1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Konya'da Medya ve HUDER üzerinde paralel kuşatma!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya'da Medya ve HUDER üzerinde paralel kuşatma!

A+A-

Paralel Terör Örgütü, hem Türkiye düşmanıdır hem de Müslüman düşmanıdır. Belam ve Samiri birleşimi bir adam, iktidarı alaşağı etmek istediği gibi Müslümanları da esir almak istemiştir. Örgüt yaftasıyla dinledikleri Müslümanları Selam-Tevhid Örgütü adıyla fişlemişlerdir. İslamcı insanlar dışında hedeflerinde ne solcular vardır ne de milliyetçiler!

İslam ve Müslüman düşmanı olan bu Belam ve gözü dönmüş bağlıları dindar kimlikleriyle insanların en mahrem bilgilerini dinlemiş, kaydetmiş ve şantaj olarak kullanmıştır. Cumhurbaşkanından Başbakana, bakanlardan genel kurmay başkanına, milletvekillerinden belediye başkanına, medya patronlarından sivil toplum örgütü başkanlarına, iş adamlarından işçilere varana kadar herkes dinlenilmiştir. Siyasi partilerin otel kamplarında odalara yerleştirdikleri gizli kameralarla ailelerinin her halleri çekilmiş, kayıtlar şantaj olarak kullanılmıştır. İnsan cinnet de geçirir bu alçaklık karşısında, cinayet de işler!

17 Aralık operasyonu istedikleri gibi neticelenmiş olsaydı, Türkiye esir alınmış olacaktı. Hepimiz kaybedecektik; hepimiz hem bağımsızlığımızı kaybedecektik hem de bütün maddi manevi kazanımlarımızı. Türkiye sürüklendiği kaostan yıllarca belini doğrultamayacak bir duruma gelecekti. Devleti dış güçlerin yerli mafyaları yönetecek, her kazanca ortak olunacaktı. Hepimizin şahsiyetiyle oynanacaktı.

Paralel Terör Örgütü’nün yöneticileri Türkiye halkının apaçık düşmanlarıdır. Paralel yapı, en çok da Müslüman düşmanıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu günden buyana böyle bir ihanet şebekesiyle karşılaşmamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir kurtuluş mücadelesi vermiş, bütün halkımızı teslim almak isteyen bu alçak, şerefsiz, haysiyetsiz insanlara karşı hepimizin kurtuluşunu millet iradesiyle sağlamıştır.

Sadece bir an olsun, paralel yapının bu ülkeyi istediği gibi yönettiğini ya da kuklalaştırdığı siyasilere yönettirdiğini düşünün, evet sadece bu kadar bir hayal kurun, nasıl bir hafakan bastığını anlayacaksınız.

Paralel Terör Örgütü’yle ilgili Hükümet ve yargı, gerekli mücadeleyi başlattı. Yerel anlamda birkaç günlük Konya izlenimim beni umutsuzluğa düşürmese de, şaşırttı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan neredeyse Allah’ın her günü bunların okullarından, dersanelerinden, yurtlarından çocuklarınızı alın diye uyardı. Konya gazetelerinde bu adamların dersane, okul ve yurt reklamları yayınlanıyor. Hala bir şey olmamış gibi davranılabiliyor. Hala kendilerini esir alacak insanların üç kuruşuna tenezzül edilecek bir pişkinlik yaşanıyor. Bu mudur medyanın kurtuluş direnişi, bu mudur  inançlı insanlar olduğunu bildiğimiz medya patronlarının imanlarından bir şeyler eksiltme uğruna birkaç kuruşa teslim olmaları!

Yıkılmak istenen bunca yıldır kendilerini devletleştirmiş insanların zulmünü üzerimizden kaldıran AK Parti Hükümeti’dir. Milletin emanetini kendi ikbali uğruna değil, milletin istiklali uğruna onurluca omzunda, yüreğinde taşıyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hepimizin şerefini kurtarmıştır. Eğilmemiştir, bükülmemiştir, bizleri de zillete mahkum etmemiştir. Bu kadar çetin bir sınavdan geçtiğimiz, bu kadar alçakça saldırılardan geldiğimiz halde nasıl olur da, düşmanın mevzilerinde yeni ihanet erlerinin yetişmesinin reklamları yapılabilir?

Baro seçimlerinde de aynı ihaneti görüyoruz. Siyasiler zorunlu olarak açıklamalarda bulunuyor. Şaibeli isimlere oy verilmeyeceği söyleniyor. Şaibeli listeden kimse bahsetmiyor. Birileri birilerini seçim usulünü bilmemezlikle suçluyor, diğerleri bu listeye oy vermeyeceklerini söylüyor. Yeni bir liste çalışması yapılması için bir araya gelip konuşma endişesi taşınmıyor. Kimse de çıkıp, bu listede paralelciler yok diyemiyor. Hepsi asıl meseleden uzak, birbirleriyle laf yarıştırma derdine düştü. Bu süreçte kim pararlelcilerle ortak hareket eder, her kim bu ortaklığa göz yumarsa haindir. Susanlar da haindir, kendi ikballeri uğruna bu ortaklığı hazırlayanların çizilmesini el ovuşturarak bekleyenler de haindir.

HUDER hiçbir istişare toplantısı yapmadan paralelci avukatlarla ortak liste çıkarma kararı almıştır. HUDER Üyesi avukatlar, kendilerinin hiçbir toplantıya çağrılmadan karar alındığını söylemektedir. HUDER Başkanı, “Kimse HUDER’i yönlendirmeye kalkamasın” demektedir ama kendisi HUDER Üyesi avukatları yönlendirebileceğini zannetmektedir!

Maalesef yüzlerine bile bakılmayacak adamlarla, yüzümüz yere düşmesin diye muhatap olmak zorunda kalıyoruz!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar