuyu yaşatır size!

Yazdığımız yazılarla yetinmedik, suç işlediğine inandığımız dokunulmaz sanılan adamlar hakkında suç duyurularında da bulunduk.

Şahitlerin itiraflarını dikkate almayan hakimler tanıdık, suç işleyenlerin işini takip eden savcıların şaşkın arayışlarıyla karşılaştık.

İtirafçılar da başından savar gibi ifade verdi, meselenin üzerine düşülmesini sağlayan zimmet suçlamalarının hikayesini anlatmadı hiçbir zaman!

Sanıkları tanık olarak dinlettiğimiz halde, tanıklıklarının da hakkını vermediler.

Haklarında suç duyurusunda bulunduğumuz adamların ikisi ödüllendirildi üstelik, milletvekili yapıldı.

Şahitlerin içinde il başkanı olan da vardı, milletvekili olan da, mesleki odaların başkanı olan da; yapılanların yolsuzluk olduğunu ikili görüşmelerimizde itiraf ettikleri halde, mahkemede akladılar adamları!

Adamlar milletin malını götürdükleriyle kalmadılar, bizim hakkımızda açtıkları tazminat davalarını da kazandılar, hırsıza hırsız, zimmetçiye zimmetçi dediğimiz için her ay maaşımızın dörtte birini bunlara ödedik, hâlâ da ödemeye devam ediyoruz.

Zimmetçinin suçu belli, peki tanık olanlar nasıl reva görür bunların suçlarını aklamayı, sonrasında biz yazdık diye bizden de para almalarını?

2005 Yılından buyana her ay para ödüyorum bu adamlara, böyle giderse de mezara kadar devam edecek!

Ölüm sonrası büyük bir afet bekliyor, suçluları da onları aklayan tanıkları da, meseleyi reklam parasına dönüştüren medya patronlarını da, siyasileri de! 

Hırsızlığın, zimmetin, gaspçılığın meşrulaşmasını sağlayan her kim varsa bunun hesabını verecek, zulme uğrayan, hakları gasbedilen insanların ahı hepsinin etrafını bir çıklık gibi saracak.

İster farkında olsunlar ister olmasınlar, her kuruşun hesabını harlanmış bir ateşle alacağımızdan eminim; onlara yeter de artar bile!

İnsanların hakkını aramak, kul hakkına sahip çıkmak maalesef bizim geleneğimizde yok; ne İslamcısında var, ne Ülkücüsünde var ne de Sosyalistinde.

Memur, işçi sendikalarını ya da ideolojik toplumsal karşılığı olan eylemleri bu haneye yazmayın, kimin çiftçinin, kimin zulme uğrayan personelin, kimin hiç tanımadığı insanların hakkını hukukunu aramak için kendini zora sokan hikayesi var; ona bakın!

2014 Yılından buyana devam eden FETÖ Davası’na müştekiler tarafından bile ilgi gösterilmiyorsa, “Müştekilerin içinde altı ıslak olanlar da var” demektir!

Önceki ve Sonraki Yazılar