1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Kitap çalmak helaldir!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kitap çalmak helaldir!

A+A-

Lise yıllarından buyana saysız kitap aldım. Tefsir, siyer, hadis, İslam Tarihi gibi ciltli bir çok kitabım oldu. En az beş tefsir kitabı, en az dört hadis kitabı kütüphane edindiğim evimdeki raflarda yerlerini korudu. Yüzlerce de; dini, sosyal bilimler ve edebiyat kitabım oldu. Konya’dan Ankara’ya taşındığımızda hepsini raflara dizecek kadar dolabımız yoktu. Odanın bir duvarını baştan sona kaplayacak kadar yine de kullanabileceğimiz kitap dolaplarımız vardı. Geri kalan kitapları kolilerinden çıkarmadan, bodrumda bize tahsis edilen odaya koyduk.

Yaz tatilini Doğanhisar’da geçirmiştik. Konya’dan Ankara’ya dönüşümüzün birkaç gün sonrası, eşim bodrumdan bir şey almaya indiğinde görmüş ki, on üç koli kitap çalınmış. Ben o gün yine Konya’daydım. Aradığında sesi titrekti, nasıl söyleyeceğini bilemeyen bir şaşkınlık vardı ses tonunda. İki kez hakaret davalarının tazminat bedellerini ödemediğimizden dolayı evdeki eşyalar alınıp götürüldüğünde vakarını kaybetmeyen eşim, ilk kez üslubunda neredeyse bir ölüm haberi vermenin telaşını yaşıyordu. Söyledi söyleyeceğini sonunda. Benim üzüleceğimi düşünerek teselli cümleleri kuran benden daha üzgündü aslında. Tuhaftı, ben de ilk kez bir kayıp acısını yüreğime kıymık batmışçasına hissettim. Öyle aldığım kitapların hatırları falan sıralanmadı hayallerimde, sadece üzüldüm. Polis çağrılmış, tutanak tutulmuş. Yine bir tuhaflık vardı bende, o an hakkımı helal etmeyeceğimi söylesem de, kitap hırsızlığı yapan insanın/insanların yakalanma ihtimali de tedirgin etti. Aklıma geldikçe üzülüyorum, bin'e yakın kitaptı çalınan, yerine alınıp konulmayacak kitaplar değildi hiç biri, İran’dan getirdiğim sözde çevirilerini yapacağım Ali Şeriati kitaplarından başka bir eksiklik kalmadı geriye. Çevirisini yapmayı hayal ettiğim kitaplar da gitti, zaten çeviri yapacak kadar öğrenemediğim Farsça’dan da eser kalmadı geriye.

Kızım Zeynep Betül Kılıç, KTO Karatay Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazandı bu yıl. Okullar açılalı bir hafta oldu. Boş zamanlarını üniversite kütüphanesinde geçirmeye daha ilk günlerde başlamış. Arkadaşıyla birlikte kütüphanede kitaplarını okurken bir adam gelmiş. Kütüphane görevlisi bayana, bir eksikliklerinin olup olmadığını sormuş. Kütüphane görevlisi, eksikliklerinin olmadığını söylemiş ama öğrenciler tarafından götürülen kitapların bir kısmının iade edilmediğinden, bazı kitapların da çalındığından yakınmış. Adam kütüphane görevlisine, “Kitap çalmak helaldir, sakın bu konuda çocuklara bir baskı yapılmasın, eksilen kitapları yeniden alırız” demiş. Arkasına dönen adam, kızımla arkadaşını farketmiş, yanlarına gelmiş. İsimlerini sormuş, hangi bölüm öğrencisi olduklarını öğrenmiş. Sonra da, “Söylediklerimi duyduğunuz için sizler böyle bir şey yapmazsınız değil mi” demiş gülerek. Kendini tanıtmadan da çekip gitmiş. Peşisıra kütüphane görevlisi bayan, kızım ve arkadaşlarına; “Gelen adamı tanıyorsunuz değil mi” demiş, tepkisizliklerinden tanımadıklarını anlayacak olacak ki; “Selçuk Öztürk” olduğunu söylemiş.

Hüseyin Üzülmez’le de karşılaşsa tanımaz kızım. Biz kendi aramızda şahısları değil, meseleleri konuşuruz, meselenin muhatabı şahsı, bir tipoloji haline dönüştürür, kıyamete kadar da bu tip insanların hep yaşayacaklarını anlatırız, yüreklerinde bir kin tohumu yeşermesin diye. Tanırsa bir AK Parti Konya milletvekili Mustafa Kabakçı’yı tanır. Kule Site’de açtığı fotoğraf sergisi ziyaretimizde, kızımın elini öpmüştü. Şaşkınlığını gizleyemeyen kızıma, “Böyle bir adamın kızının eli öpülmez mi" diyerek, onore etmişti bizi. Mustafa Abi’nin ellerinden öpüyorum; bir çocuğun yanında babasını yüceltmek, dudağa yapışmayan erdemli bir davranıştır.

Sorumuz belli; “İmam Selçuk Efendi, kitap çalmak helalse, benim kitapları çalan hırsızlara, hakkım helal mi olsun şimdi!

Neyin neye, kimin kime nasıl vesile olacağını/olunacağını bilemiyor insan. Konya Ticaret Odası Başkanı/KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Öztürk’ün kütüphane  görevlisi bayanı, nezaketli ve bilgilenmeye dönük duyarlı uyarısı etkiledi beni. Selçuk Öztürk'ün bilgilenme amacıyla çalınan kitap sınırlamasını bildiğim halde, kitaplarımı çalıp satan, bu işi bir alışnalık haline getiren hırsızlara yine de hakkımı helal ediyorum!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar