1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. İnanç insana sadece Cennet vadeder, sadece Cennet!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

İnanç insana sadece Cennet vadeder, sadece Cennet!

A+A-

Bir insan inançlarıyla büyümez, inandıklarıyla, inandırıldıklarıyla ya da günü geldiğinde inanmak istedikleriyle büyür.

Bir insan inançlarıyla büyüdüğünde, inandıklarını da, inandırıldıklarını da ya da günü geldiğinde inanmak istediklerini de sorgular, zaman zaman yanılgılarına teslim olsa da, onların yaşam alanına kendi elleriyle yerleştirdiği mayınlar olduğunu bilir.

Bir insanın birlikte olduğu insanların değişimiyle kendini değiştirmesi, inancın değil, inandıklarının değişmesidir.

İnanç kendini korur, inanılan şey değerler silsilesinden koparılıp insanın üzerine giydirildiğinde metalaşan, kendini bulunduğu yerin darlığı ya da genişliğine göre konumlandıran, sadece üzerinde inandıklarının şekilsel rengini barındıran bir hal alır.

İnanç insana nasıl yaşaması gerektiğinin şartlarını öğretir, şartların insana nasıl yaşaması gerektiğini öğretmesi, inancın hiçbir öğretisinin içinde barınmaz.

İnanç bir insanın kimliğidir, onu hiçbir zorluk değiştiremez; insanın inandıkları kimlik değişimini zorunlu kılar, içinde bulunduğu yapı ancak kimlik değiştirmesiyle onu vatandaşlığa kabul eder ya da aidiyet duygusunu yaşatır.

Günümüz insanı, geçmişinde inancıyla varolsa da, şartların bir araya getirmesiyle kimlik değiştirmek zorunda kalmıştır, çoğunluk kimlik değişimi yaşadığı için de inanç kimliği zimmete geçirilmiş, inanç kimliği taşıyan insanlar inanç kimliğini ellerinde bulunduran insanların yanlışları karşısında, inancını insanlaştıran, inandığı değerlerin kendisine ödettiği bedeli insanlar için yaptığına inandırtan, kendisini de kimlik değişimine zorlayan bir inanç ihaneti yaşamaktadır.

İnanç canlı cansız bütün değerlerin yerli yerince yaşamasını isteyen bir öğretidir, insana değer katan bir öğreti olmasına rağmen, değer kattığı insanın değişmesine, ihanetine asla aldırmaz, inanç kendi değerini insanla kaybeden bir meta değildir.

İnanç, insana başkalarına ne yapması gerektiğini söyletmez, kendi bilgisini kendi yaşamayı, kendi kazancını kendi paylaşmayı, kendi adalet öğretisini kendinde yaşatmayı öğretir.

İnanç inanılan bir sapma yaşadığında, yokluğunda paylaşımcı olunmasına inandığı ne varsa, varlığında onu paylaşması gerekenlere karşı paylayıcı duruma getirir.

inanç sadece Peygamberler üzerinde bir bütünlük taşır.

Peygamberler inanca teslim olan, inancı kendilerine uydurma iradeleri ellerinden alınan seçilmiş insanlardır.

İnançlarımız mı, inandıklarımız mı, inandırıldıklarımız mı bizleri inançlı insan yapmaktadır?

İnanç insanla büyüyen, insanla azalan bir değer değildir, insanla büyüyen ve insanla azalan şey inandıklarımızdır.

İnanç insanın kendi kurtuluşu için vardır. İnanç asla insanlara bakarak azalan ya da çoğalan değildir. İnanç insanlara bakarak kırılan, yaralanan, alınganlık gösteren bir yaratılmış da değildir, inanç insanı yaratan bir beden, onu kendi nefesiyle yaşatan bir ruhtur.

İnanç insana sadece Cennet vadeder, sadece Cennet!

Önceki ve Sonraki Yazılar