1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Yel değirmenleri değil karşımızda insanlar var!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Yel değirmenleri değil karşımızda insanlar var!

A+A-

Dünya nimetlerinin içinde her türlü hırsı meşrulaştıran insanlar, pragmatizmin dahi sınırlarını aşarak Makyavelist birer mahluk oldular.

Dindarından ateistine, milliyetçisinden komünistine kadar bu ülkede hep ideoloji kavgaları verildi.

Namus kavramı sadece kadın üzerinde şekillendirilirken, kimse kimsenin iş ahlakına da dokunmadı, makam ahlakına da. Nerdeyse büyük bir çoğunluk iş ahlakından da makam namusundan da uzaktı!

Bizim de bir dünya görüşümüz var, bizim de inandığımız değerler var, bizim de kendi dünyamızda büyütmek istediğimiz heves ve isteklerimiz var. Biz inandığımız değerlerin öğretisi gereği; din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın hak ve hukukun her insan için eşit işlemesi gerektiğine inanıyoruz, asla bizden olanın hırsızlığını, haydutluğunu, namussuzluğunu hoş gören, diğerleriyle uğraşan bir ahlaksızlığı benimsemiyoruz.

Bazen Don Kişot benzetmesi yapıldığını duyuyoruz, karşımızda yel değirmenleri yok bizim. İnsanların emeğini zimmetine geçiren, milletin parasıyla millete kafa tutan, kendini bir halt zanneden müptezellerin karşısına dikiliyoruz.

Konya’da Allah’ın her günü siyasiler bir araya geliyor, din adamları sohbetler yapıyor, sivil toplum örgütleri programlar düzenliyor, savcısından hakimine, avukatından yazarına kadar herkes bir şeyler konuşuyor, hiçbiri kendi inisiyatifiyle kul hakkından, insan haklarından, alın terinden, helal kazançtan uzaklaşan yöneticilere tek laf etmiyor.

Milletin emanet ettikleri üzerine çöreklenen insanlara bütün protokollerde saygı gösteriliyor, bütün mekanlarda gerilerde olanlar dahi onlarla göz teması kurmak istiyor, baş sallama ihtiyacı duyuyor.

Milletin paralarını zimmetine geçirenlerle, milletin alın teri üzerinde imtiyaz kullananlarla, milletin emanet ettiği kurum telefonundan 900’lü hatlarla konuşacak kadar yüzsüzleşen insanlarla uğraştık biz.

FETÖ mücadelemizin temelinde de aynı inandığımız değerler var.

Uğraştıklarımızla uğraştığımız yetmiyor bir de onların sofra artıklarından beslenen köpeklerle uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Onlarla uğraşmak da yetmiyor, bir de bize akıl vermeye yeltenen aklı kendi varlığını artırmaktan başka bir şeye işlemeyen insanların –kendilerinin nasihate muhtaç hallerine bakmadan- nasihatlerine cevap vermek zorunda kalıyoruz.

Uğraşılarımızı keyfle seyreden insanlar da var. Onların gerzeklikleri ve dangalaklıkları da cabası. Sanki uğraştığımız insanların rakibiyiz de kazanan ve kaybeden olarak etiketlemeye çalışıyorlar. Uğraştığımız ne kadar insan varsa hiçbirinin karşısında ne mesleki ne de sermaye olarak rakip insanlarız, meşhur bir söz vardır hani: “Sırıttığın senin hikayen!

Önceki ve Sonraki Yazılar