1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Yaşayanlardan kime benzerseniz mutlu olabilirseniz!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşayanlardan kime benzerseniz mutlu olabilirseniz!

A+A-

Yıllar önce kitap okumalarımda yazarla kavga ederek okumayı keşfetmiştim.

Benim için en önemli keşiflerimden biri de yaşanmış hikayelerde saygı duyduğum insanlara biçilen çarpıcı haksızlıkları okuduğumda, öfke duymadan o tasvirleri başka insanlar üzerinde düşünebilme hayalimi geliştirmek oldu.

Bugün kızgınlıklarımı ya da yaşanan haksızlıkları kontrol altına alabilmemin tek nedeni, geçmişte de, gelecekte de aynı şeylerin yaşanabileceğini bilmek, yaşananları kendimle özdeştirmeden insanlık tarihinin başlangıcından buyana daha ağırlarını hiç yakınmadan sabırla yolculuğuna devam eden insanların açtığı yolda yürüdüğümün farkında olmaktır.

Her yaşanan acıyı, her kaybedişi, her kazanımı sıradanlaştırarak bir hayat yaşanabileceğine inanıyorum.

Her çağda birçok insan, önemsediği insanlara karşı bizleri bilgilendiren, onların isteklerine göre davranışlarımızı şekillendirmeye çalışan görevler üstleniyor, daha kendimiz karşılıklı diyalog yaşamadan verilebilecek tepkilere karşı, terbiye edilmiş davranışlarımızla karşılarına çıkmamız sağlanıyor.

Hayatımızda saygı duyabileceğimiz hiçbir sözüne, davranışına ya da bize dokunan her hangi bir iyiliğine tanık olmadan, içinde bulunduğumuz/bulunmak istediğimiz yerlerde, kendimizi hazırlayan insanların duydukları saygılara bizler de teslim oluyoruz.

Yine yıllar önce tanıştığım cemaat yapılarında ilk söylenen sözü hatırlıyorum, “Kase/taş boş gelinmeli!”

Sonra en mükemmeliyetçi ifade, “Tekkeyi bekleyen çorbayı içer!”

Kafalar boş teslim edilmeli ki, içi istenildiği gibi doldurulabilsin, ne yapılırsa yapılsın sabredilmeli ki, çorba içilebilsin!

Nedense en fazla kafaları dolduran ya da içmesi istenen çorbayı sunacak kişi kadar olabileceği gerçeğini düşünülmüyor.

Türkiye’de yetişmiş en iyi yaşayan siyasetçilerden, en iyi yetişmiş hocaefendilerden, en iyi yetişmiş yazarlardan, en iyi yetişmiş şairlerden biri olduğunuzu düşündüğünüzde mutlu olabilir misiniz? Hepsinin eksikleri var!

İnsan özentilerden, öykünmelerden sıyrılabildiği kadar sıyrılmalı, sanrıların da esiri olmamalıdır.

Ne bizler bizden öncekiler kadar acı çektik, ne bizler bizden öncekiler kadar mücadele ettik; esas insanlık, kendi insanlarına vatan edindirmektir. Vatansız hiçbir şey olmaz.

Her insan kendini bir vatan gibi görmelidir, kendi vatanını kurmalıdır, her insanla da vatandaşlık hukukunu korumalıdır. Kendi düşünce vatanını kuramayan insanlar hep kendini saygı duyan insanların büyüttüğü kişilerin düşünce emperyalizmine teslim eden bir tutsaklık yaşar!

Önceki ve Sonraki Yazılar