1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Hilal Kaplan'ın çıkarımları paralel yapıya hizmet eder!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hilal Kaplan'ın çıkarımları paralel yapıya hizmet eder!

A+A-

Fethullahçı haşhaşiler, AK Parti Hükümeti’ni İran üzerinden vurmaya çalıştıkça, İslamcı yazarlar Fethullah İran benzerliği üzerinde çıkarımlarda bulunmaya başladı.

Fethullah ne İran halkının bağlı olduğu şia mezhebinin akide boyutundaki masumiyeti taşıyor üzerinde ne de şia’nın takiyye özelliğini.

Fethullah Gülen üzerinden İran’ın mezhebini sorgulamak, en az ifadeyle Fethullahla birlikte bilinçsiz bir paralel yapılanmanın ortaklığını getirir.

İran’ın akide boyutunda masum gördüğü imamların hepsi, bütün sünni toplumlar tarafından da saygı duyulan muttaki insanlardır. Hepsi de vefat etmiştir. Şu anda İran halkının masum gördüğü, yaşayan bir İmam yoktur. İmam Mehdi beklentisi, bir çok sünni toplumların da hadislere dayandırdığı beklentidir. İran halkının mevcut İmam Hamaney’i Mehdi olarak görmediği bilinmektedir, Fethullah Gülen’in kendini Mehdi gördüğü, hatta Hz. İsa zannettiği tartışılan bir konu haline gelmiştir.

Hilal Kaplan’ın mal bulmuş mağribi gibi sarıldığı akıl ve izandan yoksun benzerliklerin insaf boyutunu geçtik, sorguladığı paralel yapıyla birlikte İran düşmanlığı yapması, “Akil insanlar” sıfatına da yakışmıyor. İran halkını ve Türkiye Caferilerini incitmekten de kaçınılması gerekiyor.

Önce mezhepler tarihinin okunması, İslam tarihiyle birlikte her vakıanın sosyolojik nedenlerinin kavranması gerekmektedir.

İran’da devleti sorgulamanızın toplum bireylerinde tam bir karşılığı vardır. İran İslam Cumhuriyeti’nin en üst bürokratından halka kadar devlet yönetimi rahatlıkla eleştirilebilir, şia mezhebi halkın her kesiminde devletten de öncelikli bir hassasiyeti korur. Şia mezhebindeki takiyyenin de öyle söylenildiği gibi her zaman ve her yerde kullanılması söz konusu değildir; şartları vardır. Takiyyenin en önemli şartı, İslamî bir topluluğu zalim yöneticilerden korumaktır, yönetim karşısında hileye hurdaya tevessül ederek, biat etmediği devlet yönetimi içine sızmak, yönetimi ele geçirmek tarih boyunca olmamıştır.

Fethullah Gülen’in İran düşmanlığının temelinde , bugüne kadar sorgulanmayan “Yeşil kuşak projesi” vardır.

Emperyalist güçler Fethullah Gülen’i sadece Türkiye için değil, Ortadoğu için de hazırlamıştır. “Yeşil kuşak projesi”nin önümüzdeki gönlerde resmi belgelerle birlikte tartışmaya açılacağını düşünüyorum. Devletin istihbarat teşkilatında da, askeriyenin elinde de kapsamlı raporların olduğu, aktörlerin kimlerden oluştuğu bilinmektedir. Türkiye’nin de AK Parti Hükümeti sonrası, karşı hamleler geliştirdiği, kendi ekseninde stratejik projeler çizdiği, uygulamaya koyduğu, en az beş yıl içinde de kopma tartışmalarının yerini birleşme tartışmalarının alacağı söylenmektedir. Barış süreci bu projenin temelini oluşturmaktadır.

Tekrar İran halkının bağlı olduğu Caferi Mezhebi’ne dönecek olursak, Fethullah Gülen ve İran benzerliği bizleri gereksiz ve haksız bir tartışmanın içine sürekler. Fethullah Gülen yapılanması emperyalist güçler tarafından çizilmiş bir projedir. Bu projenin İslamî yüzünü Fethullah Gülen oluşturmakta, ticari yüzünü sermaye gruplarının yabancı şirket ortaklığını yürüten dev şirketler üstlenmekte, her siyasi parti içinde de adamları bulunmaktadır. Emniyet, yargı ve askeriyede de bağlantıları yıllar öncesinden kurulmuş, hala da devam etmektedir.

Türkiye’nin milli bir devlet olma istediği, esas çatışmanın sebebidir. Emperyalist güçlerin kullandığı yapılar ve insanlar içinde, kullanılmalarına müsaade eden bazı insanlar, kendilerini güçlendiren yapıları kullandıkları zehabına da kapılmaktadır.

Fethullah Gülen yapılanmasının adı en doğru şekilde Başbakan Erdoğan tarafından konulmuştur. Haşhahaşilerle  benzerliğin eksiği var, fazlası yoktur.

Hilal Kaplan’ın iyi niyetli olarak bulunduğu çıkarımların kendisini paralel yapıya yakınlaştırmasından başka bir faydası olmayacaktır!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar