1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Şimdi yollara düşme zamanıdır, 3.5 hafta dişimizi sıkacağız!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Şimdi yollara düşme zamanıdır, 3.5 hafta dişimizi sıkacağız!

A+A-

Referandum oylamasına bir aydan az bir zaman kaldı.

Siyaset hepimizin kaderini belirliyor, kendi kaderlerimize ortak olmak zorundayız.

Hem fikri düzeyde gerekçeleri anlatma hem de gerekli yerlerde varlıklarımızı gösterme sorumluluğumuz/zorunluluğumuz vardır.

Çok bildiri dağıttım, hiçbiri "Evet" broşürü dağıttığım kadar heyecan vermedi bana. Kızılay AVM önünde AK Parti'nin standı var, aldım oradan bir sürü kitapçık, göğsümü gere gere dağıttım. İnsanlar istekli zaten. Gayret edeceğiz, referandum oylaması genel seçimlerden çok daha önemlidir, çıtayı yükseltebildiğimiz kadar yükselteceğiz. Tanıdıklarınıza biraz vakit ayrın, gerekçelerimizi anlatın, kazanacağımızı bilmek kazanacaklarımıza engel değildir. Üşenmeden, yüksünmeden 25 gün dişimizi sıkıp çalışacağız.

Aynı zamanda Çankaya İlçe Başkanlığı tarafından sandık görevlisi üyeliğimi de onaylattım. Sandıklara da sahip çıkacağız. 

Arabalarınızda kitapçıklarınız hazır olmalı, iş yerlerinizde sehpalarınızın üzerinde kendini göstermeli. Bir kez sıfatınıza, paranıza, gücünüze, şanınıza bakmadan ülkemizin geleceği için ulaşmanız gereken yerlere ulaşmalısınız. İşyerlerinizde çalıştıdığınız elemanlarla gönderen değil, esnaf komşularınızın ayağına giderek siz vermelisiniz broşürleri. 

Bizler bu ülkede çok sıkıntılar çektik. Hepimiz çektik, sağcısı solcusu, ateisti İslamcısı hepimiz bedeller ödedik. Bugün ne faili meçhul cinayetler kaldı, ne de işkenceler. Devleti milletin seçtikleri yönetiyor. İdeolojik, siyasi bakışlarımızı askıya alarak, insanî endişelerimizi harekete geçirmek zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasa'yla yönetiliyor. Tek adam da olsa çok adam da olsa bu devlet Anayasa'yla yönetilecek. Mesele güçlü liderlik meselesidir. Anayasa 5 yıl seçilen kişiyi güçlü lider yapacak. Bu yetkiyi millet verecek. Millet 5 yıl sonra güçlü liderlik yetkisini yine istediğine verme yetkisini kendisi kullanacak. Lider kolay kolay yetişmiyor bu ülkede, millet seçtiği kişiyi lider yapacak. Ayrıca hepimizin bildiği, yaşadığı bir gerçek daha var; siyasette de mesleki kuruluşlarda da başkan seçilen kişiyle hiçbir yönetim kurulu üyesinin sözü eşit değildir, her yerde başkanların güçlü kişilik sahibi olması istenir. Konya'da güçlü kişilik sahibi olan bir kişi belediye başkanı, milletvekili ya da toplumsal karşılığı olan bir sivil toplum örgütü başkanı olabilseydi çok şey değişirdi. Bazı arkadaşların paylaşımlarını görüyorum kimi partide üst düzey yetkiye sahip, kimi üst düzey bürokrat, kimi üst düzey sivil toplum örgütü temsilcisi; birbirimizi bildiğimiz için her hangi bir sorgulamada bulunmuyor, temsil ettiği kurum ve kuruluşla ilgili herhangi bir hatırlatmada da bulunmuyoruz. Biraz da kendi oturduğumuz makamları doldurup doldurmadığımıza baksak iyi olacak!

Biz bu ülkede hiçbir zaman milletvekili seçmedik, Başbakan seçtik. Milletvekillerini de Başbakan adayı olacak kişiler belirledi. Yeni sistemde partili Cumhurbaşkanı'nın temsil ettiği partinin milletvekilleri zaten çoğunlukta olacak. Deniliyor ki; Başkan olacak kişinin meclisi feshetme yetkisi var! Doğrudur; olmalıdır da! Mecliste yer alacak hiçbir partinin Başkan seçilen kişi kadar oyu olmayacağına göre, yüzde ellinin üzerinde oy alacak kişinin nasıl yetkisi varsa, meclis çoğunluğunun da bu yetkisi var. Meclis feshedildiğinde yine seçime gidilecek, yine milletvekili seçimleri gerçekleştirilecek. Bu algı operasyonlarının kimseye bir faydası yoktur. Başkanı da millet seçiyor, milletvekillerini de. Başkan olacak kişinin oy oranı milletvekili sayısıyla orantılandığında zaten bu hak, müktesebat bir hak olacaktır. Yüzde ellinin üzerinde çıkacak oy nerdeyse meclisin üçte ikisine tekabül etmektedir. Bu yetkinin Başkanda olmasından daha doğal ne olabilir, o yetkiyi de millet vermektedir kendisine.

Cumhurbaşkanlığı sistemi bir sonraki aşamada parti genel başkanlarının Başkan adayı olmasını zorunlu kılacaktır. AK Parti'nin Anayasa değişikliğinde gücü ancak bu kadarına yetebildi. Şu anda AK Parti kendi partili Cumhurbaşkanı adayını çıkarabilecek güçtedir, diğer siyasi partilerin genel başkanları ya kendileri aday olacak ya da kendileri dışında belirledikleri bir kişiyi aday gösterecektir. Yüz bin imzalık adayın irapta mahalli olmaz. Gereksiz bir ilavedir. Yeni sistem seçim öncesi koalisyonu sağlamış olacaktır, vakit kaybı yaşanmayacaktır. CHP'nin esas "Hayır" demesinin nedeni Anayasa Maddeleri değil, mevcut haliyle halktan yüzde 50'nin üzerinde oy alamayacağını bilmesindendir. Cumhurbaşkanlığı sistemi bütün vesayetleri üzerimizden kaldıracak, millet iradesinin kayıtsız şartsız egemenliğini iktidar kılacak bir sistemdir. Bu sistem milletvekillerinin de belediye başkanlarının da millet karşılığı olan kişilerden belirlenmesini zorunlu kılacaktır. Millet kendini güçlendirmek ve güçlü bir lider seçmek için EVET diyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar