1. YAZARLAR

  2. Doğan HİSAR

  3. Musa Arat'ın İl Başkan adaylığını açıklaması zamansız, gereksizdir!
Doğan HİSAR

Doğan HİSAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Musa Arat'ın İl Başkan adaylığını açıklaması zamansız, gereksizdir!

A+A-

AK Parti kuruluşundan buyana demokrasi içindeki bütün yöntemleri denemiş bir partidir. Sözü fazla dallandırıp budaklandırmadan İl Başkanlığı seçimleriyle ilgili düşüncelerimizi, birkaç örnek vererek sınırlandıracağım.

2002 Yılında AK Parti her siyasi partinin kuruluş evresinde yaptığı gibi il başkanlarını atamıştır, bir sonraki kongre döneminde genel merkez güçlü adayları ortak liste çıkarmaları hususunda bir araya getirmiş, ikna edemediği adayların kendi listelerine ve adaylıklarına müdahale etmemiştir.

Mevcut İl Başkanlarının milletvekili seçilmesiyle boşalan yerlerine, milletvekillerinin onay verdiği kişileri il başkanı olarak atayan bir dönemi de yaşamıştır.

İktidar Partisi olması, daha sonraki süreçlerde İl Başkanlarını Genel Merkez’in kendi yöntemleriyle yaptığı yoklamalar sonrası, İl Başkan adaylarını belirleyecek bir alışkanlığı temayül haline getirmiştir.

Konya’da bu temayüle uymayan kişi, il başkanı seçildiği halde görevden alınmıştır. Okuyucularımızın birçoğu hatırlamayacaktır, Mustafa Çevik bu örneği yaşayan tek kişi olmuştur. Daha önce il başkanlığı yapan, delegeleri kendisi belirleyen, milletvekili aday adaylığı için istifa eden, milletvekili seçilemediği için de sonraki kongre sürecinde o dönem yine Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları bir araya getirip belirlediği aday üzerinde uzlaşma sağlanmasına rağmen aday olan, il başkanlığını kazanan Mustafa Çevik il başkanlığı görevinden alınmıştır.

Mustafa Çevik’in aday olacağını ilk kez kamuoyuyla paylaşan da Ahmet Şükrü Kılıç oldu. “Mustafa Çevik’in karşısında Recep Tayyip Erdoğan da aday olsa kazanamaz” tespini paylaşmaktan da çekinmedi.  Çünkü Mustafa Çevik İl Başkanlığı döneminde ne kadar yakını varsa hepsini delege olarak yazmış, listede kendisine oy verecek insanları özenle seçmiş, kiracısından gelinine kadar hepsini yetkilendirmişti. Dışardan bakan Mustafa Çevik’in görevden alınmasını demokratik temayüllere aykırı bulabilirdi ama esas demokrasiyi katleden, delege yapılanmasıyla kendine siyasi özerklik alanı oluşturan, hiçbir siyasi karşılığı olmadığı halde kendisine emanet edilen siyasi yapıda şark kurnazlığıyla elde edilen aşiret yapılanmasına, müsaade edilmesi de beklenemezdi.

O dönemde en sert eleştirilerle Mustafa Çevik yapılanmasını deşifre eden Ahmet Şükrü Kılıç hakkında Mustafa Çevik dava da açtı. Kılıç önce berat etti, sonra Yargıtay’ın kararı bozmasıyla üç ay hapis cezasına çarptırıldı, hapis cezası para cezasına çevrildi, üç bin lira para ödedi. Kılıç ödediği para cezasıyla kaldı, Mustafa Çevik de görevden alındı; şu anda Mustafa Çevik’in esamesi okunmuyor!

Bütün bu gelişmeleri anlatmamın elbette ki bir nedeni var; Konya AK Parti İl Başkanı Musa Arat yaptığı basın toplantısında İl Başkanı adayı olduğunu açıkladı. Yersiz, zamansız ve gereksiz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.

Musa Arat yaptığı bası toplantısında, gazeteci bir arkadaşın, "Yeni dönemde tekrar aday olacak mısınız?" sorusu üzerine, "Ülkemizin geçtiği bugünleri dikkate alarak birilerinin beklentisi doğrultusunda meydanı boş bırakmaya niyetimiz olmadı, olmayacak. Cumhurbaşkanımızın durduğu noktada, onun çalışmalarını kolaylaştırma adına bu zamana kadar her şeyi yaptık, bundan sonra da her şeyi yapacağız. Bi̇ri̇leri̇ni̇n ekmeğine yağ sürmeyeceğiz." demiş.

Siyasette özellikle atanan insanların duygularına yenik düşmeden, takdir edilen neyse beklemesi doğru olacaktır.

Şahsi kanaatim insan bulunduğu yere kendi verdiği mücadelesi, emeği, siyasi karşılığı ve alnının teriyle gelmelidir, maalesef bizde siyaset atanan insanlar tarafından belirlendiği için bu tür mücadele örnekleri siyasette yer bulamamaktadır, diyeceğimiz o ki, atanan insanlar kaybedeceklerini anladıkları anda mücadele adamı pozlarına hiç girmesin, gerçekten komik oluyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar