1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Sana sesleniyorum arkadaş!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sana sesleniyorum arkadaş!

A+A-

Her yaptığımız haberde kimin kiminle nasıl bir diyaloğu var öğrenmiş oluyoruz. Bize genelde tanışıklığımız olan insanlar ulaşıyor. O kadar çok birilerine kefil olana şahit oluyoruz ki; doğrusu bu durum bizi hiç şaşırtmıyor!

Yine biz adımız gibi biliyoruz ki, başkalarına kefil olan tanıdıklarımız bizimle ilgili bir haber yapılsa kıllarını bile kıpırdatmazlar, buna rağmen nasıl bir hukuk tanımlaması yapılıyorsa kafalarında birileri için bize kefil olduklarını hissettiren cümleler kuruluyor. FETÖ meselesindeki hassasiyetimizi kendimiz biliyoruz, bu hassasiyetin aynı denklikte olmasını da beklemiyoruz. Zaten öyle bir denklik yakalanabilseydi, ne Fevzi Kayacan Baro’ya başkan seçilebilirdi ne de Sami Karahan gibi örgütün yargı imamı bu şehirde yer edinebilirdi!

FETÖ’yle yakınlık ölçüsünün tükeniş miladı 17 Aralık mı?

Bu konuda insanların zihni hala berrak değil. Nedenine gelince yakınlık devamlığı tanımadıkları insanlar tarafından devam ettiğinde her türlü saldırıyı hakeden durumdayken, tanıdık biri olduğunda “Hata” olarak adlandırılıyor.

Bizim bu meselede kefil olanların kefilliklerinin en küçük karşılığı olamaz. Darbe girişiminin ertesinde birilerinin FETÖ’yle bağlantısını belgeleriyle yayınlamış olsaydık, kimse aramaya cesaret edemezdi, şehitlerimizin kanı maddileştirilen zihinlerde soğudukça, zaman darbe destekçilerini tanışıklık hukuku içinde hafifletebiliyor.

FETÖ’ye 17 Aralık’tan sonra destek verenlere en küçük hesap sorma tavrı geliştiremeyenlerin, bizim üslubumuzu değerlendirecek bir durumları da olamaz.

Boğaz Köprüsü’nde şehit düşenleri, Genelkurmay Karargahı önünde tankların ezdiği millet fedailerini kardeşi, oğlu, bacısı, anası hissedemeyenler, kendi kurtuluşunu sağlayan insanların kanlarıyla yaşadıklarını idrak edemeyenler, menfaat ilişkilerinin devamlığını her şeyin önüne geçirmeye devam edecektir.

FETÖ ilişkilerini nasıl ki imtiyaz üzerinden geliştirmişse, imtiyaz düşkünlerinden menfaatlenen insanlar da kendi ikballerini istiklallerinin önüne geçiren bir kişilik yoksunluğu yaşayacaktır.

Darbe girişiminin başarıya ulaşması durumunda bütün varlığını kaybedecek olan insanlar, FETÖ’yle bağlantısı olan kişilerle bağlantılarını devam ettirerek varlıklarına varlık katmanın derdine düşebilmektedir ya da varlıklarına varlık katan FETÖ bağlantısı olan insanların hatırını güdebilmektedir.

Darbe girişimine karşı refleksini diri tutan Konya halkı, yarım saatlik elektrik kesintisinde otomobilleriyle kışlaların önüne yığılmış, Valilik Binası önünde hazır kıta bekleme intizamına bir anda geçebilmiştir.

Bizler ne zaman FETÖ’yle bağlantısı devam eden kurum ve kuruluşların önünde de bir anda toplanabilirsek, milletin kör kuruşunu, milletin alın terini, milletin malını bu hain terör örgütüne peşkeş çekenlere ancak o zaman hadlerini bildirebiliriz.

Sana sesleniyorum arkadaş!                                                             

Farzet ki Genelkurmay Karargahı önünde oğlunu FETÖ kurşunlarının şehit ettiği bir babayım ben.

Hayır, binlerce kez hayır hem de; farzet de değil, o baba benim işte!

İliklerime kadar hissediyorum, hayalini kurduğumda bedenim zaptedilmez zelzeleler yaşıyor.

Hatırın olan biri için oğlunu kaybetmiş bir babayı aramaya nasıl utanırsan, o utancı taşıyarak ara bizi!

FETÖ için “Bunlar bitmez” diye yakınanlar, FETÖ’yü bitirme niyeti taşımayan, tam tersine FETÖ’yü ya da onlara yardım ve yataklık edenleri korumaya alanlardır.

Savunduğun insanla yirmi yıllık, otuz yıllık, kırk yıllık tanışıklığın mı var? Sen önce kendini bir tanı, sen daha FETÖ’nün tanımını dahi yapamayacak kafadasın!
 

Önceki ve Sonraki Yazılar