1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. TANSİYON VE DİYABET HASTALARI DİKKAT
TANSİYON VE DİYABET HASTALARI DİKKAT

TANSİYON VE DİYABET HASTALARI DİKKAT

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı. Dr. Merih Özbayburtlu, sıklıkla baş dönmesi veya göz kararması gibi şikayetleri olan tansiyon...

A+A-

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı. Dr. Merih Özbayburtlu, sıklıkla baş dönmesi veya göz kararması gibi şikayetleri olan tansiyon ve diyabet hastalarına, bu belirtilerinin şah damarları tıkanıklığı ile ilgili olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Baş dönmesi, göz kararması ve hafif denge kayıpları gibi şikayetler pek çok sağlık sorununun belirtileri arasında yer alıyor. Ancak şah damar tıkanıklığının da bu belirtilere neden olduğunun unutulmaması gerekiyor. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı. Dr. Merih Özbayburtlu, konuyla ilgili olarak damar tıkanıklıklarının fark edilmediği takdirde inme veya felç gibi ağır tablolara yol açabileceğini söyledi. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Özbayburtlu, "Boynun her iki yanında yer alan ve halk arasında şah damarları olarak bilinen karotisarterleri, beynimize oksijence zengin kanı ulaştırmak gibi önemli bir görevden sorumlu. Vücut için hayati öneme sahip beyin dolaşım sisteminin bir parçası olarak çalışan bu damarlar, yüz, boyun ve saçlı derinin arteriyel dolaşımını da sağlıyor. Damar iç duvarında yıllar içinde biriken ateromplaklarına bağlı oluşan şah damar tıkanıklığının özellikle yatan veya oturan kişinin aniden ayağa kalkması ile oluşan sendeleme, göz kararması, baş dönmesi ve hatta bayılma gibi günlük hayatta çok da üzerinde durulmayan ancak yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyen belirtileri bulunuyor. Tansiyon veya diyabet sorunu olan kişiler de bu şikayetlerin ilaç doz değişimleriyle kaybolabileceğini düşünerek doktora başvuruyor. Ancak çoğu insanın aklına gelmeyen bu şikayetlere sahip kişilerde kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir diğer neden, boyun damarlarının daralmış veya tıkanmış olması" diye konuştu.

"Felç geçirme riski var"

En korkulan sonucun felç olma riskinin olması olduğunu ifade eden Dr. Merih Özbayburtlu, "Beyin, normal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için vücutta dolaşan kanın yüzde 20'sinden faydalanıyor. Beynin dakikada yaklaşık 1 litre ihtiyaç duyduğu kanın geçişinin büyük çoğunluğunu şah damarları üstleniyor. Boyun damarlarında oluşabilecek bir daralma veya tıkanma beyne ihtiyacı olan kanı sağlayamayacağından, bu kişilerde birtakım şikayetler başlıyor. Şikayetler en hafifinden göz kararması, unutkanlık, baş dönmesi, kısa süreli konuşma veya görme bozuklukları olurken,daha ileri daralmalar da bayılmalar ile sonuçlanabiliyor. Bu rahatsızlıkta en korkulan sonucu felç, inme gelmesi. Kan akımı azaldıkça, beynin bazı bölgelerine kan gitmiyor. Bazen de daralan şah damarları içinde kan pıhtıları birikebiliyor ve beyne yerleştikleri takdirde ani ölüme veya kalıcı felçlere neden olabiliyor. Bu açıdan şah damarları tıkanıklığı, en az kalp damar tıkanıklığı kadar önemsenmesi gereken bir sağlık problemi. Ancak ne yazık ki, pek çok kişi kalıcı felçler oluştuktan sonra doktora gidiyor ve tedaviye başlıyor. Tüm damarlarda olduğu gibi bahsedilen boyun damarlarında da yaş, sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, ailede damar hastalığı bulunması gibi durumların daralma veya tıkanmada etkili olabiliyor. Bahsi geçen şikayetleri bulunanların veya sayılan risk faktörleri bulunan bireylerin yılda bir kez şah damarı doppler ultrasonu ile incelenmeli. Zahmetsiz ve ağrısız bu yöntem sayesinde rahatsızlığın kalıcı kötü sonuçları engellenebiliyor" dedi.

"Yarım saatlik operasyon ile uyanık ameliyat ediliyor"

Son olarak tedavinin mümkün olduğunu aktaran Dr. Merih Özbayburtlu, şunları söyledi:

"Tedavisi mümkün. Kritik şah damarı daralması tespit edilmesi durumunda, bu darlığın bir şekilde açılması gerekiyor. Hafif derecedeki darlıklarda ilaçla koruma ve takip yapılırken, ileri darlıklarda damarın durumuna bakılıyor ve stent veya açık ameliyat yöntemi seçilebiliyor. Uzun ve düzensiz yapıda daralmaları olan kişiler ise, narkoz verilmeden yarım saatlik bir operasyon ile uyanık ameliyat edilebiliyor ve çoğunlukla ertesi gün sağlıklı bir şekilde taburcu olabiliyor."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.