1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Hüseyin Üzülmez, paralelci Salih Tuzcu'yla Çeşme'de buluştu mu?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hüseyin Üzülmez, paralelci Salih Tuzcu'yla Çeşme'de buluştu mu?

A+A-

İki dönem AK Parti Konya milletvekilliği yapan Abdullah Çetinkaya, paralel yapının kurbanlarından, telefon dinlemelerinin basına servisiyle siyasi yol güzergahına barikatlar kuruldu, listede yer almasının önüne geçildi. Telefon konuşmaları bir firmanın mağduriyetini kapsıyordu, her hangi bir ihale takipçiliğini de içermiyordu. Abdullah Çetinkaya’yla esaslı bir röportaj yapabilir ulusal basın ya da yerel medya; anlatacağı çok anekdotlar olduğunu, süreçte kimlerin kimlere alet olduğunu anlatacaktır muhakkak.

Emniyet içindeki paralel yapılanmanın mağduriyetinden olsa gerek, Konya emniyetinden bazı isimler Çetinkaya’ya hem paralel yapıyla ilgili hem de kendi yaşadıkları sorunla ilgili bilgiler aktarıyor. Bunu nereden bildiğime gelince; Abdullah Çetinkaya’yla olan görüşmemizde emniyetten birilerinin kendisine AK Parti Konya eski milletvekili Hüseyin Üzülmez’in aday listeleri açıklanmadan yirmi gün önce Çeşme’de Konya eski İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’yla birlikte aynı teknede görüldüğü bilgisini aktarmış. Salih Tuzcu’nun Garanti Konutları’ndan reklam karşılığı iki daire aldığını, “Salih Tuzcu reklam artisti misin” başlığında haber yapmış, bir başka yazımızın bahanesiyle de iki yazar arkadaşımızın “Cinayet masasında sorgulanması”yla haddimizi aştığımızın intikamı alınmıştı. O günlerde bizden başka kimse olayın üzerine gitmeye ne cesaret gösterebilmişti ne de CHP eski milletvekili Atilla Kart’ın haberimiz üzerine meclise verdiği soru önergesi üzerine her hangi bir idari soruşturma açılmıştı. Salih Tuzcu şu anda Fethullah Terör Örgütü’ne mensup olmaktan ve iş adamlarına kumpas kurmaktan dolayı yargılanıyor.

Abdullah Çetinkaya, Hüseyin Üzülmez’in Çeşme’de Salih Tuzcu’yla birlikte görüldüğü bilgisini aktardığında, “Meselenin sadece bilgi düzeyinde kalmasının doğru olmadığını, bu bilginin kesinlikle teyit edilmesi gerektiğini” ısrarla söyledim. Daha sonraki görüşmemizde “Bilgiyi teyit ettiğini, emniyetten kendisine bilgiyi aktaran kişilerin aktardıkları bilgide en küçük şüphelerinin olmadığını” söyledi. Birkaç konuda aktarılan kesin bilginin beyana dayalı olması güveniyle paylaştığım bazı haberlerin daha sonra güven duyduğum insanlar tarafından da aktarılsa yanlışlığına tanık olmuş biri olarak, emniyetten tanıdığı kişilerle görüşmek istediğimi söyledim. İsim ve telefon numaralarını aldım. Benim kendileriyle görüşme isteğimin bilgilendirilmesi hususunda emniyetteki kişilerle görüşmesini istedim.

Seçimlerden sonra Abdullah Bey’in aracılığıyla Dede Bahçesi’nin karşısındaki çay bahçesinde iki emniyet mensubuyla buluştuk. Sorularım açık ve netti. Bilgiyi aktaran kişiler Hüseyin Üzülmez’i kendileri Çeşme’de Salih Tuzcu’yla birlikte gören kişiler değildi. Konya emniyetinde çalışmış, sonra Çeşme’ye tayini çıkmış bir arkadaşlarının olaya tanıklık bilgisiymiş. O arkadaşlarıyla beni görüştürmelerini istedim, yanımda telefonla aradılar, telefonu açmadı. Daha sonra bilginin teyidini mutlaka yapacağımı, bu konunun arkasına düşeceğimi, kendilerinden haber beklediğimi söyledim. Her ikisinin de telefonları kayıtlıydı. Aradan birkaç gün geçti, aradım emniyetten görüştüğüm kişileri. Kendilerine bilgiyi aktaran arkadaşları bilgiyi doğrulatmak için bir çaba içindeymiş. Çeşmede Hüseyin Üzülmez’i Salih Tuzcu’yla birlikte gördüğünü söyleyen kişi de bilgiyi bir başkasına teyit ettireceğini söylüyorsa, kendisinin görmediği kesinleşmiştir. Bu kez Abdullah Çetinkaya’yı aradım. Ona da konuşulacak duruma getirilen bilginin sorumluğunu hatırlattım, emniyetteki kişilerin aktardıkları bilgide kopukluklar olduğunu söyledim.

Hüseyin Üzülmez’le on'a yakın davamız var, kendisine hakaret ettiğim gerekçesiyle de bir sürü para ödedim. Aslında kendim de arayıp konuşabilirdim ama Murat Güzel’e olayı aktardım, Üzülmez’e bu iddiayı sormasını istedim. Bilgi gerçekse yazmak da üzerime vazifeydi, bir iftira atılıyorsa önüne geçmek de. Hüseyin Bey, bilginin kaynağını öğrendiğinde hemen Çetinkaya’yı aramış. Çeşme’de görüldüğüne dair çıkarılan bilginin, çirkin bir dedikodu ve iftiradan öteye bir şey olmadığı anlaşıldı. Emniyet mensubu olan kişilerden hâlâ haber yok. Bu meseleyi burada kapatacak değiliz. Abdullah Bey’e Konya’ya geldiğinde Hüseyin Üzülmez’le o polislerin yüzleştirilmesi gerektiğini söyledim. Bunun için kendisinden söz de aldım. Hüseyin Üzülmez’e karşı gerçekleştirilmeye çalışılan kirli kumpasın önüne geçilmiş oldu.

Yalan ve iftiradan beslenen insanların bile yalan ve iftiraya uğramasının önüne geçmek, varsın bizim kaderimiz olsun!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic 

https://twitter.com/cafekulis

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic 

 https://www.facebook.com/cafekuliscom

Önceki ve Sonraki Yazılar