1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Partimize Genel Başkan seçmiyoruz, ülkemize BAŞBAKAN seçiyoruz!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Partimize Genel Başkan seçmiyoruz, ülkemize BAŞBAKAN seçiyoruz!

A+A-

AK Parti kongresinde, Ahmet Davutoğlu’nun karşısına Kemal Kılıçdaroğlu da çıkamaz Devlet Bahçeli de. Yine aynı şekilde CHP kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun da MHP Kongresinde Devlet Bahçeli’nin de karşısına Ahmet Davutoğlu çıkamaz. Bu saçma örneği vermenin elbette ki bir nedeni var!

Partilerimize genel başkan seçeriz ve seçtiğimiz genel başkanlar aynı zamanda başbakan adayıdır hepimiz için.

Başbakan olacak kişi sadece kendi seçmen tabanından oy almaz, ülkeyi iyi yöneteceğine inanılan kişiler Başbakan olarak seçilir. Türkiye’deki parlementer sistem bizlere milletvekili seçtirmiş gibi görünse de esasta başbakan seçtirir. Milletvekili seçimleri denilmesinin de çok bir karşılığı yoktur aslında, nasıl ki Cumhurbaşkanı seçimi deniliyorsa, bu seçim yapısının tam karşılığı Başbakan seçimidir.

Siyasetle ilgili herkes konuşmaktadır, siyasetle ilgilenen, kimin ne olduğunu bilen, milletvekillerini değerlendirme ilgi ve bilgisine sahip olan seçmen sayısı yüzde bir’i bile geçmez.

1 Kasım Başbakan seçiminde, milletvekillerini seçeceğimiz gibi esas seçmek istediğimiz ülkemizi yönetecek başbakan ve kadrosudur.

Parti genel başkanları hiç birimizin sosyal hayatına müdahale etme yetkisinde değildir, başbakan hepimizin hayatına dokunan kişidir; başbakan ülkeyi yöneten, ülke insanlarının ihtiyaç ve beklentilerine karşılık veren bir yerde durmaktadır.

Siyasi görüşlerimiz, siyasi yapılara karşı bir aidiyet duygusu taşıtır, sosyal hayatımızı belirleyen bir çok şeyde siyasi görüşlerimiz değil, aklımız, mantığımız, gelecek endişemiz ve kazançlarımız, farklı siyasi görüşlerden olan insanlarla ilişki kurmamızı sağlatır.

Ticari ortaklıklarımızda siyasi beraberliklerden daha çok işi bilen insan olması tercih edilir. Hesaplarımızı tutacak muhasebeci arayışlarımızda da aynı düşünceye sahip olduğumuz biri olması gerekmez.

Kazancımızı koruması gereken insan çok tutkulu bir siyaset bilincinde dahi olsa, kazancımızı koruyamayacak bir zafiyet ve yönetim kabiliyeti gösterdiğinde yollarımızı ayırırız. Bu yol ayrılışı aynı düşünceleri paylaşmamıza engel değildir.

Hepimiz bu ülkenin eşit şartlarda hissesi olan vatandaşlarız; Başbakan tercihlerimizde hisselerimizi partilerimizin genel başkanlarına mı teslim etmeliyiz, yoksa her alana tekabül eden hisselerimizi koruyacak olan kişiye mi teslim edilmeliyiz?

Ekonomi hisselerimizi en iyi kim koruyabilir ve artırabilir?

Sağlık hisselerimizi en iyi kim koruyabilir ve bize dönüşünü sağlayabilir?

Ulaşım hisselerimizi en iyi kim koruyabilir ve bizlere hizmet vermesini sağlayabilir?

Demokrasi hisselerimizi en iyi kim koruyabilir ve daha da geliştirebilir?

Diğer soruları herkes kendi adına sıralamalıdır!

Üç beş kuruş biriktirdiğiniz parayı bırakın artırmasını istemeyi, istediğiniz zaman size geri iade edeceğine inanacağınız, emanetinize hıyanet etmeyecek hangi siyasi partinin genel başkanıdır?

Daha da basit ve gerçek karşılığı olan bir soru daha yönelteyim; çocuklarınızı bir hafta bir yere gidecek olsanız hangisine emanet edersiniz?

Ülkemizde seçeceğimiz başbakana kaderlerimizi emanet ediyoruz, sadece paramızı, çocuklarımızı değil, kendimizi, vatanımızı emanet ediyoruz.

İç siyasette, dış siyasette hangi genel başkan ülkemizi en iyi temsil kabiliyetine sahiptir?

Ülkemizi yönetecek hangi genel başkan birikim sahibidir?

Bir holdingin başına hangi genel başkanı cio olarak atardınız?

Bir üniversiteye hangi genel başkanı rektör yapardınız?

Bir sivil toplum örgütünün başına hangi genel başkan daha çok yakışırdı?

En hakikatli soruyu yöneltiyorum şimdi, hangi genel başkana ailenizi emanet ederdiniz?

Bütün bu saydıklarımız ülkemiz kadar önemli değil mi?

Muhalefet olmadığı için AK Parti’nin iktidar olduğunu söyleyen arkadaşlar, ciddi bir muhalefet olmadığını söyleten dillerine, elleriyle de ders vermeyi neden tercih ettirmiyor. AK Parti seçmeni nasıl ki 7 Haziran seçimlerinde iktidar partisine bir ders vermişse, bir kez de muhalefet partisi seçmenleri kendi siyasi partilerinin genel başkanlarına ders vermeyi neden düşünmüyor.

Siyasi taraftarlık duygularımız ülkeyi yönetecek insanlar üzerinde gösterildiğinde o insanlar hep partilerin genel başkanı kalmaya, bizleri kendilerine mahkum etmeye devam edecektir.

Türkiye’de terör örgütü bir siyasi partiye bile, oylar kayabiliyorsa neden ülkeyi en iyi yöneteceğine inandığınız insanlara karşı duygularınızdan sıyrılarak, duyarlık gösteremiyorsunuz?

Siyasetle ilgilenen insan sayısının yüzde bir’i geçmediği tespitini şimdi sonuçlandırabiliriz. Taraftarı olduğunuz partilerin başarısında yüzde bir’i temsil eden kişiler kazanacaktır, ticaretle uğraşan daha çok para kazanacak, memur olan bürokraside daha üst makamlarda görev alacaktır. Esas olan milletimizin kazancıdır, hangi genel başkan, başbakan olduğunda hepimize ve ülkemize kazandırır!

Önceki ve Sonraki Yazılar