1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Misafirlerin bile sakallarını tıraş eden orduevleri vardı!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Misafirlerin bile sakallarını tıraş eden orduevleri vardı!

A+A-

2003 yılıydı, Konya milletvekilleri Halil Ürün ve Ahmet Büyükakkaşlar’ın da olduğu bir yemeğe davet edildim.

Davet emekli bir albay tarafından verildi.

Daha doğrusu Ahmet Büyükakkaşlar’ın da o dönem ortaklarından olduğu holdingin yöneticilerine verilen bir yemekmiş.

Emekli albay da bir iş adamı olmuş. Subayevi ya da Orduevi diyebileceğimiz bir yere gittik. Yemeğe oturduk.

Fazla geçmeden -siparişler dahi alınmadan- bir rütbeli asker geldi.

Konya'dan gelen misafirlerden birinin kulağına eğilerek bir şeyler söyledi, sonra da birlikte kalktılar.

Arkalarından emekli albay da gitti. Geriye yalnız döndü.

Ne oldu diye sorulduğunda endişeye mahal yok işareti yaptı emekli albay.

Biz de o işaretle yetindik.

Yarım saat sonra kaldırılan misafir geldi.

Oturmasıyla gülüşmeler başladı.

Adama sakal tıraşı yapmışlar. “Sende sakal mı vardı” şaşkınlığıyla sordum.

Bir-kaç gündür tıraş olmamıştım, sakal değildi” dedi.

Bir koyun kırkan yapı vardı.

Bu hal milletvekillerince bile, komedi olarak algılanabiliyor, gülüp, eğlence haline getirilebiliyordu.

Yaşananlar karşısında yemeğin tadını kaçıran olmuştuk o gün.

Aynı gece hiç unutmuyorum ESAM Genel Başkanı, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoyla konuştuk.

Yazarlar Birliği eski Genel Başkanı D. Mehmet Doğan da vardı.

Oturanlardan biri “Bir günde bizi tarihimizden kopardılar, kısa sürede bizi korkularla sindirdiler” dedi.

Bir günde tarihinden kopan halk zaten tarih olmaya mahkumdur.

Sen nasıl bir günde tarihinden koptun?

Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı bir inanç, bir gelenek, bir örf varmış.

Sorgulamayı yaptıktan sonra, soru şu olmalıdır dedim: “Biz nasıl bir günde tarihimizden koptuk?”

Korkunç bir tarih görselliği yaşıyoruz aslında .

Mesela, asırlar sonra Mısır Piramitleri Dünyanın Yedi harikasından biri oluyor.

Zulmün tarihidir orası.

Binlerce insanın sırtında taşınan taşlar ve kırbaç izleri, zihinlerimizde yer edinmiyor.

Tarih insandan başka bir şey değildir; okuyoruz sadece...

Bir medeniyet kurmamız gerekiyor. Bunu kimse kurmayacak; ben harç olacağım, sen tuğla olacaksın, bir başkası usta, birlikte inşaa edeceğiz.

Nereden nereye gelindi, bir devrimdir yaşananlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar