1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. ŞEYTAN da "HAYIR" demiş(!)
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞEYTAN da "HAYIR" demiş(!)

A+A-

Cumhurbaşkanlığı sistemini bir Başkanlık Sistemi’ymiş gibi tartışmak ya cahilliğin ya da aklı şeytanlaştırmanın göstergesidir. Öncelikle dürüst olacağız. İşimize geldiği gibi anlayıp işimize geldiği gibi anlattığımızda doğrusunu dinleyen insanlar kimsenin niyet okutmasına bakmayacaktır, kendi bildiğini okuyacaktır.

Teröristler "Hayır" diyor, Şeytan da "Hayır" dedi gibi savunma ve benzetmelerle "Evet" diyoruz demek, aklı şeytanlaştırmak, terörize etmektir. Bu ülkenin bazı Anayasa maddelerinin değiştirilmesi oylamaya sunulacak, "Hayır" diyenlerin savunma ve benzetmeleri şahsen beni zerre kadar ilgilendirmiyor, bizlerin benzetmeleri değil gerekçeleri olmalıdır!

Fehmi Koru, "Sıfırdan anayasa vaadiyle, referandumdan vazgeçilse olmaz mı" demiş, hiç kendi tükettiği sıfırların hesabını yapmıyor, hâlâ akıl verme derdinde!

O büyük kafa bir de 7 Haziran Genel Seçimleri'nin oy oranı düşüklüğünü Erdoğan'ın meydanlara çıkışına, 1 Kasım Genel Seçimleri'nin başarısını da Erdoğan'ın meydanlardan uzak durmasına bağlamış.

Oluşturulmaya bağlanan algı denklemi bile insanın çapını gösterir diyeceğim ama burada çapta değil sorun zekanın estirilen rüzgara teslim edilmesinde.

Koru’da, şeytanlaşmış insanlara hizmet eden mi yoksa şeytanlaşan insanlardan biri kendisi mi kestiremediğimiz bir durum var!

Kendi niyetini aynı mahalleden olduğu insanlara mersiye okur gibi yanık bir sesle duyurma hinliğinin gerisinde katilin ekmeğine yağ sürme telaşı da var.

Tam anlamıyla şahsiyetin münafıklaşması, başka bir şey değil!

Erdoğansız bir ülke yönetimini görmeye ömrü yetmeyecek bu kuşağın.

Ömürleriniz kimlere adandı, kimlere teslim edildiyse, o fısıltılara kulaklarınızı kapayın artık!

Size Pensilvanya ulaklığı görevi verecek kimse de kalmadı.

Hüseyin Gülerce'nin Fethullah Gülen tarafından Fehmi Koru'ya aldığını iddia ettiği villadan başka ses yükseltilmesi de beklenemez!

***

Cumhurbaşkanlığı sistemini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Mevcut durumun adı konulacak sadece.

Halkın Cumhurbaşkanını seçmesiyle sistem değişti.

Değişen sistemin kullanılan ama adı konulmayan yetki adlandırılması olacak.

Buna şunun için ihtiyaç var, Cumhurbaşkanı farklı siyasi görüşten, Başbakan farklı siyasi partiden olduğu zaman çatışma parlamenter sistemden daha şiddetli olacaktır.

Aynı siyasi görüşten oldukları halde Turgut Özal ve Süleyman Demirel örneğini yaşadı Türkiye. Önceki Cumhurbaşkanlarının bir kitap fırlatmasıyla nasıl dibe vurduğumuzu da yaşadık.

Siyasi partiler yasasında bir değişiklik yok, her parti genel seçimlerde şimdiki olduğu gibi meclise milletvekillerini taşıyabilecek. Hiçbir parti tükenişi de yaşamayacak. Amerika’daki gibi bir başkanlık sistemi modeli değil Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı modeli.

Genel seçimlerde milletvekilleri seçildiği gibi, ilk oylamada Cumhurbaşkanı seçilmediğinde siyasi partiler bir birleşme yaşayamadığında millet iktidarı tartışmasız belirleyecek.

Cumhurbaşkanlığı sisteminde en büyük kazanımı MHP sağlayacak, her zaman iktidarı belirleyen iktidar ortağı olan bir yerde duracak. Başbakan Binali Yıldırım’ın “Önümüzdeki dönemde MHP’li bakan görebilirsiniz” sözü bir temenni değil realitenin kendisidir, sistem ortada, sağlaması nasıl yapılırsa yapılsın sonuç değişmeyecek bir sağlamlıkta!

Cumhurbaşkanlığı sisteminde her şey yerli yerinde duruyor, sadece başbakanlık tarihe karışıyor.

Başbakana gerek de yok zaten. Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının olduğu yerde yine halkın seçtiği bir (Başbakan) irade ortağının zarardan başka faydası olamaz. Bu sistem böyle devam etsin birkaç yıl sonra liderlik tartışmasını aklında, yüreğinde kapatan Başbakan Binali Yıldırım’ın da tarzı, tavrı, üslubu değişir. Yetkilerini o da konuşturmaya başlar.

Anayasa dediğimiz şey toplumu rahatlatan yasalar bütünlüğüdür, bu sistem bırakın toplumu rahatlatmayı aynı siyasi düşüncede olan insanları da parçalamaya yönelik yetkiler dağıtan bir modeli işletiyor. Kaç kez de pratiğini yaşadık bu ülkede.

Referanduma sunulacak anayasa maddelerinin daha iyisi yapılamaz mıydı, elbette ki yapılabilirdi, bizim sadece bu gerekçelerle bile baktığımızda yönetim sistemini rahatlatacak olması “Evet” tercihimizi belirlemektedir.

Hiçbir yerde çift başlı yapı sonuç aldırmaz. Bana sorarsanız Büyükşehir Belediyelerinde bile merkez ilçe ve ilçe belediye başkanlıklarını kaldıracaksın. Hizmetten daha çok birçok belediye başkanının hayalinde büyükşehir belediye başkanlığı ve milletvekilliği hayali yatıyor. Kendi ellerimizle kendimizi kısıtlayan putlar dikiyoruz her köşeye. Helvadan yapılmış putlar da değil ki acıktığımızda yiyelim!

İlgilisine not: Kim olduğu, kimlerden peydahlandığı belli olmayan sahte hesaplarla sosyal medyadan saldırıanların sahipleriyle uğraşıyoruz biz, yani baş köpekle! 

Onun köpeklerine atacak taşımız yok. O it, köpeklerine havlaması için istediği kadar kemik atmaya devam edebilir!

Önceki ve Sonraki Yazılar