1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Herkes işini doğru yapsa Cennetlik olurduk!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Herkes işini doğru yapsa Cennetlik olurduk!

A+A-

Bir mücadeleyi kutsal hale dönüştürmeden kendi mecrasında sürdürmek, insanî bir görevdir.

Zaman zaman yaptığımız işlere belki de kutsallık yüklediğimiz için, kendi üstlendiğimiz sorumluluklara birilerinin de dahil olmasını istiyoruz.

Aslında hepimizin kişiselleştirdiği, genel kabul gören bazı mücadeleleri olabilir.

Toplumsal boyutu olan meselelerde, insanların katılımını istemek de bir taleptir. Taraftar olunan bir sorgulamanın, insandaki haklılık kesinliği, yıkıcı bir dili de kendiliğinden kazandırabilecektir.

Bunlara az bile…” dediğimiz şeyler, devreye girecektir.

Ahlaksızlara bakarak, üslup ahlakının önemsenmemesi, kendi adımıza sınır ihlalini aşan bir duruma gelecektir.

Gözlemci ve takipçilerin yapması gereken şey, bir tarafın üslubunu kınamak, diğerlerinin de haksızlıkları varsa, onlara karşı tavır almaktır.

Hepimiz için bir çıkış yolu da önerebiliriz burada:

Sözgelimi gazetecilik yapan insanlar, sadece gazetecilik ilkelerine uysa; haber alma özgürlüğünü önemsediği kadar, haber yapabilme özgürlüğünü ve duyarlığını da gösterse, hem işimizi yapmış olacağız, hem de sonuca ulaşmada hiçbir siyasi ya da ideolojik kutsanmalara ihtiyaç duymayacağız.

Sivil Toplum Örgütlerimiz, kendi tüzüklerinde yer alan sorumluluklar üzerinde yoğunlaşsa, hiçbir siyasi taraftarlık göstermeden, olaya sadece insan ve haklar düzleminde bakabilse, en doğru işi yapmış olacaklar.

Dava adamlığı gibi ucuzlaştırılan yakıştırmalara hiç iltifat etmeden, insan sorumluğunu her şeyin üzerinde tutarak, yeni bir anlayışı hayata geçirebiliriz.

Sade ve basit bir denklem bizim kurtuluşumuz olabilir.

Konya’da olanlar, Türkiye’nin her yerinde olan şeylerdir. Türkiye’nin her yerinde sağcısı da, solcusu da, İslamcısı da aynıdır.

Her ideolojik yapının ya da siyasi örgütlerin, kendi iç yapılarında kırılan kolların yenlerini saklamalarına tanık olabilirsiniz.

Rahatlıkla pisliği dahi örten bir dil geliştirilebilir. “Pislikse, bizim pisliğimiz bunlar... Biraz ferasetli olalım” denilebilir mesela. Pisliği sadece pisliğe yatkın olanlar kabul edebilir ya da pisliğe bulaşanlar üzerine gidilmesini istemezler. Feraset de iğfal edilir.

Geleceğini strateji ve taktiklerle sürdüren; falcılara taş çıkartan insanların, yıldız oklarını aratmayan zihinleri, zamanı yaşatmaz bazılarına. An’ı yaşamak gerçekten de çok zor bir iştir. Elhamdülillah inançlı insanlarız. Hadi oldu ya, kırk yıllık ömrümüz daha olsun, ne kazanıp ne servet biriktirebiliriz. Gerçekten bir hesap var, buna inanıyoruz. Gerçekten bir Cennet, Cehennem de var.

Saltanatsa Cennet’teki saltana niyetlenmeliyiz. Ebedi bir mutluluk istiyorsak, Cennet’teki mutluluğu yaşatmalıyız dünyada kendimize.

Köşk istiyorum ben de kendi adıma; hizmetçiler istiyorum; para, pul derdim olsun istemiyorum; bir el işaretimle her şey ayağıma gelsin istiyorum…

Ölene kadar dişimi sıkabilsem, bunların hepsi hem de ebedî benim olacak; biliyorum…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar