1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Gözü kara bir adam: S.Ü. Rektör Yardımcısı Hüseyin Kara
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Gözü kara bir adam: S.Ü. Rektör Yardımcısı Hüseyin Kara

A+A-

Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Azerbaycan Hocalı Katliamı’nı tel’in eden bir forum düzenlemiştik.

Yıl 1992.

İslamcı öğrencilerin 80 sonrası Kampüs’te düzenlediği ilk eylemdi.

Bir sürü arbede yaşanmıştı, polisin kuşatmasına rağmen bildirilerimizi dağıtmış, metni okumuş, eylemi öyle sonlandırmıştık.

Sonra polis sekiz arkadaşı tek tek yakalamıştı.

Kimisini kaçarken yakalamıştı, bizi de otobüsten indirmişti.

Fen Edebiyat Fakültesi’nin içinde bulunan polis karakoluna getirildiğimizde, karakolun önüne uzun boylu, babayiğit bir adam geldi.

Avazının çıktığı kadar bağırıyordu: “Ne yaptı da yakalıyorsunuz, çerçeveleri mi indirdiler, cam mı kırdılar, masa mı dağıttılar, ne diye tutukluyorsunuz, kardeşlerinin akan kanlarının hesabını sormak için toplanan bu gençleri ne diye aldınız, söyleyin ne diye?

Polisler genç adama bakıyordu.

Genç adam susmuyordu.

Bizler de şaşkındık.

Kimdi bu gözü kara adam?

Biz bütün üniversiteye sesimizi duyurduk, o da bize duyurdu sesini.

Yalnız olmadığımızı anladık.

Bizler gibi onun da kolundan çekip yanımıza getirebilirlerdi, sesi ne kadar yükseliyorsa, elleri de havada yükseliyor, bir türlü inmiyordu.

Bırakın çocukları” diyordu.

Asistandı o günlerde, profesörlerin bile cesaret edemeyeceği bir meydan okuması vardı.

Birçoğumuzu tanımıyordu, bildiği tek bir şey vardı; “Bunlar bizim çocuklar!”

Selçuk Üniversitesi 80 mezunları her yıl toplanıyormuş, Ali Büyükarslan Hocam, Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erdal Baykan’la beni de davet etti.

Kampüs içindeki Keykubat Köşkü’nde biraraya geldik.

Geceye iki Akıncı abidesi de katıldı, Ahmet Poçanoğlu ve Nevzat Arabacı ağabeyler.

İkisi de konuştu, ikisi de yeniden kendimize getirdi bizleri.

Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Hüseyin Kara da oradaydı. Sıkıca sarıldık birbirimize. Bizim aslında uzun uzadıya hiç konuşmamız olmamıştı. Onun kafasında da, benim kafamda da ilk tanışıklığımız o eylemdi.

Bir asistanın gözü karalığı öğrencinin eylem yapma gözü karalığından daha hakikatli bir cesarettir.

Ben iki dönem okuldan uzaklaştırıldım, sonra kaldığım yerden öğrenim hayatıma devam ettim.

Hüseyin Kara ekmeğinden olmayı göze alan bir adamdır!

kampus.jpgFotoğrafı Erdal Baykan hocam paylaşmış, altına da bir not düşmüş:

Sırasıyla sağdan sola;
Necmettin Evci, Necip Cengil, Hüseyin Kara, Ahmet Şükrü Kılıç, Ali Büyükarslan, Ahmet Poçanoğlu ve Erdal Baykan.

Şimdi "Bu İnsanların ortak özelliği 12 Eylül sonrasının ıssızlığında Konya'nın sesi soluğu olmalarıdır" diyeceğim; bir şey anlamayacaksınız, belki Necdet Subaşı Hoca yazar bir gün…

Önceki ve Sonraki Yazılar