1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Terbiyesizliğin alemi yok!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Terbiyesizliğin alemi yok!

A+A-

15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında milletin kurtardıklarında bir değişim olur mu diye beklemedik değil, millet aynı millet de kurtulanlar hala parsa kapma derdinde, kaç tufan, kaç helak yaşanırsa yaşansın tiyniyeti bozuk olanlar değişmeyecek demek ki!

Bu ülkede kan akıtıldı, bu ülkede yüzlerce şehit verildi, bu ülkede binlerce insan yaralandı, bu ülkenin milyarlarca lirası hainlerce heba edildi; bu ülke insanları gözünü kırpmadan kurşunlara karşı göğsünü açtı, öyle ki kurşunların sağanak yağışı karşısında yere yatanlara “Biz buraya eğilmek için gelmedik” diye haykırıldı. İnsan yağmurdan bile kaçarken millet kurşunlardan kaçmadı!

Milletin kurşuna dizilmekten kurtardığı insanlar isim vermekten, adının duyulmasından korkuyor.

Bu kadarına da yazıklar olsun!

Bu milletin bir canı vardı verecek, onu da vermekten çekinmedi, şehitlerimizin canlarını kurtardığı insanlar, şehitler için açılan hesaba para yatırtırken bile kuruşun hesabını yapıyor, aklından para yatırmak geçmeyenlere insan bile denilmez zaten!

Devletimizin verdiği de bu milletin parasıdır, kaçakçılık yapanların ölüm bedellerinden kat kat daha fazlası şehit yakınlarımıza verilmelidir. Her biri için 1 milyon verilse dahi şahadet bedeliyle kıyaslanmaz!

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan şehitlik makamını takdir etmenin kendi haddi olmadığını söylemiştir, manevi makamı herkes tarafından bilinen şahadet makamının maddi makamı da yüksek olmalıdır.

Şehit olanların Cennet’ten başka bir beklentisi yoktur, ardında kalanların Hz. Ebu Bekir’in ifadesiyle velayetleri Allah ve Resulünün üzerindedir. Alimler nasıl ki peygamberlerin varisleridir, devlet başkanları da yönetim varisliğini üstlenmektedir.

Özel bir konuyu daha paylaşmak istiyorum. Bazı arkadaşlarımız bize hemen ulaşamayabilir, yazdıklarına hemen cevap alamayabilir, zaten bir mücadele veriyoruz, bizleri bir de sitemlerinizi kaldırmak zorunda bırakmayın.

Biz ne savcılık makamıyız ne de söylenilen isimlerin araştırılmasını üstlenecek bir takip sayısına sahibiz. Herkes kendi işini kendi yapmayı öğrenecek, iki satır “Şunu da araştır” demek kolay, niye biz araştırıyoruz, araştır söylediğin konuyu belgeleriyle de bize gönder değerlendirelim.

Elimizde olan dosyalar üzerinde bir çalışma yürütüyoruz. Duyumlarımızın da teyidini yapıyor öyle yazıyoruz. Atladıklarımız da olabilir ama olmamalıdır, onun da farkındayız.

Adamın hayatında kamuoyuna duyurduğu tek bir yanlışı dahi yok, utanmadan o kadar doğru, o kadar bedelini ödediğimiz uğraşılarımız karşısında yaptığımız yanlışı da açıklamadan yorum yazabiliyor.

Bu sıralar sinirlerimiz gerçekten gergin. Biz kurşunların sağanak gibi yağdığı yerde bulunduk. Biz kendi isteğimizle gittiğimiz yerden sağ döndük. Herkes bu mücadelede adını duyurarak yer almak zorundadır. Makamsa bizim de makamımız var, işse bizim de işimiz var, aileyse bizim de ailemiz var, kardeşse bizim de kardeşlerimiz var, sizlerde olan her şey bizde de var. Kimsenin bir şey kaybedeceği de yok, biraz yürekli olun, olamıyorsanız korkaklığınızı sözünüzü yükselterek “Şunu da yaz” demekle kapatmayın.

Biz kendi yazacaklarımızı kendimiz belirleyeceğiz, adam kendi makamı için verdiği iğrenç hesabını bile bize gördürmeye kalkışıyor. Terbiyesizliğin alemi yok!

Önceki ve Sonraki Yazılar