1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Milli Görüş, Muhafazakar Demokrat yerini koruyor, kaybolan erdem!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Milli Görüş, Muhafazakar Demokrat yerini koruyor, kaybolan erdem!

A+A-

Ne çektiysek biz toplumsal ayrımcılıktan çektik. Her yapının içinde tuleka her zaman olacaktır. Daha kendi fethini gerçekleştiremeyen insanların fetih kavramlarını yerli yersiz kullanması da ciddiyetsizliktir. İktidar nimetlerinden faydalanmaksa, kim aynı düşünceleri taşımamaktadır? İnsanların samimiyetlerini ölçenler biraz da kendi durumlarına bakmalıdır. Sözgelimi Milli Görüş geleneğinden gelenler neden AK Parti’de ağırlıklı değildir sorusu, ‘ağırlıkları olmadıkları için yerlerinden olmuşlardır’ cevabıyla da muhatap kılınabilmelidir. Ayrıca Milli Görüş geleneğinden gelen insanların neredeyse tamamı AK Parti içinde yer almıştır, geri kalan yüzde birlerin altındaki kişilerin çoğunluğu da AK Parti’de yer bulamayacağını bildikleri için orada kalmışlardır.

Bizim için esas olan hangi gelenekten geldiği olmamalıdır, kişilerin ne kadar ahlaklı, ne kadar fedakar, ne kadar devlet ve millet kaynaşmasında harç olabilme kabiliyetine sahip olduğuna bakılmalıdır. Artık Türkiye’nin partisinde bir gelenek üstünlüğü tartışması yapılamaz, ille de yapılması gerekiyorsa İslamcı Gelenek denilmesi gerekmektedir. Geçmiş dönemlerde Milli Görüş geleneği içinde yer almayan, yer aldırılmayan İslamcılar AK Parti içinde yer alabilmiştir. Milli Görüş geleneğinden gelen insanların ne kadarı ahlak ve maneviyat çizgisini korumuştur da geçmişin hesabı günümüze taşınmaktadır? Namuslu, ahlaklı, dürüst, vatanını ve milletini seven, bu değerlere sahip her insan hangi gelenekten gelirse gelsin başımızın tacıdır!

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde üç siyasi lideri önemsediğimi belirtmeliyim. Alparslan Türkeş, Ülkücü hareketle, dindar bir kimliğe sahip olmadığı halde milliyetçi duygularla Türkiye’nin dinsizleştirilmesinin önüne geçen büyük bir rol üstlenmiştir. Alparslan Türkeş’in başlattığı hareket olmasaydı, Türk ve Kürt gençliği sosyalist ve komünist olmanın cazibesine kapılacaktı. O dönemde ne Akıncılar vardır ne de Milli Türk Talebe Birliği gençliği vardır, her iki İslamcı yapının kuruluşunda da Ülkücü hareketten kopan Muhafazakar Milliyetçi Ülkücüler vardır. 80 Darbesi öncesi İslamcılarının komünistlerle bir kavgası da yoktur!

Necmettin Erbakan, İslamcı düşüncenin devletle tanıştırılmasında en büyük görevi üstlenmiştir. Erbakan Hoca’nın siyasi yaşamında devlet yönetme isteği olduğu kadar, devleti yönetecek kadroların yetişmesi derdi de vardır. Başlangıcında Necip Fazıl Kısakürek’in yoğurdu Milli Türk Talebe Birliği ve Erbakan Hoca’nın belirleyicisi olduğu Akıncılar Gençliği ideolojik ve siyasi gelişimleri kadar, kendilerini devleti yönetmeye inandırmış bir nesil olarak da varolmuşlardır.

Ayrıca yüzlerce İslami Cemaat ve sivil toplum hareketleri de kendi eğitimlerini bağımsız olarak geliştirmişlerdir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurucusu olduğu AK Parti hareketi, bütün İslami grupların kendinde yer bulduğu hareket genişliğine sahip olmuştur. Sayın Erdoğan da yetişen insanları devlette kadrolaştıran bir lider olmuştur. Bu hareketin içinde bütün İslami gruplar yer almıştır, bu hareketin içinde sadece İslami Gruplar değil, Ülkücüler, Sosyal Demokratlar, Liberaller de yer almıştır. AK Parti, Türkiye partisi olmayı, sınırlarını genişletmeye borçludur. AK Parti’nin kuruluş yıllarındaki dağılım oranını yeniden yakalaması gerekmektedir!

Türkiye yatırımlarda müthiş bir gelişme yaşamıştır ama kavramlarda bir gelişme yaşayamadığı gibi, bir yanlışlık olduğunda hemen geleneklere dönüş çağrısı yapılacak bir aldatmacayı yaşamaktadır.

Bizler gelenek tanımlarını da aşmak zorundayız. Bizleri gelenek çağrıları esir almamalıdır. Bizleri medeniyete taşıyacak olan gelenek çağrıları değil ahlak olacaktır. Nedense kimin ahlaklı, kimin ahlaksız olduğunu konuşacak durumda değiliz. İnsanın hangi gelenekten geldiğinden daha çok ne kadar ahlaklı olduğuna bakılmalıdır. Milli Görüş geleneğinden gelen bir sürü ahlaksız insan vardır. Geleneği yer edinemeyişlerimize malzeme eden, ahlaksızlıklarımızı örten bir maske haline getirdiğimizde zaten bir anlam da ifade etmemektedir.

Ben bir insanın hangi gelenekten geldiğine değil, ne kadar ahlaklı olduğuna bakılması gerektiğine inanırım. Seçiciler seçtiklerinde ahlaklı mıdır, kazanımlarımız ahlaklı mıdır, işimizi ahlaklı mı yapıyoruz soruları neden sorulmaz?

Bizler erdemli insanlar olmak zorundayız.

Milli Görüş geleneği kadar Erdemliler Hareketi neden tutmamıştır?

Milli görüş içinde ahlaksızı da barındırabilir ama “erdemli” dediğinizde ahlaksızlar göze batacaktır; onun içindir ki, Muhafazakar Demokrat tanımlamasına geçiş yapılmıştır!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic 

https://twitter.com/cafekulis

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic 

 https://www.facebook.com/cafekuliscom

Önceki ve Sonraki Yazılar