1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Sen hep sahipli bir köpek oldun!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sen hep sahipli bir köpek oldun!

A+A-

Yıllar önce yine aynı adamın sitesinde müstear isimle yazılar yazıyordu.

Bizim dönemin Tarım Bakanı Sami Güçlü ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halil Ürün’ü parmağımızda oynattığımız anlamına gelebilecek zırvaları, birileri bu tasmalı köpeğe yazdırıyordu.

Her zaman sahipli bir köpek oldu.

Sen bizim verdiğimiz mücadelenin köpeği bile olacak adam değilsin, en başta onu söyleyeyim it herif!

Bir yerleri arkana alarak laf söylemenin şehvetini sana yaşatacak değiliz, senin sahibine laf söylüyoruz, sen kenarda durmayı bileceksin.

Gazete sahibi patronun müstear isimle yazdığın dönemde nasıl da yalvarmıştı bize, yazılarına bir anda nasıl da son vermişti, yine aynı şeyi yaptıracak duruma getirme bizi.

Kimin ne kadar okunduğunu mu soruyorsun? Niye senin peşlerinde yalakalık yapmaktan yorulmadığın insanlar bizimle görüşmek istiyor, bazıları pazarlık yapabilecek haysiyetsizlik gösteriyor, ağızlarının paylarını alıyor bizden. Kaç ulaşamadığın adam bizimle görüşmek için kaç adamı araya koydu, kaç adama kapıyı gösterdik, kaç adama yargıda hesaplaşacağız dedik, kaç adamı verdiğimiz hak mücadelesinde karşımıza aldık, isimlerini saymakta zorlanmazsın sen!

Sen kabına yal gibi konulan yazıları servis ederken, biz eti, budu, dişi olan adamlarla uğraştık, kimliğine gücüne bakmadan. Hangi uğraştığımız meselede haklı çıkmadık, hangi verdiğimiz mücadelede siyasiler de dahil irade gösterebildi?

Biz senin ulaşamayacağın insanların yanlışlarıyla mücadele ederken, yapılan yolsuzluklardan acaba benim de önüme bir kemik payı atılır mı diye dili sarkık bekleyen birisin sen.

Biz sadece okunan değil, sadece kamuoyu oluşturan da değil, yasa çıkartan bir mücadele veriyoruz.

Biz bugün yanında yer aldığımız adamın ertesi gün yanlışını gördüğümüzde tepesine binen, doğrusunu alkışladığımız gibi yanlışını gördüğümüzde de burnundan getiren bir kararlık gösteriyoruz.

Biz adalet duygumuzun önüne, patron hukuku, arkadaş hukuku, akrabalık hukuku, siyaset hukuku geçirmeyen bir vicdan namusu taşıyoruz.

İt herif git kime ne yaranacaksan yaran, bizim üzerimizden sahiplerine bağlılığını gösterecek havlamalarını yükseltme.

Her neyse, senin gibi itlerle uğraşacak değiliz, sahibin gereken terbiyeyi verecektir sana, yularını çekecektir, kuyruğunu kısarak köşende oturmayı öğretecektir. Kimin ne muradı varsa, canı kime yalakalık yapmak istiyorsa bizim üzerimizden yapmaya kalkışmasın! 

Birkaç şey de okurlarımızla paylaşmak istiyorum. Biz inandığımız güvendiğimiz insanın yanında gözümüzü kırpmadan yer alırız, hatta o insanın doğruluğuna inandığımızda kendisi verdiği kavgadan geri çekilse bile biz o kavgayı kendi kavgamız haline getirir, sonuna kadar devam ettiririz. Aynı insanın bir yanlışını gördüğümüzde de düne kadar birlikteydik diye gözünün yaşına bakmayız, karşısında yer almayı biliriz.

Kimse bizi bu anlamda sınamaya kalkışmasın, yıllarca verdiğim mücadelenin akidesi de budur. Biz bir ahlak mücadelesi veriyoruz. Biz bir kul hakkı mücadelesi veriyoruz. Biz bir adalet mücadelesi veriyoruz. Biz verdiğimiz mücadelenin maddi manevi bedelini ödüyoruz. Hiçbir zaman gücünden dolayı güçlünün yanında yer almadık, biz her zaman haklı olduğuna inandığımız değerlerin yanında yer aldık. O değerleri kim harcamaya, yıpratmaya, kullanmaya kalkışırsa cürmümüz kadar yer yakarız ama karşısında durmayı da biliriz. Bizim dostluğumuz insanın kendisine değildir doğrularınadır, bizim düşmanlığımız da insanın kendisine değil yanlışlarınadır. Sersemletici gelebilir, farkındayım!

Önceki ve Sonraki Yazılar