1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Kaç insan ölecek daha?!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaç insan ölecek daha?!

A+A-

Çocuğuna, “Baban bir daha hiç uyanmayacak” diyen şehit karısının titreyen sesi karşısında, terör kurbanı olan Kürt gençlerin ölümlerinde arkalarında bıraktıkları da benzer feryatlarda bulunuyordur mutlaka.

Sorunları büyütmeden üzerine giden bir duyarlık, adalet duygusu, vicdan muhasebesi yapılabilseydi, bu kadar  kan akmayacaktı, bu kadar can yanmayacaktı.

Bir tarafta birikmiş öfkenin kurşunlarına diğer tarafta vazifelendirilen kurşunlara hedef olan binlerce insan var.

Bir  ana için vatan evladıdır, bir baba için istiklal çocuğunun istikbaline kavuşmasıdır, bir eş için dünya eşinin sağ salim evine dönmesidir, bir çocuk için sığınak babadır.

Terör örgütlerini besleyen nedenler kurutulmadan terörün kökünün kurutulması mümkün müdür?

Demokratikleşme sürecinde, barış çağrılarının yapıldığı dönemde sadece evlatlar analarına, evlerine kavuşma hayalleri kurmadı, yıllarca yasaklanan yaylalara, otlaklara kavuştu kavuşması gereken bütün canlılar…

Bir bahar havası, bir bayram sevinci, bir nevruz şenliği, bir kına gecesi, bir düğün coşkusu yayıldı doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine ülkemizin, hiçbir şey bizleri bu kadar heyecanlandırmamıştı.

Yıllarca devleti yönetenlerin büyüttüğü bir sorun teröre dönüştü, yılların öfkesini hem doğuda örgüt kadroları büyüttü hem de onları besleyen güçler.

Sorunların çözüm sahibi devleti yönetenler olmadığında, bir başkaları büyütülen sorunların sahibi olacaktır, bir yerde boşluk bırakıldığında o boşluğu bir başkaları dolduracaktır.

Cumhuriyet’in kuruluşundan buyana göçlere zorlanan bir geçmişin üzerine organize olmuş yapılar istedikleri gibi çöreklenecektir.

Hangi düşünceden, hangi inançtan, hangi mezhepten olursa olsun, potansiyelleştirilen bir halk çoğunluğunu Marksist yapı da olsa, Şeriatçı yapı da olsa içine çekme kabiliyeti gösterir.

Mağduriyetler ve mazlumiyetler üzerine kurulan örgütlerin eline silah tutuşturan da çıkacaktır, kendi emelleri için kullananlar da; devleti yönetenlerin bunca zaman nerede olduğunu sorma hakkımızı elbette kullanacağız.

Elin Amerikalısı, İngilizi, Almanı, Rusu, Siyonisti terör örgütlerini beslerken, kendi halkınız içinden çıkan çocukları nasıl onların eline bıraktınız, neden sahip çıkmadınız, denize düşen yılana sarılır demek de değil bu, adı ne olursa olsun terör örgütünün bu kadar büyümesine niye müsaade ettiniz?

PKK Terör Örgütü’nün Kürt Kurmayları’nın ve HDP’nin terör örgütü üzerinde yaptırımları olduğunu düşünmüyoruz, Abdullah Öcalan da, Selahattin Demirtaş da “Silahları bırakın” çağrısında bulunsa, kimse onları dinlemez, ciddiye de almaz. Apo cansız bir ikon sadece, Demirtaş’ın zerre kadar örgütte karşılığı da yok. Örgüt Demirtaş’ı eş başkan yaptığı için adı var, yarın bir başka isim çıkar, öbür gün başka isim.

AK Parti Hükümeti’nin sorgulanacak bir yanı yok, yapması gerekeni fazlasıyla yaptı, bugüne kadar yok sayılanları gördü, bütün hakları teslim etti, terör örgütü büyüyeceği kadar büyüdüğü bir dönemde barışı katledenlere karşı operasyonları başlattı.

Kürt halkının isteyip de almadığı hiçbir şey kalmadı. Özerklik, özyönetim isteklerinin arkasında emperyalist ülkelerin hayalini kurduğu Kürdistan devleti var. Kurdurulacak devletin yönetimi de Kürtlerin iradesinde olmayacak.

Bir şehri, mahalleyi işgal edenlere karşı, devlet güçleri ne yapacaktı?

İşgal edilmiş şehrin halkı, mahalle halkı işgalcilere karşı direnmiyor, biz karışmayız mı diyecekti?

Devlet, kendi halkına sahip çıkmayacaktı da ne yapacaktı?

Günlerce sokağa çıkma yasağını devlet neden uyguladı?

Neden insanlar aç kaldı?

Neden çocuklar okullarına gidemedi?

Neden insanlar evlerini boşaltıp başka yerlere taşındı?

Neden kadınlar, erkekler, yaşlılar, çocuklar öldü?

PKK’lı teröristler şehirleri, mahalleleri işgal etmeseydi bu ölümlerin hiçbiri olmayacaktı!

Ey aydın arkadaş, Kürt halkının haklarını savun ama terörü meşrulaştırma!

Ey yazar arkadaş, Kürt halkının bunca zaman yaşadıklarını yaz ama terörü haklı çıkaracak imalarda bulunma!

Ey siyasetçi arkadaş, Kürt halkının insanî haklarını söke söke alacak dilin olsun, devlete zehrini akıtıp, terör örgütüne övgüler yağdırma!

Devleti yönetenlerin bir yanlışı varsa hepimiz üzerine gidelim, terör örgütlerini de devleti yönetenlerin insafına dahi bırakmadan kendi ellerimizle yok edelim. Silahlanarak değil, yakıp yıkarak değil, meydan okuyarak değil, bağırıp çağırarak değil, Kürt Halkının bütün meşru isteklerini terör örgütlerinin propagandasına teslim etmeden bizler seslendirelim!

Önceki ve Sonraki Yazılar