1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Sistemden önce insanı değiştirmeliyiz!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Sistemden önce insanı değiştirmeliyiz!

A+A-

Kendi sorumluğunda bulunan insanların ahlakını değiştiremeyen insanlar, en mükemmel sistemin hayalini de devletleştirse, şekilsel değişiklikten öte bir değişim olmayacaktır.

 

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) kurduğu devletin yasaları Yezid döneminde de aynıydı.

 

Komünist Rusya’nın Politbüro ayrıcalığı, Emperyalist Amerika’nın petrole dayalı kan akıtan demokrasi safsatalığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dokunulmazlık zırhına kavuşturduğu siyasi ve bürokratik seçkin insan üstünlüğü; yasaları halka uygulatan, imtiyazlı sınıfı koruma altına alan bir ayrıcalık getirmiştir.

 

Sistemi değil, insanı değiştirmeliyiz!

 

Ahlak ötelenerek, sonradan kazanılacak bir şey değildir.

 

Sırtta taşınan, pratik hayatta uygulanmayan bilginin, insanı eşekleştirdiğini hepimiz biliyoruz.

 

Bildiklerimizi sırtımızdan atmadığımız sürece, yüklerimiz daha da artacaktır.

 

Dünyalık yükleri, daha çok bildiğimiz bilgilerin paylaşımlarından kaçışlarımız artırmaktadır.

 

Dünyaya kazık çakacakmışcasına hayat sürdürenlerin sırtlarında modelli arabaları, villaları, dönümlerce arazileri, yedi neslini doyuracak mülkleri vardır.

 

Bir sermaye düşmanlığına yeltenmeden, sözümüzün doğru anlaşılması endişemizi de belirterek, istihdam oluşturmayan her sermayenin bizlere yük olacağını ifade edelim.

 

Kazanmak; bir sıfatı, bir makamı, bir imtiyazı kazanmak değildir.

 

Kazanmak; hangi şartlar altında olursak olalım, hangi teklifler sunulursa sunulsun, hangi tehditler gözümüzü korkutursa korkutsun hep iyi kalabilmektir.

 

Kendi değişimini gerçekleştiremeyen insanlar, en mükemmel sistemi de inşa etse, insanî ideoloji ise devletleşen teoriyi; vahye dayalı bir sistemse Allah’ın kelamını katleden bir caniliğin, eli kanlı katilleri olunacaktır.

 

Her düşünce, düşüncenin savunucularının yaşamlarıyla değerlendirilmektedir.

 

Siz bize bakmayın, bizim inandığımız ideoloji, bizim inandığımız yasalar, bizim inandığımız kitaplar evrensel hukuk sistemini içermektedir denilse de, bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır.

 

Sağcısı, solcusu, İslamcısı fikirlerde ayrılan, yaşantıları aynı insanlardır.

 

Birbirlerinden farkları olmayan insanların sürekli fikir tartışmaları yapmalarının nedeni de budur.

 

Yaşantılarını farklılaştıramayan insanların, toplumsal değişimden bahsetmeye de hakları olamaz.

 

Bütün bu girişten sonra, sonucu kısa tutacağım.

 

Bildiklerimizi, hiçbir hesap gözetmeden yazdığımızda, kendimizi çok rahat hissedeceğiz.

 

Bildiklerimizi kim olursa olsun ayrım göstermeden sorguladığımızda, yüklerimizi hafifleteceğiz.

 

Yaşamın denklemi bu kadar basit; bildiklerimizi sırtımızda mı taşıyacağız yoksa paylaşacak mıyız?

 

Ahmaklığına doyum olmaz insanların anlamadıkları, anlasalar da dünyalık beklentilerine zarar gelmesin diye dillerini lal, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettikleri hakikatler karşısında en azından bildiklerini yaşayan insanlara karşı da üç maymunu oynamaları bir denklik kazandıracaktır.

 

Hırsıza, soysuza, talancıya, zimmetçiye karşı sağır, kör, lal ettikleri uzuvlarını nedense dürüst insanların bulunmadığı ortamlarda kullanılır hale getirmeleri de en iğrenç tavırdır.

 

Yaşayan vicdanları kimseye katlettirmemeliyiz.

 

Bir ahlak kavgası vermeliyiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar