1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Karar’ı kendi iradelerimizle kararttık!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Karar’ı kendi iradelerimizle kararttık!

A+A-

Kovulan yazarların bir araya geldiği, bazı yazarlarının hakkında şaibelerin ayyuka çıktığı bir gazete Karar.

İçlerinde AK Parti'den milletvekilliği yapanlar da var. Milletvekili olduğu dönemde kendini hafızalarımıza kazıtacak en küçük bir hareketine, sözüne rastlamadığımız bir adam hem de.

Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden alttan alta diktatör tanımlamaları yapan, her biri bizim gazetelerde genel yayın yönetmenliği yapan adamlar.

Erdoğan’a yönelik diktatör tanımlamalarına yayın yönetmenliği yaptıkları bizim kesimin gazetelerinde saldırgan dil kullanan bir konjonktür savaşçı hepsi.

Mekana ve kalıplara göre şekil değiştiren birer bukalemun olmak yakışıyor bu beylere!

Dini literatürü kullanarak diktatörleştirdiklerini sorgulayan akılları, dini literatürü kullanarak bir de mazlumlaştırıyor hepsini.

Yine hepsini toplasan bir Fehmi Koru da etmez gündem oluşturan kamuoyu karşılığında, ne Fehmi Koru’su onun Taha Kıvanç’ı kadar bile varlıkları olmadı hiçbir zaman. Gazetede bir o eksik ne de olsa aynı maskeyi takınmakta maharet sahipleri, mayaları da aynı hamurları da. Açıkça bir cephede yer alamayan, fitnenin ateşini yakan masumiyet münafıkları!

Star’ından Kanal 24’üne, Akşam Gazetesi’nden Yeni Şafak Gazetesi’ne kadar neredeyse bu kesimin gazete ve televizyonlarında yöneticilik yapmış, hepsi de siyasi iradeye yakınlıklarıyla bir yerlere atanmış adamlar.

Atananlar da atandıkları gibi azledilirler!

Atandıkları görevlerde ulaşılamayan, medyanın atanmış diktatörü olan adamlar şimdi ulaşacaklarını zannettikleri halktan medet umuyor.

Kimin kılıcını salladıkları da aşikar, besleyicilerinin her zaman kılıcını sallayan karakterleri, oradan ayrılmak zorunda kaldıklarında o besleyicilerine de saldırtır.

Gazete kurulduğunda ‘hayırlı olur inşallah’ temennilerimizi de sunmuştuk içimizde taşıdığımız şüpheyi de hissettiren bir sınırlamayla. İnsan şüphelerinde ve endişelerinde haklı çıkıyor; toplama kampına çekildikleri belliydi zaten!

Biz Karar’ı kendi iradelerimizle kendimize kararttık, onların karanlık hesapları hiçbir aydınlanmış yürekte yer bulamayacak.

Ahmet Hakan Coşkun bile bunlardan daha şahsiyetli, hiç değilse durduğu yer karşı mahalle, bu mahallede bulunup saldırmıyor adam. Açıkça da söylüyor bir konfor düşkünü olduğunu bunlar gibi konformist de değil!

Kendi emeğiyle oluşturduğu potansiyellere birilerini yönetici olarak atayan her kimse, kendi emeğini zayi edecek olanları da istediği zaman değiştirir. Ha gazete olmuştur ha siyasi parti; haddinizi bileceksiniz!

Kimseyle pazarlığı olmayan bir adam karşısında ‘bizim kimseyle bir pazarlığımız olmadı’ demek de doğru değildir; bir yerlere atanan insan sınırlarını çizmez, pazarlığını yapacak irade göstermezse, pazarlıksız atandığı gibi pazarlıksız da görevinden alınır.

Öyle bir duruma getiriyorsunuz ki, nezaketinden dolayı sorgulamaktan uzak durduğumuz insanı bile sorgulatıyorsunuz. Sizin için zaten farkeden bir şey yok nasıl olsa, kendi söyleyemediklerinizi eteğinden tutunacağınız birini bulur onun üzerinden söylersiniz!

Bir arkadaşımız daha var orada, “Davutoğlu bile Davutoğlucu olamamışken” diye iradesiz bir başbakan portresi çiziyordu, nasıl da işinize geldiğinde bir nalına bir mıhına vurabiliyorsunuz!

Önceki ve Sonraki Yazılar