1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Türkiye'de yaşantı özgürlüğü vardır, özgür düşünce yoktur!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye'de yaşantı özgürlüğü vardır, özgür düşünce yoktur!

A+A-

Amerika Türkiye’de FETÖ ve benzer örgütlerle güveni sarsmış, yönetim iradesini de parçalamıştır.

Kurumlarda FETÖ gibi örgütleri, sokaklarda da sol örgütleri kullanmıştır.

Özellikle genç kesim bu tür örgüt ve sermaye gruplarının akıntısında özgürlük mücadelesi oyununa sürüklenmiş ve heyecan duyguları emperyalist hesapların gölgesinde kabartılmıştır.

Hesaplar bitmeyecektir, Türk halkının bilinçlenmesi dahi bilinçlendirdiğini zannettiğimiz aktörler tarafından kontrol altına alınmaktadır.

Darbe girişimleri nasıl emperyalist ülkeler tarafından kontrollü yapılıyorsa, terör örgütleriyle yapılan mücadeleler de kontrollüdür.

Terör gruplarına bağlılıkları devam eden, sermayeye yön verdikleri gibi, kamu kurumlarının başında bulunan bürokratlara, akademik çevreden sivil toplum örgütü başkanlarına kadar dokunulmazlık zırhına büründürülen insanlar vardır.

Aynı mekanlarda bulunan, aynı işleri yapan, hatta daha fazla FETÖ’ye hizmet eden insanların 15 Temmuz’dan sonra bir kısmının cezalandırılmasına tanık olmakla birlikte, bir kısmının da ödüllendirilircesine daha üst makamlara taşındığının birçok açık delili vardır.

FETÖ’yle mücadele eden insanlar yargı tarafından cezalandırılmakta, siyasiler de makam ve sıfatlarından uzaklaştırılmaktadır.

FETÖ mücadelesinde diğer partileri hiç hesaba katmaya bile gerek yoktur, AK Parti içinde FETÖ sürecini en fazla dillendiren üç milletvekili vardı, onlar da listelerde yer bulamamıştır.

Sözden ibaret FETÖ mücadelesine dahi egemen güçlerin tahammülü yoktur, kaldı ki eski milletvekillerinin yargıya taşıdıkları bir FETÖcü de olmamıştır.

Şehit yakınlarından ve gazilerden adaylık için müracaat edenlerden de kimse listelere yazılmamıştır.

Özgül ağırlığı olan insanların mirasçıları rahatlıkla milletvekili yapılmış, FETÖ’nün KHK ile kapatılan kurumlarında mütevelli heyeti üyesi olan insanlar milletvekili olarak meclise taşınmıştır.

FETÖ bağlantısı milletvekilleri tarafından belgelendirilen insanlar rektör olarak atanabildiği gibi eşleri de köşe yazarlığı yapabilmektedir.

Tam bir kararlılık olmasa da, AK Parti iktidarı olmasaydı FETÖ’yle bu kadar dahi mücadele edilemezdi.

Maalesef birçok siyasi iş tuttuğu FETÖcüleri koruma altına almıştır.

AK Parti’nin FETÖ mücadelesinde belki de milletimize ve İslam’a kazandırdığı tek hakikat, Türkiye’deki din algısının FETÖ tarafından değiştirilmesinin önüne geçmesi olmuştur.

Sadece bu başarı bile başlı başına bir değerdir, siyasi hareket olarak sahiplenmeyi de hakkettirmektedir.

Değilse onlarca yıl FETÖ’nün dayattığı din algısı Türkiye’de meşrulaşacak, sonra da bu algının yıkılması için onlarca yıl geçmiş olacaktı.

FETÖ’yle mücadele eden gazete ve internet siteleri de irade paylaşımlarında kullanılmaktadır, değilse mağduriyet yaşadıkları halde onların belgelendirdikleri haber ve yazıların da salt FETÖ mücadelesi olduğu söylenemez, servisçi gruplar, kendi varlıklarının gözardı edilemeyeceğinin mesajını vermektedir.

Yeni bir süreç daha başlayacaktır, 15 Temmuz duygusallığında makamlarını koruma korkusuyla FETÖcüleri kurumlardan uzaklaştıran insanlar da yöneticilik görevlerinden kademeli olarak uzaklaştırılacaktır.

Amerika devletini kuran İngiltere ve dünyayı yöneten birkaç aile, devlet şirketleri kurmuştur, dünyaya kan kusturmaktadır.

Özgür düşünce; bütün ideolojiler tarafından bağımsızlık, hürriyet, barış, birlik, dirlik kavramlarıyla esir alınmış, insanımızın kendini ifade edebilmesi aynı düşünceyi paylaştığı topluluklarda dahi mümkün olamamıştır.

Amerika ve emperyalist ülkelerin kurdurduğu terör örgütleri yönetim ve toprak işgali yapmakta, bireyin özgür düşüncesini baskı altına alan bütün hareketler de zihinleri işgal etmektedir.

Bütün işgallerin anası beyin işgaliyle başlamakta, bedenlere kazandırılan konforlar aynı düşünceyi paylaşan toplulukların kanaat önderleri tarafından kitleleri sürü haline getirmektedir.

Bağımsız Türkiye önderlerinin hangi ideallere bağımlı hale getirildiğini maalesef tartışmaya açabilecek kadar cesaret taşınamıyor.

Düşüncelerini bağımsızca ifade edemeyen insanlar istedikleri kadar bağımsızlık üzerine methiyeler yazsınlar, pratik hayatlarında kendilerini bağladıkları yerden ayırmaya dahi ne mecalleri vardır ne de istekleri, çoğunluk bağımlı yaşamaktan memnundur.

Özgürlük zaaflardan arınmaktır, özgürlük Cennet yolunun işaretlerine uygun bir hayat yaşamaktır!   

Önceki ve Sonraki Yazılar