1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Seksenler'den AK Parti iktidarına, Akyürek, Altay, Hançerli ve Toru'ya!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Seksenler'den AK Parti iktidarına, Akyürek, Altay, Hançerli ve Toru'ya!

A+A-

Seksenler” dizisi ilk bölümlerinden itibaren çok ilgi gördü. En baştan söyleyeyim söyleyeceğimi; Seksenler’de her şey var; ne Cuma var ne namaz!

Dizinin ilk bölümlerinde de solcu vardı, ülkücü vardı, bir İslamcı yoktu.

Bilinçli olarak halkın çoğunlukta olduğu bir kesim yok sayılıyor, sempatik bir şekilde insanların dünyasına senaristin ya da yönetmenin istediği ideolojiler ve yaşam şekilleri  sunuluyor; hem de TRT’de!

Bir mahallede hiç mi Bayram Namazı kılan çıkmaz, Cuma’ya gideceğim diyen olmaz, hepsini geçtik hiç mi Ezan sesi duyulmaz!

Yeşilçam filimlerinde başörtüsünü hizmetçi kadınlara layık gören anlayıştan da eksik, hiç değilse yayınlandığı günden buyana Bekçi Bekir’e hoplaya zıplaya bir kez olsun Cuma’ya gitme rolü biçilebilirdi.

İlk yıl düzenli izlemeye çalıştığım bir dizi şimdi hiç ilgimi çekmiyor.

Yanlış anlaşılacak bir durum yok, keyifle izlenen bir dizi olduğunu biliyorum. Bizde bir karşılığının olmaması diziyi hafifletecek bir duruma gelmeyecektir, bizim eleştirimiz sadece hiç görülmek istenmeyen bir dünya görüşünün yok sayılması, tek sahnede birkaç saniyelik görüntünün dahi olmaması!

Altıncı sezon, iki yüz bölüm; size de tuhaf gelmiyor mu?

Yapımcının, senaristin, yönetmenin kendi dünya görüşü içine zorla kendi dünya görüşlerimizin yerleştirilmesini istemek gereksiz gibi görülebilir. Bu gereksizliğin haklılığını da onaylayalım hiç sorun değil, bir sokakta bizden hiç insan olmasın, ezan sesini duyabileceğimiz bir cami de olmasın!

AK Parti’nin on dört yıllık iktidarında bir Türk filmi dahi çekilememişse sinema sanatına verilen değer ortadadır. Diriliş Ertuğrul’dan başka elde avuçta kalan ne var?

Kendi yaşadığımız Seksenli yıllarda tiyatro topluluklarımız vardı şehir şehir dolaşan, oyun sonrası sanatçıların izleyenlerle kucaklaşan.

Yine onlarca film çekildi.

Yola, suya, ekmeğe kavuştuk belki, ruhlarımızın açlığını giderecek tek bir yapıtımız yok maalesef!

Büyükşehir Belediyeleri “Şehir Tiyatroları” kurmalıdır diyoruz, kaç kez seslendik, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’e hem yazdık hem de söyledik. Tahir Bey hâlâ neyi bekliyor anlamıyorum. Geriye kalmış iki buçuk yıl, bir de insanın insana devredeceği insan sermayesi bırakmak bu kadar mı zor?

Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli ve Meram Belediye Başkanı Fatma Toru da üstlenebilir bu elzem görevi. Belediye başkanlarının simalarını gözlerinizin önüne getirdiğinizde “Bu yapar” diyeceğiniz hangisi varsa, ulaşın başkanlara, malum bizim söylediklerimiz canlarını yaktı bir çoğunun, hiç değilse hatırı olanlar söylesin ki, Konya medeniyet şehri sloganından gerçeğe adım atan bir yürüyüşe başlasın!

Filim festivalleri oluyor şehirlerde, daha önceki yıllar Konya Büyükşehir Belediyesi Sinema Günleri düzenliyordu, o da yok artık!

Tiyatro topluluklarını kurmak, sinema için bütçe ayırmak zorlarına gidiyorsa, Büyükşehir Belediyesi, İl Kültür Müdürlüğü bir sinevizyon cihazı, bir perdeyle ilçelerde sinema günleri düzenleyebilir!  

Önceki ve Sonraki Yazılar