1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Kadına kalkan eller kurusun!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadına kalkan eller kurusun!

A+A-

Nurettin Yıldız gibi adamlardan hiç hazzetmedim. İfade özgürlüğü üzerinden savunulacak bir tarafı da yok. Sahiplenen arkadaşları gördüğümde de şaşırmadım. Bu iş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uyarısına düşmeden uyarması gereken arkadaşların meğer kanaatleri de aynıymış. İslam'ın kul hakkı bugüne kadar hangi birinin gündemine girdi ki, bu meselede bir tavır geliştirebilsinler? Bu insanlar analarının, eşlerinin, kızlarının yüzüne bakacak yüz bulabiliyorsa, bizim lafımızın zaten bir hükmü olmaz.

Bu adamla ilgili kanaatim asla yeni değil. Yıllar önce Mazlumder Konya Şube Başkanlığı da yapan Derviş Argun’la meşhurlaştırılan Yıldızlardan bu ülkenin ne zaman kurtulacağını paylaşmıştım, o gün Derviş Argun da aynı kanaatteydi.

Konya İlahiyatta görev yaptığı dönemde Şahin Filiz; "Başörtüsü Yahudi geleneğidir, Müslümanlık mikro faşizmdir" dediğinde bizim Nurettin Yıldız sevicilerimiz neredeydi acaba? O gün adama ağzımıza geleni yine biz söyledik, koca koca profların, ağzı laf yapan hocaların gıkı çıkmadı gıkı. Biz 1.5 yıl hapis cezası aldık, bir geçmiş olsun dahi denilmedi. Şimdi anlıyorum ki savundukları Nurettin Yıldız falan değil kendilerini savunuyorlar!

Anayasa Mahkemesi, AK Parti ve MHP’nin 411 oyla başörtüsünü serbest bırakan kararını 9 üyeyle reddettiğinde de “9 Kafir Adam” başlığında bir yazı yazmıştım, hem de AK Parti’nin kapatılması sürecinde siyasi yasağı istenen 71 kişiden biri olduğum halde!

Türkiye Müslümanlarından bir kısmının gerçekten kadına bakış açısında büyük sıkıntılar var.

Bizim sloganımız bellidir; “Kadınsız hareket manastır hareketidir!

Kadın olmak her şeyiyle zordur.

Günlük meşakkatini kaç erkek üstlendiğinde yerine getirebilir?

İnsanlık tarihi boyunca kadınlarımız hakettikleri değere kavuşamadı.

Hakkında ayet nazil olan kadınlar bile en az Peygamberler kadar ızdıraplı imtihana tabi tutulmuş.

Hz. Meryem’in babasız bir çocuk doğurması Allah’ın mucizelerine rağmen iftiradan kendini kurtaramamıştır.

Meryem olmak ne kadar zor!

Her gün yaşadıklarını, kendisine atılan iftiraları düşündükçe insanın tahayyülü almıyor.

Sonra Hz. Aişe’ye atılan iftira.

Öyle bir dedikodu ki, öyle bir saldırı ki, Peygamberimiz bile hanımını baba evine gönderiyor.

Allah Resulü’nün yanında cihada katılmış, kimi oğlunu, kimi kardeşini şehit vermiş sahabeden Hz. Ali de dahil olmak üzere boşamasını söylüyor.

Hz. Aişe’nin yaşadıklarını da insan havsalası almaz.

Bu nasıl bir imtihandır, bu nasıl kolaycılığa kaçıştır, bir Allah’ın kulu çıkıp da var gücüyle Peygamber eşine sahip çıkmaz mı?

Hz. Aişe’yi temize çıkaran da Rabbimiz oluyor.

Yıllarca İslam dini üzerinden kadının yerini bildiren hocaefendiler, bir türlü kendi yerini bilemedi.

Müslüman kadınlara Müslüman erkeklerin yaptığı zulmü Kemalist, Laik rejim dahi yapmamıştır.

İslam medeniyet, nezaket, asalet ve bütün insanî değerleri içinde barındıran, insana, hayvana ve tabiata değer veren yüce bir dindir. Bir insana bilerek ve isteyerek zulmetmek benim zihnimde itikadi bir meseledir.

Hz. Muhammed (s.a.v.)'e eşleri bağırmıştır, çağırmıştır, tavır koymuştur, Allah'ın Resulü'nün bir kez olsun eşlerinden birine bağırdığı, azarladığı hiçbir kaynakta yoktur. Peygamber Efendimiz yaşayan bir Kur'an'dır. Hangi eşine, hangi çocuğuna tek bir fiske vurmuştur? Allah'a ve Resulü'ne iftira atmaktan insanların utanması gerekir. Müeyyide ancak hukuk içinde belirlenir, uygulaması da muhatapları tarafından değil yargı tarafından belirlenir!

Bu din Hristiyanlık değildir, rahip ya da papaz ayrımını kabul etmez” diyenlerin bile bir anda hoca ayrımı yaparak millete ayar vermesine de şaşırmıyoruz.

Allah analarımıza, eşlerimize, kızlarımıza, bütün kadınlarımıza en küçük fiske vuranlara karşı bizleri kalkan eylesin!

Önceki ve Sonraki Yazılar