1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Mevlana Meydanı’nda sen neden konuşturulmuyorsun?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Mevlana Meydanı’nda sen neden konuşturulmuyorsun?

A+A-

Demokrasi Nöbeti’nde, Mevlana Meydanı’nda toplanan insanlar karşısında ilgili ilgisiz bir çok insan konuşturuldu, biz şahidiz ki; paralel yapıya karşı en başından buyana neredeyse tek başına mücadele eden adam sensin, neden sen konuşturulmuyorsun?” diye soruyor parti yönetiminde görev yapmış bir tanıdığım.

Bu soru şahsıma yöneltilene kadar benim de hiç aklıma gelmemişti.

En baştan söyleyeyim ne öyle bir davet bekliyorum ne de davet edilsem dahi konuşacak bir düşünce taşıyorum.  

Biz zaten her gün en az Mevlana Meydanı’nda toplanan halk kadar bir kitleye yazdığımız yazılarla, yaptığımız haberlerle ulaşıyoruz. Ayrıca Mevlana Meydanı organizatörleriyle de görüşüyoruz, istişarelerde de bulunuyoruz.

Belediye başkanlarımızdan, ilçe başkanlarımızdan, sivil toplum örgütü başkanlarımızdan da arayanlar oldu; taktirlerini ve tebriklerini dildirdiler. Verilen mücadelenin herkes farkında; bunu şunun için söylüyorum, herkes üzerine düşen sorumluğu yerine getirme hususunda bir diriliş ve bilinç yakaladı. Kimsenin bir şey konuşmasına, bir şey anlatmasına gerek kalmadan, milleti yönlendirmesi beklenen kanaat önderlerini milletimiz yönlendirdi. Bu milletin aklı da feraseti de bilinci de tutkusu da aşkı da azmi de hepimizin önünde!

Yıllar önce yine benzer bir değerlendirmede bulunmuştum; seçim otobüslerinde ya da meydanlarda nutuk atan insanlarla milletin yer değiştirmesi gerekiyor.

Konuşan insan konuşması bittikten sonra çeker gider ama o halk hep orada nöbet tutuyor; kimin kime çağrıda bulunması gerektiği de bu kadar açık, bu kadar net!

Mevlana Meydanı’nda hiçbir sıfatı olmayan halktan birini konuşturduğumuzda aradaki fark daha iyi anlaşılacaktır; söz buraya dayanmışken Mevlana Meydanı organizatörlerinden darbeye karşı meydan okuyan, meydanları dolduran halkımızın içinden boyuna posuna, kim olduğuna bakmadan birini konuşturmalarını da hatırlatıyorum.

Paralel yapıyla bağlantısı olduğunu kesin bildiğimiz kişileri KOM’a bildirelim!

Hepimizin üzerine esaslı bir görev düşüyor. Paralel yapıyla bağlantısı olduğunu bildiğiniz insanları KOM’a giderek bilgilendirin kardeşlerim. Bu yapının hiçbir acıması yok, kendinizi ihbarcı düşüncesinden arındırarak bu kutsal ve hayati sorumluğu yerine getirin lütfen.  Hiç hoş bir ifade olmamasına rağmen kullanacağım; “Demir tavında dövülür!”

Adaletli olacağız, kimseye hakketmediği bir sıfatlandırmayı yapıştırmayacağız, fırsat düşkünlükleri bazı insanları çizdirebilir ama Allah’ı kandıramayacağımızı hesaba katmalıyız. Bu büyük bir sorumluk, büyük bir vebal; bildiklerimizi anlatmamak da bir vebal, işi fırsata dönüştürüp bir insanı çizdirmek de bir vebal!

Solcu arkadaşlara karşı nezaketimizi kuşanmalıyız!

Sosyal medya üzerinden darbe girişimlerini kınayan sol düşüncedeki insanlara karşı da nezaketimizi korumak zorundayız, darbeye bütün bir halk karşı çıktı, belki bizler kadar sokağa dökülmediler ama darbeye destek veren bir çağrıda da bulunmadılar. Bulunduğumuz şehre göre insan profillerine yakıştırılan yanılgılarımızı da terketmeliyiz, Kızılay Meydanı’nda solcu tanıdıklarımı da gördüm, hem de Cumhurbaşkanımız Erdoğan için yapılan marşlar çalarken hiçbir rahatsızlık duymayan, sadece darbe karşıtlığı duruşlarına da tanıklık ettim.

Birlik ve beraberlik temennileri ilk kez Türkiye’de gerçeğe dönüşmüştür. Bu birlik ve beraberliği canımızı, evladımızı, dostluğumuzu, işimizi korur gibi korumak zorundayız.

Paralel yapıyla ilgili belgelerinizi ulaştırın!

Cafekulis’te yerel haberlere ağırlık veriyoruz; gündeme getirilmesini istediğiniz konuları, paralel yapıyla ilgili sonuç almaya dönük ellerinizdeki belgeleri ahmetsukrukilic@gmail.com adresine göndermenizi rica ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar