1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Necip Fazıl Saygı Ödülünü, Üstad’a saygısızlık eden mi aldı?
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Necip Fazıl Saygı Ödülünü, Üstad’a saygısızlık eden mi aldı?

A+A-

İslamcı kesimin Üstad Necip Fazıl Kısakürek’le başlayan edebiyat tarihi bir çok kırılmalar yaşadı. Seksen sonrası Yaşar Kaplan’ın “Aylık Dergi”sini düzenli takip etmiştim. Bir çok edebiyat dergisi okudum hiçbiri de Aylık Dergi tadını vermedi. Edebiyat dergileri politikadan uzaklaştığı için benim gibi ideoloji ve politika arayışı içinde olanlar edebiyat dergilerinde belki de en fazla öyküleri okudular.

Necip Fazıl’ın bütün kitaplarını, şiirlerini okudum. Bazı geceler sabahlara kadar Çile’den şiirler okuduğum, öğrenci evinde arkadaşlarımı bıktırdığım da oldu. Necip Fazıl şiirleri bir şiir olmaktan öte yaşanmış hikayelerdi, her satırı sarsıyordu, her şiirde bir insan çilesi vardı. Şiirdeki yaşanmışlık hepimize Necip Fazıl şiirlerinden mısralar ezberletti, onun şiirleri kadar kimsenin şiir ezberi de yoktur bizim kesimde, hatta Mehmet Akif’in şiirleri bile onun şiirleri kadar yer bulmadı zihinlerimizde.

Necip Fazıl şiirde de en üst düzeyde bir şairdi, temsili kabiliyette de. O yazılarıyla yerden yere vurduğu rejim yöneticilerinin düşmanlığını kazandığı gibi devleti yöneten başbakanla da kendi çizgisini koruyarak görüşebilen cumhurbaşkanlığı resepsiyonlarına da davet edilen, gözardı edilemeyen bir muhataptı.

Menderes’le başlayan siyasi diyalogları, Erbakan’la, Demirel’le Türkeş’le devam etti, hepsiyle de bir Necip Fazıl kimliğiyle görüştü, hiçbir zaman bir siyasetçinin taraftarı da olmadı adamı da. Onları kendi inandığı davaya davet ettiği gibi, miting alanlarında “Başbuğ Üstad” diye slogan atıldığında, “Ben hayatımda hiç ulumadım” restini de çekti. “Yollar yaptıran, kendi yolunu bulamayan adam” dedi Menderes için, örtülü ödenekten aldığı paranın esiri de olmadı. Erbakan’a yakın durdu, verdiği milletvekili listesine karşılık bulamayınca, MSP-CHP ortaklığında “Şerbakan” diyecek kadar da ileri gitti. Mevdudi’ye Merdudi, Seyit Kutub’a reformist dedi. Kime ne derse desin Üstad Necip Fazıl Kısakürek’e kimse bir şey diyemedi. O bu coğrafyanın yerli İslamcısıydı, bu toprakların tarihi misyonunu, mirasını bilen bir dava adamıydı.

Yaşadığı dönemde ayak basmadığı il, davasını anlatmadığı solan kalmadı. Hep koştu, koştukça teriyle yazdı. Bütün yazılarında, şiirlerinde alın teri olduğu için hepimizi yazdıkları kuşattı, hepimizin alnıçatından vurdu.

Bu dava öksüz” çırpınışları davaya evlatlar kazandırmaktan başka bir dert taşımıyordu. Üstad Necip Fazıl, gölgesinde serinlediğimiz asırlık çınarı bir anda büyütmüş bir devdir. Her eksiğe dokunan, her yerde sözü olan, her şer cephesine karşı savaş açan adamdı. İlmihal kitabı da yazdı, roman da; şiirler de yazdı senaryolar da; konferanslar da verdi, miting alanlarında da konuştu. Sanatta rehber olduğu gibi Sümerbank yolsuzluğuna da duyarsız kalmadı.

Necip Fazıl, davası için şiirler yazan, roman yazan, sinema setlerinde koşturan bir ideolog, bir aksiyon adamıydı. Ondan başka da hiçbir edebiyatçı onun gibi olamadı.

Yüksel Kanar,Mâverâ İddiacıları Mâsiva Giriftarı” başlıklı yazısında, “Yedi Güzel Adam”ın Necip Fazıl’a reddi miras yaptığını, Üstad Necip Fazıl’ın da hepsini evlatlıktan reddettiğini anlatmış.

Üstad Necip Fazıl’a Yedi Güzel adamın gönderdiği mektup, Büyük Doğu Dergisi’nde de yayınlanmış:

“Malumunuz olan siyasi kanaatimizin değişmediğini ve değişmeyeceğini elbette takdir buyurursunuz. Bu bakımdan Büyük Doğu’nun ikinci sayısında size arzettiğimiz ve muvafakatınızı lutfettiğiniz stratejiye muvafık düşmediğine ayrıca bu sayının en yakın çevremizi de çok derin bir üzüntüye sevkettiğine şahit oluyoruz.

Bundan böyle dergiden bizi affetmenizi, yazılarımızı yayınlamamanızı istirham ediyoruz. 

Bunları size karşı beyan, bizim için çok güç olmuştur, üzgünüz.
Kendimizi sonuna kadar B.D. davasının mensubu saymak, bundan böyle de boynumuzun borcudur. Bundan emin olmanızı dileriz. 

Saygı ve bağlılıklarımızla     20 Mayıs 1978.

Mektubun altında Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayezıt, M. Akif İnan, Rasim Özdenören, Bahri Zengin ve Reşat Aksoy isimleri var. Sadece Cahit Zarifoğlu isminin altında imza yok. Üstad mektuba kendi el yazısıyla “Hıyanet vesikası” ve “Kötü dostlar” notlarını düşmüş.”

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Evlatlıktan Red” başlıklı cevabı da gecikmemiş:

Kendilerine ait hiçbir düşünceleri, iddialarını ayakta tutacak fikirleri yoktur. Geriye dönüp, ihanet ettikleri davanın savunucusu olan N. Fazıl’ın görüşlerini kendilerine mal ederek ve tabii ki asıl değerlerini de küçülterek savunmaktan başka malzeme yoktur elerinde. Çünkü düşünce becerisinden uzaktırlar ve davaya ihanetlerini kapatacak her şeyi göze alacak tıynette kişilerdir. Bir de kaçışlarını açık bir şekilde savunacak güçleri yoktur. Tek atımlık baruttan bile mahrumdurlar.

Üstad Nacip Fazıl’ın Büyük Doğu’dan ayrılan o şair ve yazarlarla 1978 yılından sonra hiç görüşmediği de kayıt altına alınmalıdır.

Üstad, Raporlar’ın 4 Temmuz 1978 tarihli 4.’sünde “MAVERACILAR VE BİR ÖLÇÜ” başlığında Büyük Doğu’dan ayrılan şair ve yazarlara yine bir şeyler söylemiş:

Mâverâ” isimli, üzerinde eğilmeye ve birtakım vaadler hecelemeye değer bir mecmua ve etrafında bir çevre var ki, her biri tam âyar Büyük Doğu’cu bildiğim ve kadromuzda gösterdiğim (otomobil-kendinden hareketli) eser verme çağında, olgun yaşta gençler diye sıfatlandırılabilir bu zümreyi korkunç bir kaçaklık içinde görmekle, ötedenberi biricik gıdamı teşkil eden inkisar ve ıstırapların en zalimine uğramış bulunuyorum.

Ayrılış hikayesinin sebep ve sonuçları herkesi kendi ürettikleri ve saygınlığı içinde değerlendirtecektir. Üstad Necip Fazıl’ın en dikkat çeken sitemi: “Bunlar benim M.S.P. milletvekili namzetleri listesine alınmak üzere öne sürdüğüm ve âdi şahıs plânı üstünde fikir ve ideal temsilcileri olarak mutlaka kabullerini istediğim ve atlatıldıklarına şahit olduğum gençler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden “Necip Fazıl Saygı Ödülü”nü, Üstad Necip Fazıl’ın kendisine saygısızlık yaptığını söylediği Rasim Özdenören aldı!

Önceki ve Sonraki Yazılar