1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Hanımefendi bu işi Beyefendi’den daha iyi yapar!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hanımefendi bu işi Beyefendi’den daha iyi yapar!

A+A-

İnsan  bulunduğu yapı içinde etkin olmak, etkinlik alanını genişletmek ister. İçinde bulunduğu yapılanma kendine meşruiyet kazandırdığında da yapı içinde meşhur olur.

Siyasette meşruiyetini kazanan ve meşhur olan insanlar etkinlik alanlarını kaybettiklerinde, kendisi gibi etkinlik alanı dışında kümelenmiş insanların ilgi odağı olacaktır.

Etkinlik gücünü koruyan insanlar daha çok işleriyle güçleriyle uğraşır, insanlarla beraberlikleri, bir amaçtan daha çok amaçların uygulanmasını içerir, etkinlik alanını kaybeden insanların kendisi gibi beklentisi olan insanlar tarafından bir cazibe merkezi haline getirilmesi, onun çok maharetli olmasından değil, onunla birlikte kendi seslerini duyurabilme isteği ya da onunla tutturulacak mayada bir yerlere gelme isteği mevcuttur, zaten reel bir karşılığı olan insan/insanlar hiçbir zaman etkinlik alanlarını kaybetmez, bunlar kendilerine bir şeyler lütfedilen, mahareti kendilerinden gören insanlardır.

Bireysel potansiyelleri, bireyleri etrafında toplamaya yetmeyen kişiler; küskünler, kırgınlar ve daha çok beklentisi olan insanlar tarafından sürekli aranıp sorulmalarının bir şeyler olacağına kendini inandırmasıyla, meşruiyetini kaybeden bir gerilla taktiği izlemeyi vazife edinirler, arada başlarını çıkarıp kendilerini göstermeleri, vur-kaç taktiğinden zevk almaları da ondandır.

Siyasetin kendilerine verdiği sıfatla geçici süre tanınmış olan insanlar, tanınmalarının sürekliliğini isteyecektir, siyasetin dışladığı yere başlarını sokamayanlar, siyaset duvarının kenarında siyasete yön verme çabasından da geri kalmayacaktır.

Siyaset insanın kanına işleyen bir cazibe merkezidir, kendilerinde bir şey olmasa da verilen sıfatla bir şeyler olan insanların durumu, büyük bir firmanın dağıtım ya da ürün isteklerini kayda alan kişilerin, bayiler tarafından karşılanmasındaki intizam davranışları, bir süre sonra temsil ettiği firmayı unutturan, kendilerini bu işin olmazsa olmaz parçası haline getiren bir yanılgıyı içerir, bunun birçok örneği vardır, bulunduğu yerden ayrılıp benzer iş yapmaya yeltenenler insanlar, aynı bayilerinin kapılarını çaldıklarında, kendilerine verilen değerin firmanın markası olduğunu anlarlar, yüzlerine bakan da çıkmaz.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Bay Kemal’in kayığına binenlere” ilk kez bu kadar açık bir ifade kullandı; “Yazıklar olsun!” dedi.

Konya’dan da bazı insanlar kayığa binme niyeti taşıyan insanı ziyarete gidiyor. Kendilerine türbe edindikleri insanın sağlığında bir şey göremeyenler, mevta halinden medet umuyor.

İnfial olanların intifa çağrıları bile kendi dillerinden dökülmedi, adres de yanlış, Hanımefendi bu işi Beyefendi’den daha iyi yapar!

Kümes kadar dünyaları olanları köşke yerleştirdiğinde, orayı mülkü zanneder!

İşin aslı ne peki?

Muhalefet kendi içinden adam çıkaramayacağını anladığı için bizim mahalleden adam arayışına girdi. Bizim Gezi'de üzerlerine şerh düştüğümüz adamların kapı eşiklerine yüz sürenler her yenilgiyi unutsa da 15 Temmuz Darbe girişiminde hainlere verilen cevabı akıllarının köşesinde tutmalıdır. Bugün düştüğümüz şerh yarın hain damgasıyla tescillenir!

Önceki ve Sonraki Yazılar