1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Topçu: Muhsin Yazıcıoğu yaşasaydı vesayete karşı çıkardı!
Topçu: Muhsin Yazıcıoğu yaşasaydı vesayete karşı çıkardı!

Topçu: Muhsin Yazıcıoğu yaşasaydı vesayete karşı çıkardı!

BBP eski Genel Başkanı Yalçın Topçu, 17 Aralık operasyonuyla ilgili 'Vatandaşın iradesine seçim öncesi ayar verilmeye çalışılıyor. Muhsin Yazıcıoğlu yaşasaydı vesayete yine karşı çıkardı" dedi

A+A-

Devletin imanı adalet, ameli ise bilgidir. Ergenekon, Balyoz v.s davalarında elbette haksızlıklar olmuş olabilir. Hükümetin bu konuda hassasiyet göstermesi de memnuniyet verici. Ama bu noktada dikkat edilmesi gereken husus; herkes de masum değil. Darbecileri, cuntacıları, başka türlü paralel yapıları cesaretlendirecek adımlardan uzak durulmalı. Adaleti bilgi ve belge ile sağlamalı, kararların millet vicdanında karşılığı olmalı.

Suistimaller önlenmeli

Yargının milletin menfaatine mugayir araçsallaştırılması ihtimali olduğunda önlem alınmalı diyorsunuz…

Demokrasi, kendini koruma mekanizmalarını harekete geçirip 'her şey insan için, her şey millet için' esasından hareketle gereğini yapar. Nasıl ki yasama, yürütme millete hesap veriyorsa yargı da millete hesap verecek hale getirilip suistimaller önlenmeli.

BAŞBAKAN DIŞA AÇIK BİR LİDER

Sayın Başbakan, geçmiş çoğu liderler ve bugünkü siyasi liderlerle kıyaslandığında hem millet nazarında hem de dışarıda, misyon ve konumu itibariyle, onların çok ötesinde anlamlar ifade ediyor. Karizması ve duruşuyla çok aktif ve dışa açık bir lider. Ülkemizin ve medeniyet coğrafyamızın insanları 'Güçlü Türkiye' imajının kaptanı olarak onu görüyor.

Kumpasın içinde olmam

AK Parti'den ayrılan milletvekillerinin Büyük Birlik Partisi'ne geçişi gündeme geldi. Bu hususa ilişkin kanaatiniz ne yöndedir?

12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde kamuoyuna açıkladığım gibi şayet yüzde 10'un altında oy alırsak istifa edeceğim demiştim. Ve aynı gece istifa ettim. Sonuçta koyduğum çıtayı yakalayamadım, milleti ve kendi düşünce dünyamızın mensuplarını yormanın anlamsız olacağını düşündüm. İstifa ettim ama kurucusu olduğum bir parti söz konusu. Şimdi başka arkadaşlar yönetiyor partiyi. Onların da kendilerine göre usul ve üslupları farklı. Benim de kendime göre usul ve üslubum var. Siyasi hayatımda hazırlayanı olmadığım, müdahale edemeyeceğim hiçbir projenin içinde yer almadım. İstifa edenler oraya katılacakmış, bu son derece normal. Herkesin kendi özgür iradesi var. AK Parti'ye de, CHP'ye de başka partilerden geçenler, katılanlar oluyor. Siyasette çok da yadırganacak işler değil. Fakat bazılarının iddia ettiği gibi mesele bir operasyon anlamında gerçekleşiyorsa, işte burada benim tavrım farklı olur. Kendimizden gördüğümüz birilerini paçasından tutup aşağı çekmeyi şahsen ben kendime yakıştıramam. Büyük bir kumpasın içinde olmam. Kurucularından olduğum bir parti hakkında da kimse bana kötü söz, ima dahi olsa söyletemez. Fakat dediğim gibi kişilerin kişilikleri, siyasi backgroundları, usulleri ve hedefleri farklılık arz edebiliyor.

Zihinlere operasyon çekiliyor

HSYK düzenlemesi 12 Eylül referandumuyla yapılmıştı. Siz de o dönemde referandumu destekleyen isimlerdendiniz. Bazı şerhler düşmekle birlikte referandumda destekleme gerekçeniz neydi?

Ben 12 Eylül referandumunda '24 saat kesintisiz demokrasi' demiştim. Referandum paketi için de 'Eksik ama evet' ifadesini kullanmıştım. Bunu derken de Türkiye'de bir daha darbeler olmasın, siyaset dışı yollarla millet iradesi dizayn edilmesin, sandıkla gelen sandıkla gitsin yürütmede,yasamada,yargıda her yönüyle millete hesap versin ve hiçbir vesayetin altına girmesin diye destekledik…

Referandumdakine benzer bir tavrı milli iradeyi hedef alan17 Aralık operasyonunda da takındınız. Neden?

Dün süngüyle, tankla, darağacı ile dizayn edilen siyaset, bugün milli iradenin ötesinde bir güçle dizayn edilmek isteniyorsa ve bunu cambaza bakmayı bırakınca görebiliyorsak, bize düşen demokrasinin milli iradenin yanında yer almak, işin özüne odaklanmak, tali ve muhalif meseleleri ertelemektir. Bizler; aynı mahallenin farklı sokaklarında oturan insanlarız. Aynı kaynaklardan beslendiğimize inanıyorum. Elbiselerimiz farklı olsa da, niyetimiz ve kıblemiz aynıdır. Mesele milletin çıkarları için önce 'millet' demektir. Bu operasyon, yolsuzluk iddiası öne çıkarılarak arkası yarın dizilerine benzer şekilde ve medya marifetiyle yapılıyor. Elbette yolsuzluk, haksızlık, rüşvet konularında hepimiz hassasız. Biz, 'Kızım Fatıma da olsa' yüksek şuuruna tabiyiz. Biz meseleye bu ciddiyetle, bu hassasiyetle yaklaşırken, diğer taraftan zihinlere çekilen operasyonun da farkında olmalıyız.

İhtilal ürünü kurumlar resetlenmeli

HSYK'nın değişimine yönelik yoğun bir gündem var. Meclis'te görülen HSYK Kanunu'na sizin yaklaşımınız nedir?

Sayın Başbakanın hedef koyduğu 2023 önemli. Birçok 'kurulun' ve 'tay'ların olduğu ender olduğu ülkelerden birisiyiz. Şimdiden ihtilal ürünü tüm adli, idari vs. kurumlar derhal resetlenip yeniden formatlanmalı. MİT'in başına Hakan Fidan'ı getirmekle iş bitmiyor. Orası da resetlenip ileri ülkeler seviyesinde formatlanmazsa işimiz zor. Aynı durum diğer kurumlar için de geçerli, yılların tortusu var. Anadolu'da meşhur bir söz vardır, 'Eski elbiseye yeni yama olmaz' diye.

HSYK değişikliği ile birlikte kuvvetler ayrılığı ilkesinin tahrip edileceği de dillendiriliyor. Siz böyle bir endişe taşıyor musunuz?

Yargı bağımsız olmalı ama bir kısım operasyonlara alet olmayacak bir şekilde de düzenlenmeli. Adalet herkese lazım, bir uzlaşma zemini bulunabilir.

yenişafak

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.