1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. İkindi Sohbetlerinde “Konya Ağzı” konuşuldu
İkindi Sohbetlerinde “Konya Ağzı” konuşuldu

İkindi Sohbetlerinde “Konya Ağzı” konuşuldu

Prof. Dr. Saim Sakaoğlu: “Zafer, Meram Yeni Yol’daki iş yeri tabelalarındaki yabancı kelimeleri görmemek için yüzümü çeviriyorum. Kentsel dönüşümle birlikte Konya ağzı özelliğini taşıyan kelimeler birer birer kaybolmaktadır.”

A+A-

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir, SanatKültür Adamları Birliği Derneği ve SÜ  Selçuklu Araştırmaları Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Prof. Dr. Saim Sakaoğlu  tarafından “Konya Ağzı” konulu bir konferans verildi.

Harun Tolasa ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde öğrenciyken tanıştıklarını iki Konyalının birbirlerine “hemşehri” olarak hitap ettiklerini ancak Tolasa’nın konuşmasında Konya ağzının özelliklerini korurken kendisinin Konya Lisesinde asker çocuklarıyla eğitim gördüğü için şehirli ağzıyla konuştuğuna dikkat çekerek  “diyze-emmi”  sözlerimiz  “teyze- amca” oldu, çocukluğunun geçtiği Çaybaşı’nın kentsel dönüşüme tabi tutulmasıyla “’mabeyn, yüklük” gibi kelimelerin de ortadan kalktığını ifade etti.

KONYA AĞZINDAKİ KELİMELER

Ağız ve lehçe kelimelerinin tanımlarına değinenSakaoğlu;“Konya Ağzı Üzerine Derlemeler” kitabını tanıtırken akademisyenlerin şairlerin dil anlayışları üzerinde dururken Konya ağzı üzerinde çalışma yapmadıklarını belirtti. Kitaptaki konu başlıkları “Konya ağzı üzerine tespit edilen kelimeler, Konya ağzında atasözleri ve deyimler“ dir. Ahmet Necati Atalar ve Sıçanlı Ahmet (Ahmet Muhsin)’in derlediği kelimeler bize ulaşmıştır. “Mirav” Farsöça “mir ab” kelimesinden gelmiş “su dağıtımı” anlamında “havala” kelimesinin Arapça “havale” kelimesinden geldiğini söyledi.

YOK OLUP GİDEN KELİMELER

Sakaoğlu kendisini Ahmet Necati’nin yayınladığı kitaptaki Konya ağzı ile ilgili kelimelerden kaç tanesini biliyorsam o kadar Konyalı addettiği üzerinde durarak  “allek, yünemek, kumpaltası” kelimelerinin artık kullanılmadığını çarşıda “Denti Konya” tabelasını gördüğünde şaşkınlığa düştüğünü belirtti. “Konya basın diliyle ilgili on iki sayfalık makale kaleme aldım. Mebus- milletvekili kelimelerinin arasında ‘saylav’ kelimesi kullanılıyordu.”

ÖĞRETMENLERE VERİLEN GÖREV

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Sakaoğlu “Öğretmenlere büyük görev düşüyor denilerek yaşadıkları bölgede kullanılan kelimeleri karşılıklarıyla yazıp gönderin, denilmiştir. Her kelime hangi köyde kullanılıyor, cümle içerisinde kullanılarak isteniyordu.”

DİL YAŞATILDIĞI ÖLÇÜDE ZENGİNLEŞİR             

“Gonya Kitabı”, “ Konya Folkloru” ve  “Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması” kitaplarının içeriği hakkında bilgi veren Sakaoğlu “1867’de gazetenin olmadığı dönemde Konya’ya gelen müsteşrikler Konya ağzıyla ilgili kelimeleri derlemişlerdir. Bilimde tarafsız olacaksın, menfaat sağlamayacaksın. Birbirimizle atıştığımız dönemde onlar Konya Cezaevindeki mahkumları izin alarak konuşmalarını incelemişlerdir. Mabeyn, yüklük, ağzıaçık, tahtabaş, tavşan ayağı, matbah, izbe, düşme, çevirgeç, nalbeki, lengeri gibi kelimeler artık günümüzde kullanılmıyor. Doğup büyüdüğümüz evlerdeki kullandığımız kelimeleri artık kullanmıyoruz.” dedi.

Konya Milletvekili Ahmet Sorgun Konya’da hafta sonları kültürel ziyafet verildiğini, Agop Dilaçar ve Tekin Alp’in dilin yozlaşmasında rolleri olduğunu, yabancı seyyahların dil farklılıkları üzerinde çalıştıklarını ve kendi dilimizi korumamız gerektiği üzerinde durdu.

Ahmet Sorgun tarafından Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’na günün anısına hediye  takdim edildi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.