1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. İnsan etrafını saran çakal sürülerini de görmelidir!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan etrafını saran çakal sürülerini de görmelidir!

A+A-

1989 Yılından buyana yazı hayatımda hiçbir zaman yazar olmadım, yazıyı sadece mücadele amaçlı kullandım.

Kaç insanı kendime düşman ettiğimi de umursamadım, mücadele ahlakının insana kazandırdığı en büyük meziyet insanla değil insanların kamu karşılığı olan yanlışlarıyla uğramak ve aska kin duygusunu insanda barındırmamaktır.

Yazıya dönüştürmenin mahirliğinde evi kundaklanan bir insan okurunu göz yaşlarına da boğabilir, beddua da ettirebilir, kendinde büyüttüğü nefret duygusunu eşine dostuna da yayabilir.

En haklı davalarda bile nefret duygusu hakikati yaralar, yara kabuk bağladıkça yine kanatır insan, bir daha kabuk da bağlamaz.

Bunca zaman yüreklerimin derinliklerinde büyüttüğüm hakikat bana çaresiz insanların zalimleşebileceğini, duygularına esir olan zayıf insanların insanlıktan çıkabileceğini gösterdi.

Kimseye karşı en küçük kinim olmadı, inşaallah da olmaz.

Yıllarca hakaret ettiğim gerekçesiyle her ay maaşımın dörtte birini ödüyorum birilerine, evime hacizler de geldi, duvar saatine kadar götürenler de çıktı; onlara bile kahve ikram ettim.

Yine kurduğum sitelerde reklam da yayınlamadım, tek kuruşluk kazancım olmadı, yazmak bedel ödeyen bir şeydi, ben de yazdıkça birilerine para ödedim, hapis cezaları aldım, onlar da paraya çevrildi.

Kızdım, öfkelendim, kurduğum cümlelerde haddi aştım, insanların üzerine üzerine gittiğim olduğu gibi, ‘donuna kadar soyacağız’ diyenler de çıktı, ‘yapacağımız her şeyi yaptık, çekip vuralım mı’ diyenler de.

Devleti korumanın ya da milletin haklarına sahip çıkmanın değişmez ilk şartı, devlet tarafından cezalandırılabileceğini, millet tarafından yalnız bırakılabileceğini bilmektir. Devlet dediğimiz yapının içinde çıkar ilişkileri olan insanlar vardır, insanı cezalandıranlar da onlardır. Devlet bu çakal sürüsüne bırakılamayacak kadar kutsaldır. Asla çakalların verdiği cezalar ya da kayıplar, devleti karşısına aldırtan değil, devleti bu kan emicilerden temizleten bir kararlılık, bir irade, bir inanç taşıtmalıdır.

Çakal sürüleri devletin içinde barınmaz sadece, sizin uğraşınız insandan öte bir meseledir, meselenin sahibi insanın düşmanları bir anda etrafınızı çakallar gibi sarabilir, onların derdi intikam almaktır, zaten başlarını göstermeden sizi kışkırtır, sizin elinize belgeler sunar, sizi pohpohlar, sizi işi bitene kadar alkışlar, bir başkası kuyruğuna basıldıkça koşar yanınıza, bir başkası olan bitenleri dinler, dedikodu pazarında sergi açar…

Yapacağını yapacaksın sadece, yaptığın işlere duygularını karıştırmayacaksın. Kin sadece devlet ve millet düşmanı  hainlere beslenir.

Kimseyi suçlamayacaksın uğraşılarında, siyasilerden, kanaat önderlerinden, sivil toplum örgütlerinden bir medet de ummayacaksın. Uğraştığın her şeyin bir hazine olduğunu bileceksin, paylaşacağın bir hazinedir elbette, bu hazineyi bunlar niye görmüyor demeyeceksin ama. Av görenindir nihayetinde!

Bir başka gerçek daha var bu hayatta…

Yemeden içmeden kesilen, hatıralardan başka gözünü hiçbir şeyin doyurmadığı şehit anneleri, şehit babaları, şehit eşleri, şehit çocukları, şehit dedeleri, şehit nineleri, şehit teyzeleri, şehit dayıları, şehit halaları, şehit amcaları, şehit arkadaşları var bu ülkede.

Uğruna can feda edilen vatanımız, altında huzurla yaşadığımız bayrağımız, aşkla koruyup gözettiğimiz devletimiz var.

Şükürler olsun ki bayrağı yere düşürmeyecek evlatlar da nasip etti Rabbimiz bize.

Selam olsun şahadete…

Selam olsun Cennet ehline...

***

Hatırlatma!

Azerbaycan Karabağ'da Ermenilerin Azeri soydaşlarımıza yaşattığı katliamı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Türkiye genelinde 26 Şubat günü katliam kınanmalı, sivil toplum örgütlerimiz bu günde yaşananları anlatan programlar düzenlemeli,Türk ve Azerbaycan Bayrakları yanyana dalgalanmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar