1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Karaman'dan Ensar Vakfı'na!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Karaman'dan Ensar Vakfı'na!

A+A-

Karaman’da gerçekleşen iğrenç olay kamuoyuna düştüğünde ilk açıklamayı onlar yapmalıydı; Karaman milletvekillerinin hiçbir açıklamasına rastlamadığımı da üzülerek söylemeliyim.

Çocuk istismarının bile siyasi istismar haline dönüştürülmesinin önüne geçmemiz mümkün değil, benzer konularda aynı yöntemlere başvuran sadece sosyal medya kullanıcıları olmadı, siyasi partilerin genel başkanları da oldu.

AK Parti Grup Başkan Vekili Naci Bostancı’nın komisyon kurulmasında her partinin önergelerini getireceğini, bu konuda mecliste grubu bulunan dört siyasi partinin de mutabakata varıldığını söylemesinin üzerinden saatler geçti ki, bir mutabakat yapılmadan önerge meclise sunulmuş oldu. Mutabakata varılmamış olsa da verilen önergeye AK Parti de kendi önergesini ilave ettirerek oylamaya katılabilirdi, burada çocuk istismarı üzerinden AK Parti’yi açığa düşürme hesabı olduğu çok açıktır.

Komisyonlar, gündeme alınan konuları araştırır, hazırlanan raporları da Cumhuriyet Başsavcılığına sunar, komisyonların ceza verme yetkileri yoktur.

Komisyonların asıl amacı, yargının sorumlu olduğu alanları içeriyorsa olayların araştırılmasına katkı sağlamaktan daha çok konuyla ilgili bir boşluk varsa, yasa çıkarılması için taslak hazırlamaktır.

Değilse her parti ilgili her konuda kendi araştırmasını en az komisyonlar kadar yapabilecek yasal yetkilere sahiptir.

Kur’an-ı Kerim, insanların Müslüman olması için Allah (c.c.) tarafından Hz. Muhammed (s.a.v.)’e vahyedilen bir kitaptır. Müslümanların neyi yapmaları gerektiğini bildirdiği gibi neyi yapmamaları gerektiğini de bildirir, yasaklar üzerinde cezai müeyyideyi de belirler.

Müslümanların hayat tarzını belirleyen bir inancı, inanan insan üzerinden tartışmaya açmak, inançlı insanların kurduğu yapılarda yapılan yanlışlar üzerinden tartışmaya açmak doğru olmasa bile, gerçekleşen vakıanın üzerini örtmek apaçık bir küfürdür. Kur’an’da küfür gerçeklerin üzerini örtmek anlamında kullanılır.

Her zaman manipülasyonlar olacaktır, manipüle edilen ne varsa, meselenin üzerine giden öncelikle muhatap alınan kesim olmak zorundadır.

Karaman’da erkek çocuklarına tacizde ve tecavüzde bulunan aşağılık kişi yakalanmıştır, yargılanmasına başlanmıştır. Ensar Vakfı’nı da kapsayan suçlamalar ne hafife alınmalıdır ne de siyasi bir saldırının malzemesi olacak duruma getirilmelidir. Ensar Vakfı kendilerine emanet edilen çocuklara sahip çıkacak bir takip hiyerarşisi kuramamışsa, kurum da suçlamalardan nasibi alacaktır.

Sözkonusu öğretmen kendi bulduğu öğrencilere kurs veren bir kişi değildir, Ensar Vakfı’nın öğrencilerine kurs vermiş, öğretmen de Ensar Vakfı tarafından görevlendirilmiştir.

Ensar Vakfı yöneticilerinin çocuk tecavüzcüsünü nasıl bulduklarını, güven duydukları insanların referanslarıyla görevlendirme yaptıklarını söylemesi, tecavüze uğrayan çocukların ailelerinden her hangi birilerinin referansı dahi olsa kendilerini temize çıkarmaz. “Bu öğretmeni sizler önerdiniz” deme hakları dahi yoktur.

İş başvurusu referansları kişiyi işe başlatan bir güven içermektedir ama esas referans kişinin kendi çalışma kabiliyeti ve becerileriyle işe devam etmesini sağlar.

Ensar Vakfı’nın verilecek cezada mutlaka cezaya çarptırılması gerektiği düşüncesi, Vakfı hepten yoketme, bir tecavüz alanı açmakla da suçlu kılmaz. Devletin okullarında da benzer şeyler yaşanmaktadır, idareciler de benzer suçlamalarda sorguya dahil edilmektedir.

Sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar haddini aşmıştır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) dil uzatacak duruma gelen şerefsizler de çocuk istismarını istismar edecek kadar alçalmıştır.

Ensar Vakfı üzerinden AK Parti’ye saldırmak, AK Parti üzerinden İslam’a saldırmak birilerinin görevi haline gelmiştir. Mesele kendi sınırları içinde değerlendirilecek bir meseledir.

AK Partili siyasilerin manipülasyonlara malzeme hazırlayacak demeçlerden de kaçınması gerekiyor. “En ağır şekilde cezalandırılacak” sözlerini kimsenin gördüğü yok, Ensar Vakfı’nı kurumsal olarak değerlendirmeler birilerinin kendi yaktığı istismara benzin yüklü itfaiye taşımaktan başka bir işe yaramıyor. Her açıklama istismara malzeme olarak taşınıyorsa, yargıyı takip etmekten başka bir görev de üstlenilmemelidir.

Türkiye’de korkunç bir çocuk istismarı vardır, çocuk istismarı tecavüzle gerçekleştiği gibi çocukları terör grupları da önlerine kalkan yaparak ölüme sürüklemektedir. On binlerce çocuğu eylemlerde kullanan, ölümlerine neden olan siyasi partiler de aynı hesabın içinde vicdanlarımızda yargılanmalıdır.

Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen dinin adı İslam’dır. Ahlak kurallarını belirleyen de sadece din olmuştur. İslam’dan önceki dinler de İslam da ilişkilerde meşru olanı belirlemiştir. Dinler ilişkilerin sınırlarını belirlememiş olsaydı; ne aile mefhumu kalırdı ne de ensest ilişkiler dahi yasaklanırdı. Bir tecavüzcü itin üzerinden İslam’a saldırma niyeti taşıyanlar, komün hayatın içinde olmasalar dahi o hayatın bir parçası olacaktı! 

Önceki ve Sonraki Yazılar