1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Kanun koyucuları bile sorguluyoruz, size ne oluyor ulu hakimler(!)
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kanun koyucuları bile sorguluyoruz, size ne oluyor ulu hakimler(!)

A+A-

Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Büyük Başkanı ve Asilzade Üyeleri  hakkımda “Yargı görevini etki altında bırakmak ve Terörle Mücadele Kanuna’na göre kendilerini hedef gösterdiğim” gerekçesiyle dava açmışlar.

Kutsal davaları hayırlı mübarek olsun!

Bu ülkede Cumhurbaşkanı eleştirilir, Başbakan eleştirilir, kanun koyucu olan milletvekilleri eleştirilir, Adalet Bakanı eleştirilir, Genel Kurmay Başkanı eleştirilir ama nedense kanun koyucuların uygulayıcısı olan hakimlerin kararları bir kutsallık kazanır.

Hakim dediğimiz de insan, uyarılacak elbette, nasıl ki, yargı üyeleri bir kamu görevini yerine getiriyorsa, biz de kamu görevini yerine getiriyoruz hem de onlar gibi sorumluluğumuzu meslekleştirmeden, bir maaş almadan yapıyoruz bunu.

FETÖ Davaları’nda serbest bırakılanlar ulusal medyada yerden yere vuruluyor, biz en küçük hakarette bulunmadığımız halde, serbest bırakılan insanın MASAK Raporu sonrası tutuklanması gerektiğini söylüyoruz, şimdi bana biri şunu izah etsin; “Birileri hakkında nasıl serbest bırakırsınız” demekle, “Birileri tutuklanmalıdır” diyen arasında ne gibi bir fark vardır?

Ayrıca biz bu dosyayı takip eden bir insanız, bir duyumla da hareket etmiyoruz. Daha önce serbest bırakılan Memduh Oğuz hakkında “Bu adam kaçacak, nasıl bırakırsınız” dedik, sonuç ne oldu? Kaçtı adam! Onun kaçmasına göz göre göre onay veren hakimleri sorgulamayı bırakın cezalandırılması gerektiğini de söyleriz.

FETÖ Davaları hepimizin davasıdır, öncelikle sayın savcılar, sayın hakimler bu kurulan aidiyeti, içselleştirmeyi kavramalıdır.

FETÖ’nün silahlı grubuyla, bu örgüte finansal destek sağlayan arasında bir fark olamaz. Örgütleri büyüten finans ayağıdır. Finans ayağı kurutulduğunda örgüt diye bir şey kalmaz.

Biz sizi hedef göstermiyoruz, hedefte olan Ali Egemen denen adamdır. “Onun kaçmasına müsaade etmeyin” diyoruz. Anladığım kadarıyla sizin takıldığınız ve sizi takıntılı hale getiren ifade, “Tutuklanma kararı verilmezse, yiyeceğiniz damga bellidir” değerlendirmemiz olmuştur.

Bu damgayı vuran insanların olmayacağını söyleyebilir misiniz?

Biz asla savcı ya da hakim yerine koymuyoruz kendimizi, “İşinizi adam gibi yapın” da demiyoruz, daha önce yaşananları hatırlatarak, olabilecekleri söylüyor, sizler için ilerde söylenebilecek ifadelerin de önüne geçin diyoruz.

Ne FETÖ Davası sanıklarını tanıyoruz ne de sizleri, biz FETÖ yapısını tanıyoruz, bizim gibi FETÖ meselesinde mücadele eden bir insanı nasıl suçlayabilir, kendinizi hedef gösterdiğimiz değerlendirmesinde bulunabilirsiniz, sizden bir takdir beklediğimiz yok, hakkımızda açılan davalar bizim şevkimizi kırmaz, inanın ki sizler adına üzülürüm sadece.

Yapmayın böyle şeyler, siz kendinize bir laf dokundurana gösterdiğiniz hassasiyeti mesleğinizde gösterin, milletin canına ve malına dokunanlara karşı öfkeniz, adalet duygularınızın yine önüne geçmesin ama kendinize bir kez olsun sorun; “Bana olan kızgınlığınız kadar, yargıladığınız FETÖcü sanıklardan hangi birine kızdınız?

Ayrıca savcı ve hakim olmanız FETÖcü bir insan hakkında bir suç duyurusunda bulunmanıza da engel değil, yargıda o kadar FETÖcü hakim ve savcı açığa alındı, ihraç edildi, bildiğiniz bir FETÖcü hakim ve savcı hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu?

Ben bulundum saygıdeğer hakimler, biz aynı saftayız, bana bunu yapmayın, kendinize de yaşatmayın!

Önceki ve Sonraki Yazılar