1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İran'la tarihi anlaşma yürürlüğe giriyor
İran'la tarihi anlaşma yürürlüğe giriyor

İran'la tarihi anlaşma yürürlüğe giriyor

İran ile Batı arasında imzalanan ve yarın yürürlüğe girecek geçici anlaşma, taraflara iyi niyetlerini ortaya koymak için fırsat sunarken, altı aylık süreç sonunda nihai anlaşmaya varılması konusunda ABD temkinli, İran ise karamsar...

A+A-

Tahran yönetimi ile BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında yapılan anlaşma yarın yürürlüğü giriyor. 24 Kasım'da Cenevre'de imzalanan ve 6 ay yürürlükte kalacak anlaşma, İran'ın nükleer programını daha ileriye taşımasının önüne geçerek kapsamlı bir nihai anlaşma için Batı'ya zaman kazandırırken, uluslararası yaptırımlar sebebiyle uzun süredir ekonomik bunalım yaşayan İran'ın da rahatlamasına imkan tanıyacak.

Diğer taraftan, her iki tarafın da beklentilerini karşılayacak kapsamlı bir anlaşma için müzakereler devam ediyor. Ancak "her konuda anlaşılana kadar hiçbir konuda anlaşılmış sayılmayacak" kuralıyla yürütülen müzakerelere ABD kanadı temkinli yaklaşırken, İran tarafı ise daha umutsuz bir tablo çiziyor.

- Nihai anlaşma için umutlar zayıf

ABD Başkanı Barack Obama, nihai anlaşmaya varılması konusunda "yüzde 50" başarı şansı gördüğünü dile getiriyor ancak ABD'nin içi rahat. Obama'nın ifadesiyle 6 ay sonunda anlaşmaya varılamazsa ABD "daha kötü durumda olmayacak", aksine geçici anlaşmayla gevşetilen yaptırımlar eskisinden de sıkı bir hale getirilebilecek.

İran tarafındaysa tablo daha karamsar. Nükleer müzakerelerin önemli isimlerinden İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçı'nın geçen pazar devlet televizyonuna verdiği demeçte, Obama'nın "yüzde 50 başarı şansı var" sözüne atıfta bulunarak, "Bence daha da az" dediği basına yansımıştı.

Her iki taraftın da mevcut iktidarların daha "şahin" bir iktidarla değişmesinden endişe ettiği için elini çabuk tutmaya çalıştığı yorumları da yapılıyor.

- Ek yaptırım çabaları sürüyor

Anlaşmayı başından beri tarihi hata olarak niteleyen ve ABD yönetimini taviz vermekle suçlayanlar sadece İsrail'le sınırlı değil. ABD Kongresi'nde, aralarında Demokratların da olduğu bir grup senatör, yönetimin müzakerelere darbe vurabileceği uyarısına rağmen İran'a yönelik ek yaptırım kararı alınması yönünde uzun süredir çaba sarf ediyor.

İran'da da anlaşma konusunda belirgin bir muhalefet var. İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının çiğnendiğini ileri süren muhaliflere karşı geniş halk desteğini ardına almak konusunda Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin en büyük kozu ekonomi. Ekonomik bunalım, Ruhani'nin iktidara gelmesinde de önemli rol oynamıştı.

Anlaşma, ABD'nin bölgedeki en yakın iki müttefiki olarak görülen İsrail ve Suudi Arabistan tarafından eleştirilmişti.

- Anlaşma ne getiriyor?

Anlaşmanın teknik kısımlarının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) talebi doğrultusunda gizli tutulduğu belirtilirken, basına yansıyan ayrıntılarda İran'ın, nükleer programına dönük bazı endişeleri gidermek için çeşitli konularda geri adım atması dikkat çekiyor.

Anlaşmaya göre İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yüzde 5 ile sınırlayacak ve yüzde 20 düzeyinde zenginleştirilmiş uranyum seyreltilecek, yeniden zenginleştirme işlemine tabi tutulamayacak hale getirilecek. Bunun yanında
Natanz'daki santrifüjlerin yarısı, Fordo'dakilerin de üçte ikisi devre dışı bırakılacak. Yeni uranyum zenginleştirme tesisleri inşa edilemeyeceği gibi santrifüj üretimi ve montajı da UAEA tarafından yakından takip edilecek. Santrifüj üretim ve depolama birimlerinin yanı sıra madenler de denetime açılacak.

Anlaşmayla Batılı ülkeler tarafından yakından takip edilen Arak'taki ağır su reaktörünün faaliyete geçmesi de önlenmiş oldu. Henüz inşaat aşamasında olan reaktör, nükleer silahlarda kullanılan plütonyumun üretilmesine imkan tanıyacağı için endişe veriyordu.

Anlaşmaya göre, UAEA yetkilileri, nükleer tesislerin güvenlik kamerası görüntülerine ulaşabilecek, çeşitli tesislere kontrollü ve habersiz olmak üzere fiili denetim yapma hakkına da sahip olacak.

Tüm bunların karşılığında İran'a yönelik ekonomik yaptırımlara 6-7 milyar dolarlık esneklik getirilecek. İran'ın petrol gelirlerinden elde ettiği ve yurt dışındaki bankalarda bloke edilmiş 100 milyar dolarlık parasının 4,2 milyar dolarlık kısmının takvime bağlı parçalar halinde ülkeye girişine izin verilecek. Petrol ihracatına dönük çeşitli yaptırımlar da askıya alınırken, İran havayollarına yönelik güvenlik ve teftişle ilgili birtakım ambargolar da geçici olarak durdurulacak.

İran, anlaşma sayesinde altın ve gümüş gibi değerli maden ticareti de yapabilecek.

"İran için kritik süreç, 6 aydan sonra başlayacak"

Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Ümit Yardım, İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (P5+1) arasında varılan 6 aylık geçici anlaşmayı uygulama yönünde ülke genelinde bir mutabakat olduğuna işaret ederek, asıl kritik sürecin altı ayın sonunda ortaya konacağını söyledi.

6. Büyükelçiler Konferansı nedeniyle Türkiye'de bulunan Yardım, AA muhabirlerinin sorularını cevapladı. İki ülke arasında çok güzel ve güçlü bir ilişki olduğuna işaret eden Yardım, Türkiye ve İran'ın binlerce yıldır komşu olarak yaşamış iki toplum olduğunu belirterek, "Bundan sonra da binlerce yıl bir arada yaşayacağız. Dolayısıyla her iki ülkenin ilişkilerini azami ölçüde geliştirmeleri kadar doğal bir şey olamaz" diye konuştu.

Hem Türkiye'nin hem de İran'ın ilişkileri geliştirmek konusunda kararlı olduğunu dile getiren Yardım, İran ya da Türkiye'nin başka ülkelerle ilişkilerinin birbirleriyle olan ilişkilerini ilerletmesine engel teşkil etmediği belirtti.

Türkiye ile İran arasındaki üst düzey ziyaretlerin çok özel bir rol taşıdığına değinen Yardım, Türkiye'nin İran ile ilişkilerinin en kritik olduğu dönemlerde dahi bu diyalog sürecini en güzel şekilde işlettiğini dile getirdi.

İki ülke arasında kopukluk olduğunu hiç düşünmediğini anlatan Yardım, "En sıkışık olduğumuz dönemlerde dahi kronolojik olarak bakıldığında çok yoğun temaslarımız oldu" dedi. Yardım, Batılı ülkelerin en ideal dönemlerinde bile bu ölçüde bir diyalogları olmadığına işaret etti.

-"Tahran Protokolü, tarihi bir teklifti"-

İran'ın Batı ile yaptığı nükleer müzakerelere de değinen Yardım, 2010'da Türkiye'nin Brezilya ile arabulucuğunu üstlendiği "Tahran Protokolü"nü hatırlatarak, "O dönemdeki Tahran Protokolü, ilgili taraflardan layık olduğu değeri bulabilseydi, şu günkü süreç çok daha farklı gelişebilirdi çünkü o çok tarihi bir teklifti ve çok tarihi bir adımdı. Ancak bazı faktörlerle fiiliyata geçirilemedi" diye konuştu.

Aradan geçen 3 yılda şartların değiştiğine dikkati çeken Yardım, hayata geçirilemeyen Protokol'ün tarafları masada bir araya getirerek çok önemli bir güven ortamı sağlayabilecek olduğunu hatırlattı.

Aradan geçen 3 yılın sonunda Tahran'ın nükleer konumunun daha da güçlendiğini, santrifüj sayılarının artırarak nükleer kapasitesinin geliştiğini aktaran Yardım, geçen yılın şartları için sadece İran değil, tüm ilgili tarafların bir araya gelmek zorunda kaldığını dile getirdi.

-"İran genelinde mutabakat var"-

Ümit Yardım, İran'ın nükleer programı konusunda P5+1 ülkeleri ve İran arasında yapılan geçici anlaşmayla ilgili de İran genelinde bir mutabakat olduğunu söyledi. "Neticede bütün kurumların süzgecinden geçerek ortaya çıkmış bir kağıttır " diyen Yardım "ama ileride farklı yorumlar olursa onu ben bilemiyorum. Ama şu günkü tablo, genel bir mutabakatı yansıtan bir metindir. Bu sadece İran için değil bütün taraf olan P5+1 için de aynı şekilde geçerlidir" şeklinde konuştu.

İran ve Batı arasında müzakereleri devam eden "nihai anlaşma" konusunda ise yol haritasının nasıl gelişeceğinin belli olmadığına dikkat çeken Yardım, geçici anlaşmaya işaret ederek "Asıl kritik süreç 6 aydan sonra ortaya konacak" dedi.

Nihai anlaşmadan ziyade İran ve P5+1 arasında varılan mutabakatın yürüyüp yürümeyeceği önemli olduğuna işaret eden Yardım, "Bugün için İran toplumunun genel yapısının, siyasi yapısının o mutabakatı uygulayacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Büyükelçi Yardım, İran ve P5+1 arasında yapılan anlaşmanın 20 sayfalık gizli bir ek metni olduğu yönünde basına yansıyan iddialarla ilgili de "(İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas) Arakçı, muhataplarıyla 3-4 aydır bazı teknik detaylar hakkında müzakereler yapıyor. Belki onları tamamlayıp bitirmiş ve onunla ilgili kağıt ortaya çıkmış olabilir. Ama bence Cenevre'de imzalanmış ikinci bir gizli metin olsaydı mutlaka gündeme gelirdi" ifadesini kullandı.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.