1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Öğretmenler işlerini PKK ve DAEŞ kadar ciddiye almıyor!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmenler işlerini PKK ve DAEŞ kadar ciddiye almıyor!

A+A-

benim gördüğümü gördün

duyduğumu duydun

gördüklerine, duyduklarına

bir de sen vurdun!

Bize kimse ama hiç kimse en güçlünün doğru olduğunu söylemedi, ‘her yerde her doğru söylenmez’ telkinleriyle büyüdük.

Anneler babalar çocuklarından kendilerine doğruyu söylemesini istediler, doğru insan olmasını istemediler, bir çok zaman da çocuklarına yalan söylediler.

Doğruluğu dostdoğru öğretecek öğretmenlerimiz olmadı. Öğretmenlik bizde prestijli bir meslek de olmadı. Matematiği, fiziği, coğrafyayı, edebiyatı öğreten öğretmenlerimiz oldu, tarihi öğreten öğretmenlerimiz olmadı bizim, tarihi yalan olan insanların geleceği de yalan üzerine kurulu olması kaçınılmazdı.

En önemlisi de insan olmayı öğreten, insan olmanın önüne hiçbir ideolojinin geçemeyeceğini öğreten öğretmenlerimiz hiç olmadı.

En büyük sanatın insan yetiştirmek olduğunu ne devlet büyükleri kavradı ne de anneler, babalar.

Heykeltıraşlar, müzisyenler güzel sanatlardan yetişti, en büyük sanat eseri olan insana heykel kadar değer verilmedi.

Her önüne gelenin öğretmen olduğu bir ülkede yaşıyoruz, öğretmenlik mimarlıktan da mühendislikten de daha kutsal bir meslek olması gerekirken, çocuklarımızın eğitimi sadece eğitim fakültesi mezunlarına da değil yeri geldi veterinerlere dahi teslim edildi.

Öğretmen sadece bilgisiyle, öğreticiliğiyle yaklaşmamalı, sanatçı kişiliğiyle yaklaşabilmeli çocuklara; öğretmen okulları yeter puanla da öğretmen almamalı, mutlaka bir de mülakat aşaması olmalı. Davranışları, konuşması, hayata bakışı, insana yaklaşımı, nezaketi, erdemi her şeyi ince elenip sık dokunmalı.

On iki yıl ilk ve orta öğretim, dört yıl yüksek öğretim yılı toplamı on altı yıl ediyor; on altı yılda bir insan doğruluğu, dürüstlüğü öğrenemiyorsa, hayatın her alanında karşılaşabileceğimiz çarpım tablosunda bile zorlanıyorsa, Atatürk İlke ve İnkılaplarını dahi sayamıyorsa hangi eğitim öğretimden bahsedebiliriz?

Öğrenmeye değil ders geçmeye, iyi bir bölüm kazanmaya endeksli eğitim sistemi iyi bir insan yetiştiremez.

Türkiye’de hangi meslek grubu doğrudur, dürüsttür, işini yapmakta mahirdir. Her meslek grubunun üyeleri mezun oldukları okullarda değil meslek hayatlarında öğreniyor ne öğreniyorsa, canımızı emanet ettiğimiz doktorlar bile öyle!

Öğretmen okullarında seçici olunmadıkça, müfredata önce insan tanımlaması kazandırılmadıkça, öğretmenlerimize ekonomik ve sınıfların fiziksel imkanları sağlanmadıkça Türk insanı değişmez; her şeyin en kolayından kazanılmasına bakar aynen öğretmenlerin en kolayından meslek sahibi olma isteği gibi.

Öğretmenlerimiz için öğrenciler bir sayıdan ibaret olmasaydı, en fazla aranan sorulan, bütün sıkıntıları omuzlanan, yükleri tüy kadar hafifletilen insanlar olurlardı.

Bu toplumun vebali siyasi yöneticiler ve öğretmenlerin omuzundadır. Herkes öğrencilik yıllarından sonra ardına dönüp baktığında kaç öğretmeni hatırlamaktadır, kaç öğretmenini arayıp sormaktadır, düşünebilir. Eğitim kalitesi öğreticinin kaliteli insan oluşuyla doğru orantılıdır.

Bu ülkede yolsuzlukların da, insan kayırmanın da, terörün de, adaletsizliğin de temelinde eğitim sistemi vardır.

Eğitim sisteminin yapboz oyununa dönmesinin eleştirisi yine yapılır, bizdeki eğitim boş dimağlara yapmayı değil bozmayı öğretmektedir. Yıllarca tarih öğretmenliği yapan bir kişi sorduğu soruların cevap anahtarını hazırlıyorsa hala kime neyi öğretebilir?

Eğitim ve öğretimde nasıl ki fen bilimlerinde deneye ihtiyaç varsa sosyal bilimlerde de sahneye, canlandırmaya ihtiyaç vardır.

Lisede yabancı dilimiz Fransızca’ydı bizim, 6 yıl orta öğretim, 1 yıl üniversite toplamı 7 yıl Fransızca eğitimi almış bir insan olarak 10’a kadar dahi sayamam ama branş hocası dahi olmayan geçici bir öğretmenin ezberlettiği Fransızca bir şarkı var aklımda!

İlkokuldan üniversiteye kadar öğrencilik dönemi yaşayan insana vatan, millet sevgisi dahi verilemiyorsa, PKK ve DAEŞ gibi örgütlerin taban bulması yadırganmamalıdır. Terör örgütleri kadar işini ciddiye almayan koskoca bir öğretmen kadrosu var!

Önceki ve Sonraki Yazılar