1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Sayın Cumhurbaşkanım bu yasayı milletin adamı olarak onaylamayın!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın Cumhurbaşkanım bu yasayı milletin adamı olarak onaylamayın!

A+A-

10.10.2017 tarihinde "Herkesin gözü önünde CÜBBELİ SOYGUN!", 11.10.2017 tarihinde "Cübbeli soyguncular, icra müdürlükleri desteğiyle soygun yapıyor!", 16.10.2017 tarihinde "Cübbeli soygunun belge ve delilleri!" başlığında 3 yazı yazdım.

Yazılar Av. Hasip Şenalp ve Av. Ahmet Özer tarafından mahkeme kararıyla yayından kaldırıldı.

12.10.2017 tarihinde de “Adalet Bakanımız sayın Gül, bir genelgeyle soyguna son vermelidir!” başlıklı bir yazı daha yazdım, neyse ki bu yazımız yerinde duruyor.

Bu yazıda "Sayın Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül bir genelgeyle vatandaşın soyulmasının önüne geçmelidir" dedik. Üşenmedik bir de genelge taslağı hazırlayıp köşe yazımıza ilave ettik.

Hem tüketicinin hakkını koruyan bir yasa çıkaracaksın, hem de tüketicinin soyulmasına göz yumamazsın çağrımızı sağır sultan duymuş, bizim vekillerimiz duymamış maalesef…

Konuyu Adalet Bakanlığına taşıyabileceğini düşündüğüm birkaç milletvekiline de bu meselenin çözümü hususunda ricada bulunmuştum.

Ama ne oldu?

Yazılarımıza dayanak olan yasal düzenleme tüketici aleyhine değiştirildi. Üstelik tüketici lehine yapılan bir yasal düzenlemeymiş gibi, gerekçe kısmında süslü ifadeler kullanılmış bir de.

AK Parti milletvekilleri Mustafa Elitaş, Salih Cora, Mehmet Doğan Kubat, Şirin Ünal, Özcan Ulupınar, İmran Kılıç, Ramazan Can, İsmail Tamer’in teklifiyle torba yasadan bizi şaşırtan, hayal kırıklığına uğratan, bu soygunu yasalaştıran bir yasa çıktı.

Bu yasayı teklif eden vekilleri de, çıkmasını onaylayan AK Parti Hükümeti'ni de kınıyorum.

Tüketici Yasası’ndaki değişikliği teklif edenler içinde kaç avukat var?

Bu avukatlar Enerji şirketlerinin, Dıgıturk’ün, sabit-mobil cep telefonları şirketlerinin ya da benzer kurumların geçmişte avukatlıklarını yaptılar mı ya da şimdi ortakları aracılığıyla avukatlıklarını yapıyorlar mı?

Bu apaçık bir soygundur, hem de yasal bir soygun!

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin önceliği adalet olmalıdır.

AK Parti’nin 316 milletvekilinden bir tane adam çıkmaz mı konuyu tartışmaya açacak olan, ne de olsa hepsinin tuzu kuru!

Kurum avukatlarına milyonlar kazandırmak AK Parti’ye mi düştü?

En basit örnekle 300 liralık faturasını ödeyemeyen bir vatandaştan 300 lira da avukat ücreti alınması bir zulüm değil de nedir?

100-200-300 liralık faturayı ödeyemeyen bir insana misli miktarında bir de avukat ücreti ödetmek nasıl bir yasa olabilir?

Adamlar 50 lirayı bile Tüketici Hakem Heyeti’ne taşınmadan icraya koyuyordu, şimdi icraya koymaları da yasalaştı.

Bu kadar halktan uzak, halkın sorunlarından uzak bir anlayış olamaz.

Tüketici Dernekleri belli ki kendilerini tüketmiş, gıkları çıkmıyor.

Bu yasanın iptalini Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacak kişisel başvurular olmalıdır. Mağdur edilen vatandaşlarımızın haklarını koruyacak duyarlı insanların artık çıkması gerekiyor.

Ortada yok sayılan bir yasal düzenleme var. Üstelik bu kez görmezden gelindiği vakit Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolunun sonuna kadar açık olduğu bir yasal düzenleme.

Bakın Anayasamızın 172.  maddesinde ne denilmiş: 

MADDE 172. – Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.

Siz bu ANAYASA maddesini görmezden gelirseniz, belki geç olur ama sağlam gerekçelere dayanan bir İPTAL KARARI ile tanışırsınız!

Son çağrımız Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'adır:

Sayın Cumhurbaşkanım bu yasayı milletin adamı olarak onaylamayın!

***

İşte o yasa maddesi ve gerekçesi:

Türkiye Büyük Milet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 506 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 11'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Mustafa Elitaş   (Kayseri)

Mehmet Doğan Kubat   (İstanbul)

Salih Cora (Trabzon)

Şirin Ünal (İstanbul)      

Özcan Ulupınar (Zonguldak)

İmran Kılıç (Kahramanmaraş)

Ramazan Can (Kırıkkale)

İsmail Tamer (Kayseri)

"MADDE 11- 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Değeri" ibaresi "Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı olmak kaydıyla; değeri," şeklinde, "iki bin" ibareleri "dört bin" ve "üç bin" ibareleri "altı bin" şeklinde değiştirilmiştir."

Gerekçe: Tüketici hakem heyetleri, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde mahkeme öncesi çözüm mercisi olarak görev yapmaktadır. 6502 sayılı Kanun'un 68'inci maddesinin (1)'inci fıkrasının mevcut hâli, tüketicilerin taraf olduğu uyuşmazlıklarda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun uygulanamayacağı şeklinde değerlendirmelere sebep olmaktadır. Bu durum, ilamsız icra yolunu kapatmakta, hak arama ve eşitlik ilkelerine aykırılık teşkil etmekte, ayrıca tüketici hakem heyetlerinin iş yükünü de gereksiz şekilde arttırmaktadır. Maddede yapılan değişiklikle icra iş ve işlemlerine ilişkin hususlarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu aranmaksızın 2004 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabileceği vurgulanmıştır.

Diğer taraftan, 6502 sayılı Kanun, tüketici ile satıcı/sağlayıcı arasındaki tüketici işlemlerine uygulandığı için kanunun kapsamı oldukça geniştir. Günümüzde tüketicilere yeni arz edilen, özellikle teknolojik ve/veya elektronik malların -akıllı telefon, bilgisayar, tablet vesaire gibi- fiyatları yüksek tutarlı olabilmektedir. Bireysel olarak kullanılan söz konusu ürünlerin uyuşmazlığa konu edilmesi hâlinde tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulara ilişkin parasal sınırlar çok düşük kalmaktadır. Tüketici hakem heyetlerinin gerek yirmi iki yıllık tecrübesi gerekse altyapısının güçlendirilmiş olması dikkate alındığında, özellikle bireysel kullanılan ancak yüksek tutarlı mallara ilişkin uyuşmazlıkların, tüketici mahkemelerine gitmeden tüketici hakem heyetlerinin görev alanında çözüme kavuşturulmalarını temin etmek amacıyla parasal sınırların yeniden güncellenmesine ihtiyaç duyulmuştur.

Önceki ve Sonraki Yazılar