1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Sen benim içimdeki iyi yanı çıkarıyorsun!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sen benim içimdeki iyi yanı çıkarıyorsun!

A+A-

Her insanın yaşadığı çağda çağdaşlık tartışmaları farklı kavramlarla mutlaka olmuştur.

Oldum olası kavram tartışmalarının, kavram kargaşalarının kenarından dahi geçmeyen bir hayatı tercih etmişimdir.

Hayatı o kadar basitleştirdim ki, benim için iyi ve kötü vardır; her kötünün içinde de iyi ve kötüler, her iyinin içinde de iyi ve kötüler bulunmaktadır.

İnsan ne kadar kendi içindeki kötü duygulardan arınmaya çalışırsa, ne kadar etrafındaki kötülerden uzaklaşır, kötülerin de kötülük yapmasına engel olmaya çalışırsa o kadar iyi insandır.

Kendinin bir birey olduğunu bilen insan toplumun bir beden olduğunun bilincine erişir.

Toplum içinde bedene zarar veren her ne varsa onlara karşı tedbir almak, kötü huylu hücreleri öldürmek, beyni korumak, toplumun yemesine içmesine dikkat etmek her bireyin kendini sağlıklı yaşatması için olmazsa olmaz şarttır.

İnsanın kendinden sorumlu olması toplumdan sorumlu olmasıyla eşdeğerdir.

Yaşadığımız hayatta bütün kötülükler bizlerin içindeki iyi yanları çıkarmak için vardır, iyilik, kötülük varolduğu sürece yaşamını sürdürebilir.

Kötülük karşısında iyi yanlarını çıkaramayan her birey safını belirlemiş bir kötülük ordusunun neferi durumundadır.

Kötüleri bir araya getiren sebeplerden daha çok iyileri bir araya getirmesi gereken sebepler olmasına rağmen iyiler iyilik yapmak için bir araya gelemiyorsa, insanın içinde arada bir iyi niyetlerin aldatıcı insanî dokunuşları var demektir.

Bütün dünya coğrafyasında aç kalan insanların karnını doyurmak isteyip de, onları aç bırakanlara karşı bir araya gelemeyen insanların iyilik yapmalarına rağmen, bütünüyle iyi insanlar oldukları da söylenemez.

Bir insanın iyilikleri korkularıyla doğru orantılıdır, zamanını, parasını harcayarak yapılan iyiliklerin ölçülemeyecek kadar bir değeri olmakla birlikte, kötülüklerin kurutulması için bir çaba sarfedilmiyorsa, hatta kötülerin kazançlarının bir kısmının aktarıcılık görevi iyiler tarafından üstleniyorsa, her şeyden önce kötülerin aç kalan insanların haklarını gabettiklerinden verdikleri kırıntılarla kötülüklerin meşrulaştırılmasına katkı sağlanıyorsa, iyiler de kötülere hizmet ediyor demektir.

İslam’ın temel öğretisi asgari ücretle çalışan işçiyi en alt sınıftan çekip insanlık sınıfına dahil etmek, patronu, yöneticiyi insan sınıfına indirmektir.

İslam insanlar arasında sınıf ayrımını kaldırmak için vardır, sadece Peygamberlerin kurdukları devlet yapılarında sınıfsız bir toplum yönetimi gerçekleşebilmiştir.

İnsanların gelirlerine, bilgilerine göre sınıflandırılması ayrı bir şeydir, insanı bir başka insandan üstün kılacak hiçbir gerekçe, hiçbir bahane, hiçbir meziyet olamaz.

En büyük iyilik insanın kendini insanlık çizgisinde tutması, insanlık çizgisinin altına inenleri, üstüne çıkanları o çizgiye çekmesidir.

En büyük iyilik insanın ihtiyaçlarını gasbedenlerin elinden gesbettiklerini almaktır, kötülerin himmetine ihtiyaç duymayacak şekilde insanların haklarını korumaktır.

İnsanlık çizgisinin üstüne çıkanlara karşı içinizden iyi yanlar mı fışkırıyor yoksa onlar karşısında iyi yanlarınızı kötülere itaat ettiren, saygı duyduran bir köle durumuna mı getiriyorsunuz?

Bir zalim, bir hak yiyici, bir alın teri düşmanı içinizdeki iyi yanları çıkarmıyorsa ne kadar iyi insan olduğunuzu söylerseniz söyleyin, siz zaman zaman iyilikler yapan bir insan olabiliriniz, hiçbir zaman iyi insan olamazsınız!

Önceki ve Sonraki Yazılar