1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Paralelcilerle kafayı bozmuşuz!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Paralelcilerle kafayı bozmuşuz!

A+A-

Paralelcilerle kafayı bozduğumuzu şaka yollu seslendiriyor arkadaşlarımız. Bu işin şakası yok, eğer 17 Aralık’ta Paralel Darbe gerçekleşseydi, bu haysiyetsiz adamlar gerçekten de hepimize kafalarımızı bozduracaktı: Ne akıl kalacaktı hepimizde, ne de itibar!

Ellerindeki malzemeyi kurdurdukları iktidar gücünü de arkalarına alarak istedikleri gibi montajlayıp, servis edeceklerdi.

Madem anlaşılmıyor açıkça yazacağım, otel odalarında insanların aile görüntülerini çeken, ellerinde insanların en mahrem görüntüleri bulunan bu insanlar, şantaj çektikleri kişilerin eşleriyle olan yatak görüntülerini bile yayınlasa, muhatap olan insan, nasıl o benim eşim diyebilir. Daha önce de söyledim insan cinnet de geçirebilir, cinayet de işler!

Yıllarca insanların dini duygularını sömürerek, hizmet adı altında insanların emeklerini de sömüren paralel yapının kurmayları, yurtdışındaki okullarda öğretmenlik yapanlara üç kuruş para verirken, kendileri Asya Bank’tan kimlerin paralarıyla hisse aldı?

Kurulan televizyon, gazete, okul, dersane, üniversite ve diğer işletmeler kimlerin üzerinde?

Paralel yapının devlet içinden temizlenmesi o kadar kolay olmayacaktır, yine paralel yapıya gönül vermiş insanların gözlerini açması da zaman alacaktır.

Milli Görüş geleneğinden gelen ya da inançlı kesim olarak adlandırabileceğimiz kesimin yöneticileri bulundukları makamlarda kadro tahsislerini hep vekaleten kullandıran bir alışkanlık edinmiştir. Makamlara vekaleten atamalar yapılsın ki, her makam sahibinin kaderi beylerin iki dudağı arasında hazır beklesin. Paralel yapının idarecileri asaleten kadro tahsisi yaparken, bizim adamlarımız vekaleten atamalarla kendilerine köle idarecilik dönemini başlatmıştır. Sonunda ne oldu, vekaleten atanan insanlar yerinde saydı, paralel yapılanma, adamlarını kadrolu birer yetkili kıldı.

Bırakın atamaları bizim adamların sözleri bile hala vekaleten. Ne dedikleri muallakta, istediğin yöne çek, olmadı kendileri sıkıştırıldıklarında ne söylemek istediklerini açıklayabilecekleri bir dil cambazlığı sergileniyor.

AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun Baro seçimlerinde HUDER’in paralelci avukatlarla ortaklaşa yayınladığı listeyle ilgili, “Şaibeli isimlere oy vermeyiz” diyor, listeyi toptan reddemiyor. AK Parti Konya milletvekili Kerim Özkul da, listeye toptan karşı olduğunu ve oy kullanmayacağını söylüyor. Al birini vur ötekine. Çözüm ne?

Bir de “Değişim Grubu” var. Bunlar da adlarını değişim koymuşlar ama kafalarını değiştirememişler. O kafayla hiçbir şey yapmaları mümkün değil. Yeni bir liste çalışması yaptıkları biliniyor ama değişim grubunun bir başkan adayı yok. Kendilerine bir başkan adayı bulamayan adamların listeye girme derdinden başka bir dertleri olduğu söylenebilir mi?

Baro seçimiyle ilgili eldeki insan malzemesinden şöyle bir sonuç çıkıyor. Fevzi Kayacan’la ilgili o kadar şey konuşulmasına rağmen alternatif bir başkan adayı çıkarılamıyor. Baro yönetiminde paralelci olduğu bilinen avukatlara oy verilmeyerek, yeni isimlerin yönetim listesine yazılmasıyla bir katakulli oynanmak isteniyor. 

Biz Paralelcilerle kafayı bozduk, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun net değil , buraya kadar tamam da hangi avukat bu konuda net!

AK Parti’ye yakın olduğunu bildiğimiz avukat arkadaşlar durumdan rahatsız ama bir başkan adayı çıkarabilecek ne çabaları ne de dertleri var.

Avukat arkadaşlar, iradelerini kime vekalet verdi!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar