1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Mücahitlerin müteahhitleşmesi meselesi!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Mücahitlerin müteahhitleşmesi meselesi!

A+A-

Müslümanların da karşı kesimin de dilinde pelesenk oldu neredeyse, mücahitler müteahhit oldu benzetmesi. Türkiye’de proletarya kıssaları anlatıp, burjuvalaşan yazar, entelektüel, aydın, sivil toplum örgütü başkanları, siyasetçiler, sanatçılar hatta aktivistler bu kadar eleştirilmedi. Onlar senaristlik vazifelerinin hakkını verseler de, ezilen halkların sırtında kambur olmaya, kene gibi kanlarını emmeye hep devam ettiler.

Mücahitler sadece müteahhit olmadı bu ülkede, bütün meslek grupları ekonomik standartlarını yükseltmenin derdine düştü. Bürokratlar da memur kesimi de kendi meslek alanında müteahhitleşti daha iyi bir makama gelmek, ek göstergesi daha yüksek, daha iyi bir maaşa kavuşmak için.

Daha önce kaç mücahit iş adamı, kaç mücahit bürokrat, kaç mücahit akademisyen, kaç mücahit avukat, kaç mücahit sanayici, kaç mücahit hakim/savcı, kaç mücahit öğretmen, kaç mücahit doktor, kaç mücahit siyasetçi vardı? Göze gelen sadece müteahhitler olmamalı, bir değişim varsa, müteahhitleşmek söz konusuysa, her meslek grubunda aynı istekler ve özlemler yaşantılarında pratik kazandı.

İnsanın ekonomik gelişimi ve yükselişi kimseyi endişelendirmemeli, kimsenin de eleştirisini üzerine çekecek bir sorgulamayı getirmemelidir; eleştirilerimiz insanın standartlarını koruyarak, kazançlarını istihdam alanlarında kullanıp kullanmadığına ya da kazançlarını paylaşıp paylaşmadığına bakılmalıdır.

Bizler için esas sınanma bir şeyler elde etmeye başladığımızda başlamaktadır. Helal kazanç ve kazançlarımızı Allah’ın istekleri doğrultusunda kullanmak, kimsenin kınayacağı bir şey olamaz. Mücahitlerin müteahhitleştiği eleştirisini getiren her kim varsa, kendi yaşam standartlarını da gözden geçirmelidir. Bir yozlaşma söz konusuysa hepimizde müteahhitleşme alışkanlığı gelişmiştir. Bundan yirmi yıl önceki duyarlıklarımız ve yaşantılarımız arasında nasıl bir fark vardır? Eleştirdiğimiz insanların imkanlarına kavuşmadan aynı alışkanlıkların emareleri, ekonomik durumumuza kendi üzerimizde de görülmekte midir? Müteahhitleşen bir mücahit ya da mücahideler miyiz yoksa müteahhitleşme özlemleri çeken bir yerde mi duruyoruz?

Hayat gailesini kendi dünyasında büyülten, eleştirileri hep başkası üzerinde geliştiren insanımızın kendini sorgulaması gerekmektedir. Kendi imkanlarımız dahilinde kaç insana yardımcı olduğumuzu, bir yıl içinde kaç lira yardımda bulunduğumuzu kendimize sorduğumuzda paçalarımızdan nasıl bir müteahhitleşme kirlerinin döküldüğünü göreceğiz. Ramazan münasabetiyle alışkanlık haline getirdiğimiz zekat dağıtımlarımızı kim ne kadar yapıyor, fitrelerimizi hangi ölçüye göre dağıtıyoruz? Kredilerle hayat standartlarımızı yükselttiğimiz bir çağda, borçlanarak varlıklarımızı artıran edişlerimizin müteahhitleşme alışkanlığını hiç sorgulamayacak mıyız?

Mücahitlerin müteahhitleşmesi eleştirilerini biraz da kendi üzerimizden sorgulama zamanı gelmiştir; hem de giyim kuşamlarımızdan hayat standartlarımıza kadar!

Dünyada fikir üreten, ideoloji nazariyeleri yazan bütün insanların burjuva olması tesadüf olamaz ayrıca. Bir tek istisnası vardır, onlar da vahiyle muhatap olan Peygamberlerdir!

Yapıları tanımadan bir şey üretilemeyeceğine göre, yapıları tanıyarak her yerde insan kalmanın, insanî üretimlerde bulunmanın dert yükleri olunmalıdır. Kendimizi benzetmelerin esaretine kaptırmadan, kurtuluşlarımızın yol haritalarını çizebilmeliyiz. 

Her alanda mücahitlerin müteahhitleşmesi gerektiği düşüncesindeyim, sadece ahlaklarımızı korumamız gerekiyor!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic   

https://twitter.com/cafekulis

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic 

 https://www.facebook.com/cafekuliscom

Önceki ve Sonraki Yazılar