1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Türkiye laf üretenleri değil, üreten beyinleri konuşacak!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye laf üretenleri değil, üreten beyinleri konuşacak!

A+A-

Her şeyin bir zamanı var.

Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Meşrutiyet’in ilan edilmesi sonrasında millet iradesi Cumhuriyet’e geçişi yine zorunlu kılacaktı.

Parlamenter sistemden Başkanlık sistemine geçişin de zamanı geldiği için Türkiye yönetim modelini değiştirmiştir.

Toplumsal gelişim, yönetim sistemlerini de değiştirme inisiyatifine erişmektedir.  

Başkanlık Sistemi’nde Bürokrat Akademisi kuruluyor!” başlıklı yazı kamu kurumlarında çalışan memur arkadaşları ve bazı siyasileri heyecanlandırdı. Kişisel sorgulamaların revaç bulduğu günümüzde model tartışmalarına ilgi duyulması da beni heyecanlandırıyor.

Kişisel sorgulamaların mutlaka yapılması gerektiğine inanıyorum, birçok yapının başında kişiler var nihayetinde. Model tartışmalarını önceleyen, kişisel sorgulamaları ıskalamayan yeni bir anlayış ve dil geliştirilebilir.

Türkiye’nin Başkanlık sistemine uygun, uyumlu tekliflerin ilgili makamlara ulaştırılmasında kafa yoracak çok cins kafaların olduğuna inanıyorum.

Beklentilere girmeden bir kez de herkes eteğindeki taşlardan ziyade, yılların birikimi olan engin düşüncelerini kullanılabilecek havuza boşaltmalıdır.

Bir arkadaşım “Başkanlık Sistemi’nde Bürokrat Akademisi Kuruluyor!” başlıklı yazımıza katkı sağlayacağı düşüncesiyle bazı tekliflerde bulunmuş:

“Ahmet Abi, çok şükür referandumdan Zafer ile çıkıldı. Kendimce neden %55-60 alamadık diye çevreyi sorguluyorum. Kayıplardan bir kısmının da kamudaki bazı bürokrat atamalarından istenen verimlerin alınamadığından kaynaklı olduğu görülüyor. Bu bakımdan "Bürokrat akademisi" gibi projeler önemli. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi artık projesi olan, proje üreten, vizyonu olan kişilerin biraz daha ön plana çıkması lazım. Bu bağlamda Acilen Türkiye Uzay Ajansı kurulmalı. Burada işin ehli kişiler buraya atanmalıdır, aksi taktirde ‘entelektüel haylazlık’ (bir iş yapmayıp yapar gibi görünmek) ortaya çıkarsa ülkemizi ileriye götüremeyiz. Diğer kurum,  Ulusal Güvenlik Direktörlüğü'nün bir an önce kurulması ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması.  Bu sayede iç istihbarat bir bütün halinde daha hızlı tek merkezden yönetilmelidir. Eski TİB  (şu an BTK içinde) bu yapının içinde olmalıdır. 

FETÖ ile mücadelede de karısında, kardeşinde, birinci derecede akrabasında FETÖ'den işlem görenler (atılan, tutuklanan, kaçan vb) varsa, karar merciinde iseler derhal görevinden el çektirilmeli ve özel güvenlik sektörüne giren ordudan atılan hainlerin eline silah  almaları engellenmelidir. FETÖcü olup, itirafçı denilip içeriden çıkarılan hain hakim ve savcıların da diplomaları iptal edilmeli, avukatlık yaptırılmamalıdır, diye düşünüyorum.”

Arkadaşımın teklifinden sonra birkaç değerlendirmede daha bulunmak istiyorum.

Cumhurbaşkanlığı resmi web sitesinden proje teklifleri için ya da model yapılanmasına katkı sağlayacak uygun bir başlık bulanarak bir sayfa açılabilir. Düşünen ve üreten kafaların teklifleri neden değerlendirmeye alınmasın!

Son bir şey daha:

Sessizlikleriyle gündemden düşen insanları eleştirerek gündemde tutmak, o insanları bir potansiyele sahipmiş inancına kaptırır. Bazı insanları bazen büyüten taraftarları değil sorgulayanları olabilir. Yeterince sorgulamaların yapıldığı, maskeleri düşen insanları kendi hallerine bırakmakta fayda vardır. Bizim uğraşacak çok daha önemli işlerimiz var!

Önceki ve Sonraki Yazılar