1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Yandaş, candaş bir tarafa, TERÖRDAŞ medya!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Yandaş, candaş bir tarafa, TERÖRDAŞ medya!

A+A-

Sur ve Cizre’de PKK katliamları adı konulmadan “Çıkan çatışmalarda şu kadar insan öldü” olarak veriliyor bazı haber kanallarında.

Oluşturulmak istenen algıda, devletin sivil halkı öldürdüğü düşüncesi beslenmek isteniyor. “PKK’nın başlatmış olduğu saldırılarda 10 sivil halk öldü” denilse yine olmaz, bilinçlice “Çıkan çatışmalarda” ifadesi kullanılıyor.

PKK’lı teröristler hendek kazıp mahalleleri işgal ettiğinde, devlet ne yapmalıydı?

Oradaki sivil halkı o canilerin eline mi bırakmalıydı? Bir ilçe ya da mahalle teröristlerce işgal edildiğinde, devlete, ‘dur mu’ denilmeliydi? “Bırak barış için bir ilçe işgal edilsin, bırak bir mahalleden ne olacak mı” demeliydik?

Dünyanın hangi ülkesinde eli silahlı teröristler bir yeri işgal ettiğinde, o ülkenin medyası teröristlerle devlet arasında çıkan çatışmada, tarafsız habercilik yapabilir?

İşi o kadar çığırından çıkardılar ki; terör meselesi sanki bir siyasi partinin meselesiymiş, sadece o siyasi parti döneminde PKK denilen örgüt varolmuş, operasyonları o parti durdursa sorun kalmayacak gibi bir algı oluşturuluyor.

Sadece PKK’nın Partisi HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş değil, ulusal medyanın hangi tarafta yer aldıkları çok iyi bilinen grupları da toplu halde PKK’ya silahları bırak çağrısında bulunamıyor.

Şehit haberleri mağdurluğu bile, sanki onları şehit eden AK Parti Hükümeti’ymiş gibi hayasızca yayınlar yapılıyor.

PKK bu ülkede 40 yıldır kan akıtıyor, eğer medyadan destek alamasaydı bu kadar katliam gerçekleşmezdi. En az terör örgütü kadar suçlu bir de terör medyası var.

Bu ülkede dört kişinin silahlanması bir örgüt olarak adlandırılırken, PKK’ya karşı barış çağrısı yapabilecek duruma gelmek, nasıl bir zihin işgali yaşandığını gösteriyor.

Devlet birkaç yıldır, istenilen barış çağrısını da hakkıyla ve fazlasıyla yerine getirdi. Sonuç ortada, bunlarla insan gibi konuşulamayacağı da belli. Çünkü PKK denilen örgütün barış ve insanların huzurunu isteyen bir düşüncesi yok, kurdurulmuş örgüt sadece kudurmakla vazifelendirilmiş.

Siyasi olarak bir meselenin çözümü yapılamıyor, bir taraf eline silah alıyor devlete kafa tutuyor, devlet görevlilerini ve sivil halkı öldürmeye başlıyorsa, onlara ancak silahla karşılık verilir.

Devlete silah doğrultanlar da bu ülkede yaşayan herkesin düşmanıdır.

Haber kanallarının kendilerine saldırı gerçekleştiğinde gösterdikleri tepkiyi en azından sivil halka karşı gerçekleştirilen saldırılarda da göstermesi gerekmez mi?

Bu ülkede yayıncılık yapan bütün medya gruplarının önceliği; bu ülkenin, devletin ve milletin çıkarlarına ters düşecek yayıncılık yapmamasıdır. Bu ülkenin insanlarına karşı sorumluk duymayan, pervasızca yayınlar yapanlar, kendilerine karşı geliştirilen tepkiyi de anlamak zorundadır.

Mesele   tartışılacak durumda da değildir, PKK silahlı saldırılarını bıraktığında kimse ölmeyecektir. Kürt halkı PKK’ya verdiği siyasi desteği terör eylemlerinde vermemektedir. Kürtlerin yaşadığı bölgelerde PKK ancak birkaç yerde hendek kazabilmiş, oralarda da halk desteğini alamadığını görmüştür. Halkı zorla kendi teröristleri önünde kalkan yapanlar, sivil halkı hem katletmektedir, hem de onların arkasına saklanarak güvenlik güçlerine ateş açmaktadır.

Türkiye’de medya organlarının ve bazı sivil toplum örgütlerinin aslında devlet karşıtı oldukları, “Barış mitingleri”yle PKK’ya destek verdikleri bilinen bir gerçektir. Medya organları ve sivil toplum örgütleri “Barış çağrısı” yaparak PKK’ya destek verme sahtekarlığından vazgeçmeli, açıkça terörü lanetlemelidir!

Önceki ve Sonraki Yazılar