1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Sebahat Tuncel’den kelepçeli başörtülüye!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sebahat Tuncel’den kelepçeli başörtülüye!

A+A-

Doğan Grubu ve Paralel Medya her fırsatta emniyet ve yargı uygulamalarının faturasını AK Parti Hükümeti’ne kesmeye devam ediyor.

Uygulamaların yanlışlığı kelepçe olayında sorgulanabilir ama yakalama emrinde şüphelinin hakkını koruyor.

Doğan Medyası nedense ısrarla yargı kararışahsa özel bir uygulama yapılmış gibi sunmaktan asla vazgeçmiyor.

Başörtülü şüphelilerin ellerine kelepçe vuruldu” ifadesini manşetlere taşımak başlı başına bir suç aslında, kişinin inanç tercihleri üzerinden duygusal sömürü yapılması da suç, aşağılanması da suç, çünkü ilgili şahısların ellerine kelepçe vurulması inançlarından dolayı değil, yolsuzluk iddialarından dolayı vurulan bir uygulama.

Yıllar önce “Şeriatçı dolandırıcı” başlıklı bir yazı yazmıştım, sadece o başlıktan dolayı 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, para cezasına çevrilen miktarı da ödemiştim. Yolsuzluk yapan kişinin şeriatçı geçmişini hatırlatmaktan dolayı cezalandırılmıştım, değilse kişinin yolsuzluk yaptığı, sahtekarlığı, dolandırıcılığı tescilliydi.

Banka hesaplarının paravan paralel şirketlere aktarılması suçtur, aktaranlar da şüpheli olarak yargılanacaktır. Ellerine kelepçe vurulanlar kıravatlı erkek görevliler olduğunda modern erkeklerin ellerine kelepçe vuruldu ya da sakallı olduklarında sakallı erkeklere kelepçe vuruldu, bayanların başları açık olduğunda Cumhuriyet Kadınlarının ellerine kelepçe vuruldu mu denilecekti?

Her gün yakalama emri verilen ya da şüpheli olan insanlara kelepçeler vuruluyor, kimse umursamıyor, uygulamanın yanlışlığı üzerinde kategorize bir anlayış sorgulaması yapılmıyor, nedense bir gruba dönük kararlar gündeme geldiğinde yine uygulamanın kimlere yapılması gerektiğinden daha çok grup üzerinde bir baskı algısı oluşturuluyor.

Sabahat Tuncel hakkında açılan dava 2013 yılında başlamış. Milletvekili dokunulmazlığı olduğu için de ifade vermeye gitmemiş. Bu dönem milletvekili seçilemediği için dokunulmazlığı kalkmış bulunuyor, dava da devam ediyor, bir şahıs hakkında açılan davada şüpheli ifade vermek zorundadır. Hakkında açılan davaya üç kez gitmediğinde de yakalama kararı çıkarılır. Bu şahıs kim olursa olsun değişmez, ayrıca bu uygulamanın biçimsel şekli sorgulansa da şüphelinin haklarını koruyan bir uygulamadır. Şüphelinin ifadesi alınmadan, savunma hakkı tamamlanmadan yargı kararını vermeyeceği için şüpheliyi savunma hakkını kullandırmak için yakalama kararı çıkartmaktadır.

Rutin bir işlemin bile manşetlerden haber yapılacak duruma gelmesi gerecekten de medyanın ne kadar cahil bir yönetim ve yazıişleri kontrolünde olduğunu göstermektedir! 

Önceki ve Sonraki Yazılar