1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. O yazımızı hikaye mi sanmıştınız? Hepsi FETÖ'nün azgınları çıktı!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

O yazımızı hikaye mi sanmıştınız? Hepsi FETÖ'nün azgınları çıktı!

A+A-

2013 yılı Aralık ayında, Savcı Zekeriya Öz’ün devlete diklendiği, Savcı Muammer Akkaş’ın Çağlayan Adliyesi’nin önünde basın bildirisi okuduğu günlerdi.

Tasmasından kurtulmuş azgın köpekler gibi saldırıyorlardı.

Çağlayan Adliyesi’nde nöbetler ayarlanmış, kararları veren hakimler ve bu kararları uygulayacak savcılar, emniyet mensupları senaryoda ne yazıyorsa onu sahneliyorlardı. Her biri, pimi çekip hedefe koşan  intihar bombacısından farksızdı.

2 Ocak 2014 günü FETÖcülerle uğraşımız sonucu ihtiyadi tedbir kararıyla yayını durdurulan cafekulis sitesinde bir köşe yazısı kaleme almıştım. Herkesin ne olup bittiğini anlamaya çalıştığı, hatta konuşmaya dahi çekindiği günlerdi. Yazının başlığı bir hedef göstermenin yanında ironi içeriyordu: “Nur topu gibi hakimler Selçuk Hukuk’ta yetişti!” 

Yazıda iki hakim, bir hukuk profesörü ve bir eczacıdan bahsediyordum. Bu dört kişi, öyle hayal ürünü falan da değillerdi. İsimlerini de açık açık yazmıştım. Üstelik bu dört kişi hakkında ne bir adli tahkikat vardı, ne de tek bir satır haber; her biri diğerinden azgın ve aşağılık dört FETÖcüydü.

Hakim Vedat Dalda, Hakim Seyfettin Mermerci, Prof.Dr. Sami Karahan ve Eczacı Ali Akın.

Seyfettin Mermerci kendisi, Sami Karahan da avukatı vasıtasıyla tekzip metni göndermişti. Çok geçmeden de Karahan’ın şikayeti üzerine savcılıktan çağrılmıştım. Seyfettin Mermerci yayınladığım tekzip meninin bir süre sonra kaldırılmasını da rica etmişti, arama motorlarında adının FETÖcü olarak geçmesini istemiyordu.

2015 yılında HSYK tarafından açığa alınan 49 hakimden ikisi Vedat Dalda ve Seyfettin Mermerci’ydi; sonra her ikisi de ihraç edildi.

Ali Akın’ı Konyalı iş adamları tanır, siyasiler daha iyi tanır. Ali Akın’ın Bylock yazışmalarının çözümü mahkemeye ulaştı, o yazışmalarda bir eski milletvekilinin kendilerine nasıl yol gösterdiğinin diyalogları da var. Ali Akın ilk firar eden FETÖ mensuplarının gözdelerinden biriydi, siyasilerin ve yargı mensuplarının avuçlarının arsından uçup gitti. Peşinden el sallayan gaflet ve delalet içinde olanlar, bugün dahi itibarlarını koruyabiliyor!

Yargının esas imamlarından biri olan Sami Karahan 15 Temmuz’un hemen öncesinde Brüksel’e firar etti, oradan da Pensilvanya’ya geçti. Onun hakkında 5 Haziran 2015 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştum. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarının bilgilendirilmesini de istemiştim, yurtdışı yasağı konulmasını da. Bugüne kadar hiçbir sonuç çıkmadı, o suç duyurum da sumen altı edildi. Suç duyurusunu siyasilerin de gözüne soktuk, nerden bilebilirdik, hepsinin kör, sağır ve dilsiz olduğunu…

Seyfettin Mermerci’nin Bylock dökümlerine ulaşılmış, 549 kez bağlandığı tespit edilmiş, halen firari sanık olarak yargılanıyor.

Vedat Dalda, nöbetçi olduğu gün eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u tutuklayarak meşhur olmuştu. Şimdi tutuklu yargılanıyor.

Sami Karahan, Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan Konya Kent Yapılanması Davası olarak adlandırılan davanın firari sanığı. İsnat edilen suç FETÖ TERÖR Örgütü Üyeliği, yanlış okumadınız üyelikten yargılanıyor haysiyetsiz adam. Şaka gibi!

Sami Karahan’a sorsanız ve samimi bir cevap verecek olsa, “Bunca emeğim geçti, bana üyelik sıfatını mı lâyık görmüşler” diyecektir. Bir de lakap takmış bana, attığı twitlerde “Şampiyon” diye sesleniyor. Sanırım yeni atacağı twitte, “Şampiyon sen de olmasan bunlar beni adam yerine koymayacak!” diyecektir. Üstelik Kent Yapılanması Davası’nda ne işi var bu şerefsizin? Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında belki yüzlerce aleyhte beyan varken, neden 524 sanıklı davada sıradan bir üyelik suçlaması ile yargılanıyor? Daha önce “Sami Karahan Domuzun başıdır!” başlıklı bir yazı yazmıştım; bu adam Bankasya’nın, Tuna Gayrimenkul’ün, Mimoza Yayıncılık’ın ortaklarından biri, daha neler vardır neler…

Tüm bu hatırlatmaları neden yaptığımı merak edenler olacaktır. Bazıları, “Ben söylemiştim” cakası satıyor çakallığına da sığınacaktır. Değil kardeşim değil, maksadım bu değil. Maksadım, tahkikatların ve yargılamaların yolunda gitmediğini anlatabilmek…

Geçmişten bir yazımla örnek verdim sizlere, bir de gelecekten örnek vereyim; gelişmeleri de birlikte takip edelim.

İsmi Kamil Meraklı. Konya Barosu’na kayıtlı bir avukat. Avukatların ve siyasilerinin imamı FETÖcü avukat Abidin Gürsoy’un savunmasını yapmak üzere Avukatlar Dosyası’nda görev aldı. Avukat Kamil Meraklı FETÖ mensubudur. Sanmayın bu iddiayı, Abidin GÜRSOY’un savunmasını üstlendiği için falan ileri sürüyorum. Tıpkı Dalda, Mermerci, Karahan ve Akın hakkında yazdığım yazıdaki gibi açık seçik ilan ediyorum.

İlan etmek yeter mi, yetmez. Kendisini benimle ilgili “İftira” isnadıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmaya davet ediyorum. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, bu yazımı ihbar kabul etmelidir, Kamil Meraklı hakkında işlem başlatmalıdır.

Yeter artık!

Amerika’daki Zarrab Davası’nı ve hatta Kılıçdaroğlu’nun duyuracağı belgeleri pürdikkat izleyenler, bu memleketin evlatlarını şehit edenlerin davasına neden kayıtsız kalıyor?

Duruşma salonunun kapısında 8 saat sırasının gelmesini bekleyip, tescilli bir FETÖ yöneticisi hakkında “Ben FETÖ ile irtibatını görmedim” deyip tahliyesine katkıda bulunan Konya’nın kelli felli sanayicisi, bir tane FETÖ mensubu aleyhine şahitlik etmiş midir acaba? Alçaklığın da bir sınırı var!

Biz FETÖ mücadelesinde 17 Aralık tarihinden de önce dersaneler tartışmasının başladığı yerde ayaklarımızı sabit kıldık. Bu mücadele 2005 yılına kadar uzanıyor. 15 Temmuz hiç yaşanmasaydı da bu sapkın yapıyla mücadelemiz yargı kayıtlarına geçmiştir. Ancak vicdanımızı sızlatan gevşeklikleri, gerzeklikleri, dangalıkları ve aymazlıkları görünce, içimiz içimize sığmıyor; FETÖCÜ olanları, bunları görmezden gelenleri, koruyup kollayanları ifşa ediyoruz, suç duyurularıyla yargıya taşıyoruz.

Atandığı 24 Ekim’den buyana ağzından FETÖ lafı dökülmeyen İl Başkanı Hasan Angı’ya da “Sayın Başkan o koltuğa oturduğun günden buyana nerdeyse bir  buçuk ay zaman geçti, ağzından hiç değilse bir FETÖ lafı çıksın artık!” diyoruz!

***

02 Ocak 2014 tarihli köşe yazım

NUR TOPU GİBİ HAKİMLER SELÇUK HUKUKTA YETİŞTİ

Bir dönem ne çok eleştirilirdi Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Neymiş efendim, hukukçu yetişmiyormuş. Okulda profesör yokmuş.

Hukukçu yetiştirmediği yalan

İşte sebebi: Hakim Vedat Dalda ve Hakim Seyfettin Mermerci Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur.  Hem sınıf arkadaşı hem de ev arkadaşlarıdır; İstanbul Adliyesi'nde görevlidirler.

Kamuoyu kendilerini nereden tanır? Ergenekon Davası, OdaTv Davası, Cüppeli Hoca davası, Poyrazköy Davası, 2.KCK Davası, Futbolda Şike Davası hakimleridirler ve hatta Vedat DALDA nöbetçi hakim olduğu gün İlker Başbuğ’u da tutuklayarak gündeme damgasını vurmuştur.

Şimdi soruyorum. Bu insanları hukukçu saymamak mümkün mü?

Profesör yok iddiası da artık bugün yalan

İşte sebebi: Prof.Dr. Sami Karahan Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku dersi vererek ve ömrünü akademik kariyer için tüketerek mesleğinde zirveye ulaşmıştır. Hem Hakim Vedat Dalda’nın hem Hakim Seyfettin Mermerci’nin hocasıdır. Bu iki hakimin hayatlarında hem hoca hem bir büyük olarak önemli yer tutar. Prof. Dr. Sami Karahan şu anda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim görevlisidir. Her üçü de İstanbul’da olan bu aydın insanlar en azından bayramlarda bir araya gelip, geçmiş günleri anıyor ve  ülkenin geleceği konusunda sohbet ediyorlardır. Arada hoca öğrencilerine soru sorup sınav da yapıyor mudur? Ya da hakim beyler çözemeyecekleri konularda hocadan akıl alıyorlar mıdır? Her hocaya böyle öğrenciler, her öğrenciye böyle hoca nasip olmaz.

Prof.Dr. Sami Karahan Ticaret Hukuku dersi vermenin yanında ticari hayatta da başarı sağlamıştır. Kendisi hem BankAsya’nın binde 6 hissedarı, hem de Tuna Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin binde 2 hissedarıdır. Hocayı kardeşi gibi seven ve bilgisine güvenen işadamı eczacı Ali Akın da bu şirketlerde hissedardır. Yani Sami KARAHAN ticaretin hem hukukuna hem inceliklerine vakıf; hem profesör hem işadamı. Daha ne olsun!

Unutmadan Prof.Dr. Sami Karahan'ın hakim ve savcı olmuş öğrencileri sadece Vedat Dalda ve Seyfettin Mermerci değildir. Boş bir zamanımda diğerlerinin isimlerini ve görev yaptıkları yerleri de yazayım, okuyun, aklınızda bulunsun; hepsi de nur topu gibi aydın insanlardır ve tek dertleri memleketimizin geleceğidir!..

Önceki ve Sonraki Yazılar