1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. İçimizden biri eksilmeden bir araya gelemez olduk!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

İçimizden biri eksilmeden bir araya gelemez olduk!

A+A-

Ölümün mekanı mezar, cansız bedenlere ev sahipliği yapan kabristan. Orada bile insan kendini gösterme çabası içine girebiliyorsa, kendi insan kardeşlerinin gittiği yer gözünün önünde durduğu halde, ölüm de nasihatte bulunamaz insana!

Mezar kenarında adımlıyoruz bir ağabeyle, bir ot gösteriyor ayağının ucuyla, “Bu ne” diyor. “Ebegümecine benziyor” diyorum, “Ta kendisi” diyor. “Yanı başından geçiyoruz, bir çok şifalı ot gözümüzün önünde duruyor, hangi otun hangi derde deva olduğunu bilmeden yürüyoruz” diyor.

Yaşama isteği her yerde var!

Sağlıklı yaşam koşusunda ölenler de var diğer tarafta.

Yaklaşık altı yıldır yürüyorum. Yürüme dediysem düzenli değil elbette, Bahar’da başlıyorum yürümeye Sonbahar’da bırakıyorum. Kışın üşengeçliğim üzerimde oluyor, dışarı çıkmak bile istemiyor canım.

Yürümek insanın bedenini açtığı gibi ufkunu da açıyor, insanın uzuvları, beyni açıldıkça açılıyor, çoğu kez tefekkür hali yaşıyorsun, en ulaşılmaz hayallerin kurulduğu, insanın kendi iç dünyasıyla konuştuğu, kendini kaptırdığında zamanın durduğu bir an!

Bedenlerimize ayırdığımız vakti ruhumuza ayıramamanın muhasebesini yapma evresine erişemediğimizi itiraf etmeliyim. İnsanın ruhuyla barışık olması aslında bedenini de beynini de en sağlıklı şekilde çalıştırmasını sağlayacak, sorun bizlerin Allah’la baş başa kalmaktan korkularımızda yatıyor. Uzaklaştıkça her şeyimiz alıp başını gidiyor.

İstediğin vücuda sahip olsan da sonun toprak olacak, istediğin mekanın sahibi de olsan kendinle birlikte götüremeyeceksin, hepsinin hesabı, çetin ve çok ağır bir yük aslında.

İnsanın kendini programladığı her ne varsa, ona şartlandırdığı istek ve eylemleri, Allah’ın insan üzerinde programladığı emir ve tavsiyelerinde aynı şevk ve aşkı barındırmıyor insan kendi üzerinde.

Kendimize dair dikkat ettiklerimizle Allah’ın bizlerden dikkat kesilmemizi istediği şeyler arasında dağlar kadar fark var.

Evet, sağlıklı yaşamalı insan en çok da düşüncelerinde sağlıklı düşünmeli, sağlıklı işler yapmalı, sağlıklı insan ilişkileri kurmalı, sağlıklı hazırlanmalı diğer tarafa.

Bizler insan vücudunda beli kaybettik, bel diye bir şey kalmadı, bizler dinin direği olan Namaz’ı da kaybettik.

Dua bile edemez olduk. Her şey maddileşti, her şey aklın oyunlarına yenik düştü, akletmeyi de kaybettik.

Ayinleri kıskandıran bir iştahla abdest almayalı kaç zaman oldu acaba, sevgiliyle buluşma vaktini bekleme sabırsızlığını andıran Namaz vaktini vuslata dönüştüren heyecanlarımız hangi isteklerimizde gün yüzüne çıkıyor kim bilir!

Biz yıllar önce arkadaşlarımızla namaz vakitlerinde camilerde buluşurduk, sonra da çayın dibine vururduk.

Bizler arkadaşlarımızla mezarlarda buluşur olduk, içimizden biri eksilmeden bir araya gelemez olduk!

Önceki ve Sonraki Yazılar