1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Lideri kaçak olan kaçak güreşir!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Lideri kaçak olan kaçak güreşir!

A+A-

On binlerce Fethullah Terör Örgütüne mensup insan müsveddesi tutuklandı. Milyonlar kendi vatanını, kendi canını kurtarmak için canını koydu darbe karşısında!

Ülkesinden kaçan Fethullah Gülen’den emir alan komutanlar da kendileri çıkamadı halkın karşısına, yine halkın çocuklarını sürdüler halka karşı!

Lideri kaçan olan kaçak güreşir çünkü!

Yargıda işleri kolaydı, emniyette işleri tıkır tıkır istedikleri gibi işliyordu. Anayasanın, yasaların kendilerine verdiği yetkileri, sahte belge, uydurma iddianamelerle kullanan FETÖ mensupları hiçbir zaman milleti tanımadı.

Bugüne değin ne devletle, ne devletin yetkili organlarıyla karşı karşıya gelmeyi göze alamadılar, milleti esir alamayanlar millet yönetiminin makamlarını gasbettiler.

Hep kaçak güreştiler, her şeyleri sahteydi, tek gerçek olan kendilerine teslim edilen devlet adına verilmiş yetkilerdi.

Her şeyi kullandılar, kendilerini kullananlar, insanları ve sıfatları nasıl kullanmaları gerektiğini öğrettiler.

Çocukları kullandılar, çocukların ailelerini kullandılar, insanların duygularını kullandılar, parayı kullandılar, maneviyatı kullandılar, devleti kullandılar, bayrağı kullandılar, sonra da topyekün milleti kullanmaya yeltendiler.

Evraklarla insanları esir alma konusunda mahirdiler ama bir kez olsun milletle karşı karşıya gelmediler. Ne zaman başları sıkışacak olsa, elimizde ne var ne yoksa alın yalanına sığındılar.

Devletten aldıkları yetkiler olduğu sürece varlık gösterdiler, sıfatları olmadan hiçbir yerde hiçbir kimsenin karşısına çıkabilecek yürek taşımadılar.

Kandırdıkları çocukları ailelerine karşı kullandılar, kandırdıkları aileleri de devlete karşı kullandılar, kullanılmaya adanmış hayatlarını hep kullanılmak üzere devam ettirdiler.

Kendi akıllarıyla hareket edecek iradeleri yoktu, şartlandırılmış, esir alınmış akılları emperyalizmin kurduğu masada bedenlerini de meze yaptı.

Hayatı kolay yoldan kazanan, kolaylaştırılmış bir hayatı milletin alın teri üzerine bina eden insanların, bırakın inandığı değerler karşısında kanlarını akıtmayı, bir damla akıtacak terleri dahi yoktu. Sadece hayat karartmaya, can almaya adanmış bir hayatları vardı, o da mertçe değil kalleşçe, hep başkalarının sırtından aldıkları güçle, milleti sırtından hançerlemekti en kutsal görevleri.

Fethullahçı Terör Örgütü Komutanlarının ellerinde en gelişmiş silahlar vardı, halkın sadece sıkılmış yumrukları; hatta ölmeye adanmış, karşılarında gönüllü kurşunların hedefine sunulmuş bedenler vardı. Hiçbiri halkın karşısına geçip kurşun sıkacak cesaret de gösteremediler. Onlar halktan uzak konuşlandıkları savaş uçaklarından bombalar yağdırdı halkın üzerine, tanklarıyla kendilerine ulaşılamayacağını zannettikleri zırhlar edindiler. Hiçbir yerde halkın karşısına çıkabilecek cesaret gösteremediler.

Halkın içine elinde silahıyla dalan bir komutan da yoktu, aldatılmış askerin ardına saklanan, halkın üzerine kurşun sıkmalarını emreden, alnı açık halkın karşısına çıkamayan şerefsizler, askerin başına dayadıkları silahlarıyla, halka sökmeyen ölüm tehditlerini emrinde olan askere yönelttiler. Onlarca tanka saldıran binlerce halk vardı. Kaçak bir alçağın emriyle halkın emanetlerini halk üzerinde kullanan komutanlar, havadan karadan kuşattıkları halkın komutanını kendileri gibi kaçacak zannettiler. Halkın üzerine atılan bombalar, tanklarla, helikopterlerle yağdırdıkları mermiler, halkı daha da birbirine kenetlendirdi, halkın komutanı kader birliği yaptığı halkın ölümüne de ortak olmak için düştü yollara!

Öldürülen, şahadete akın eden halkının yanında can vermeliydi can verecekse, bir an olsun düşünmeden kendini yüzlerce kilometre uzakta olduğu halde halkın içine kattı.

 Milletin Başkomutanı, milletle ant içti!

Ne elinde silahı vardı, ne kendini koruyacak zırhlı bir aracı; halk nasılsa meydanlarda halk gibi Hakk’a teslim etti kendini. Halkı süren değil, halkın önünde halkın kaderini paylaşan bir komutan vardı; karşısında da her biri kendi ölümlerine, ölüm emri vermeye hazır binlerce komutan bir halk vardı!

Evrakları tanıyanlar, evraklarla insanların yaşamlarını karartanlar; sokakları tanıyan, sokaklara akın eden insanları hiçbir zaman tanımadı. Üzerlerinde polis üniforması, yargıç cübbesi olduğunda cesurdular sadece; hem de kendilerine o yetkiyi veren halk karşısında!

Yalan, iftira, para, makam, şan, şöhret, yetki gasbı, sıkıştıklarında sıvışan korkaklıkları, bu milleti elbette ki kendilerine esir aldıramazdı.

Devletin bütün kurumlarını sarmakla devlet yönetimini esir alamayacağını anlamalarına rağmen, milleti esaret altına alabileceklerini düşünecek kadar ahmak bunlar!

Türkiye Fethullah Gülen’in iadesini istiyor, adamın dinle diyanetle hiçbir ilgisi olmadığı halde, Umre’ye gitmek istese dahi çıkamaz Pensilvanya Cezaevi’nden. Tutsak hayatı yaşayanlar, özgür bir halkı esir alamaz; Amerika beslediği köpeği zehirler yine de geri vermez!

Önceki ve Sonraki Yazılar