1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Hıçkıra hıçkıra, iç çeke çeke ağladım!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hıçkıra hıçkıra, iç çeke çeke ağladım!

A+A-

AK Parti Belediye Başkan Adaylarını açıkladığı gün, yakın bir arkadaşımın bürosuna uğradım. İçeri girdiğimde ilk tepkisi Meram Belediye Başkan Adayı Fatma Toru’ya oldu. Meram bölgesinde oturan arkadaşım, “Meram Belediye Başkan Adayı Fatma Toru’ya oy vermeyeceğini “söyledi. Sırf kadın olmasına karşı gösterilen tepkiyi çok iyi bildiğim halde, “Oyunu niye vermeyeceksin, hakkında oy verilmeyecek kadar bir bilgin mi var” dedim. Dürüst davrandı, “Bula Bula onu mu bulmuşlar, sırf kazanılacak yerden milletin başına kadın bir belediye başkanı konulması, kimsenin hakkı olamaz” dedi. “Sırf kazanılacak yerdensiyasi geçmişi olan, bulunduğu bölgede halk tarafından tanınan biri belediye başkan adayı gösterilmelidir” deseydin, bunu anlardım. Refik Tuzcuoğlu ve Serdar Kalaycı, Meram ilçesinde tanındığı, halkın teveccühünü kazandığı için mi aday gösterildi? Onlara hak olarak gördüğün şeyi niye sırf bir kadın olduğu için Fatma Toru’ya görmüyorsun. Ayrıca Meram’da Refik Tuzcuoğlu ya da Serdar Kalaycı gibi adamlar belediye başkanlığı yapmışsa, herkes başkanlık yapabilir” dedim. Söyleyecek söz kalmasa da, “Oyunu Saadet Partisi’ne vereceğini” söyledi. “Saadet Partisi’nin Meram adayının kim olduğunu” sordum, “Bilmiyorum” dedi. Dudaklarımda acı bir tebessüm belirdi. O da anladı.

Aradan bir hafta geçti, yine karşılaştık, tepkisi devam ediyordu. Seçim haftasına girdiğimizde, yine yanına uğradım, elinde telefon yeğenine ulaşmaya çalışıyordu. Yeğeni “Saadet Partisi’ne oy vereceğini” söylemiş. Yeğenine ulaşıp, oyunu AK Parti’ye vermesi için ikna etme derdine düşmüş. “Hangi ilçede oy kullanacak” dedim. “Meram ama aday hakkındaki kanaatim hala değişmedi, oyumuzu AK Parti’ye vereceğiz, o kadına değil” dedi. Neticenin istediğimiz sonucu vermesi sevindirici düşüncesiyle susmadım tabii ki, “Kadınlar kocalarını, çocuklarını idare ediyor, biz erkeklerin bir çoğu ne kadınlarını ne de çocuklarını idare edebiliyor. Evin idaresini onlara bırakabiliyorsak, şehrin idaresini de bırakabiliriz” demekle yetindim.

Hürriyet Gazetesi’nde 06 Nisan 2014 tarihli Ayşe Arman’ın BDP’li iki kadın eşbaşkanla yaptığı Aradığın yer burası istediğin şey burada başlıklı söyleşisini okuduğumda, BDP’ye insanî minnet duyguları taşıdım.

Cizre Belediye Başkanı Leyla İmret’in çocuk yaşta sokaklarda uzanan cesetleri gördüğünde, “Niye burada uyuyorlar, bunların evi yok mu” iç seslenişini okuduğumda da, kocasından her gün dayak yiyen, eşinin zulümlerine dayanamayan, ilçede ilk boşanma hakkını kullanan Diyarbakır Kocaköy İlçe Belediye Başkanı Berivan Elif Kılıç’ın “Belediyeye gittim. ‘Kadınlar için bir şey yapmak istiyorum. Kadınlar hâlâ çektikleri acıları ben de yaşadım demeye utanıyor. ‘ dedim. Encümen olmasam da önemli değildi, eylem olur, toplantı olur, beni de çağırmalarını istedim. Bir hafta sonra aradılar. Gittim "Sen eşbaşkansın!" dediler. "Tahsilim yok, siyaset geçmişim yok. Neden ben?" dedim. "Sen yaşam mücadelenle zaten siyasetin içindeymişsin" dediler” sözlerini okuduğumda bildiğiniz bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra, iç çeke çeke ağladım.

Her iki kadın başkanın dramı değildi ağlatan, siyasi tercih hakkaniyetinin bir parti tarafından teslim edilmesiydi beni duygulandıran.

Berivan Elif Kılıç’ın hikayesinin bu kısmını facebook’ta paylaştım. Ümit Savaş Taşkesen bir link göndermiş mesaj kutusuna. cnnturk.com’da Kadınlara görev vermeyeceğini söyleyen başkana tepki başlıklı bir haber.

Bingöl'de 30 Mart'ta yapılan Belediye Başkanlığı seçimini AK Partili Yücel Barakazi, kazanırken, aynı partiden 1'inci sırada meclis üyeliğine kentte mali müşavirlik yapan Nurten Ertuğrul seçildi.

Ertuğrul, ilk toplantıda Belediye Başkanı Yücel Barakazi'nin, kadınlara başkan vekilliği ve yardımcılığı konusunda görev vermeyeceğini söylemesinden sonra meclis üyeleğinden istifa ettiğini söyledi. Ertuğrul, dün yapılan toplantıda Belediye Başkanı Yücel Barakgazi'nin, belediye başkan yardımcılığı ve belediye başkan vekilliğine kadınları getirmeyi düşünmediğini, toplumun bunu hazmetmeyeceğini, bunun dinen ve örfen de uygun olmadığını söylemesi üzerine istifa kararı aldığını söyledi.”

Taşkesen, gönderdiği link’in altına bir de not düşmüş.

Ne düşünüyorsun merak ettim BDP’li kadının hikayesinden sonra. Bizde kadın böyle hikaye oluyor maalesef. Selamlar…

Benim de kısa bir cevabım oldu, onu da paylaşayım:

“Mücadele geleneğinden geliyor onlar, bizde bu durum daha yeni sorgulanmaya başladı. Haber linkindeki kadının çıkışı da bir makam talebi olarak algılanmıyor artık. Daha önce ne istenebilirdi ne de bu gerçek böyle sorgulanabilirdi. Bizde erkekler de aynı. Siyasal mücadelesi olan insanlar iktidar sürecinde ya kendileri kabuk değiştiriyor ya da başkaları görev alıyor.

Bütün zıpırlığına rağmen Ayşe Arman duyarlığında, kendini sosyete içinde de köyde de yabancılaştırmayan, kadınla birlikte çekilen fotoğrafta yerde oturan bir hoşluk da var. Bizde böyle hikayeler bu tatta, bu duyarlıkta haber de yapılmaz.”

BDP’li Belediye Başkanları Leyla İmret ve Berivan Elif Kılıç’a yürekten başarılar diliyorum. BDP’nin aday belirlemedeki hassasiyetinden dolayı insanî minnet duygumu yineliyorum. AK Partili Nurten Ertuğrul’u onurlu davranışından dolayı kutluyorum. Ayşe Arman’a da yüreğimizden vuran söyleşisinden dolayı teşekkür ediyorum. 

Ayşe Arman'ın söyleşini okumak için tıklayın!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar