1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Gençliğin hali ne olacak'tan bize bir haller oldu'ya!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Gençliğin hali ne olacak'tan bize bir haller oldu'ya!

A+A-

İnsan fikirlerini açık ettiği kadar, kendi yaşadığı dönemde de fikir tartışmalarını daha çok seviyor.

Bir yerlere yakın olmak ya da birileriyle aynı düşünceyi paylaşmanın hazır bir pazarı da var.

Geçmişin günümüze taşınması geleceğimizi kuracak bir bilgi birikimidir, kimsenin itiraz ettiği yok.

Geçmişin en çetrefilli konularını tartışma cesareti gösterenler neden günümüzdeki hainlerin, zalimlerin ve kendi muhitindeki yanlışların üzerine gitme cesareti göstermez?

Kendi tarihini yazabilmeli insan öncelikle tarihten beslendiği kadar!

Günümüz aydınlarının, alimlerinin geleneği olan bir ekole sığınması, bazen de geçmiş ekolleri ilk kez kendi keşfetmiş gibi kendini pazarlayan bir duruma düşmesi bilgi kırıntılarıyla beslenen toplumlarda karşılık buluyor.

İyi bir yazar olmak, iyi bir tarih aktarıcısı olmak ya da iyi bir anlatıcı olmak elbette ki önemlidir; iyi bir insan olduğunda yazarın da yazacağı, tarihçinin de aktaracağı, anlatıcının da anlatacağı sen olursun.

Tam tersi de var bu iyiliğin, kötü bir insan olduğunda da aynı çevrelerin dilinde, kaleminde sen olursun!

Biz gençlik yıllarımızda sorgulamadığımız insan bırakmazdık, şimdiki gençlik maalesef sorgulanması gereken insanlara ulaşmak için çaba sarfediyor.

Bu hiç de hayra alamet bir şey değil.

İnsan keşifleri maddenin keşfiyle yer değiştirdi...

Bizlerin suçu daha büyük, bizlerin gençlik dönemlerinde kendimize adres edindiğimiz mekanlar vardı.

Mustafa Çalışkan’ın kitabevi, rahmetli Terzi Osman ağabeyin  terzi dükkanı, Harita Mühendisi Rıza Haybatöz’ün bürosu, Ali Büyükaslan'ın dizgievi, İsmet Altun’un ofisi, Ömer Saylık'ın halı dükkanı, Naci Arslan ve Selim Büyükkakurt’un mühendislik bürosu, Ahmet Sorgun ve Mustafa Atılgan’ın avukatlık büroları kendi mekanlarımızdı.

Her gün uğradığımız çay ocakları bile insandan çok fikir kaynardı. Bizim hazır bulduğumuz mekanları günümüz gençlerine sunamadık biz.

Kendi açtığımız mekanlar da oldu. Okuma Salonları da açtık, yayınevleri de, gazete büroları da.

Bizler birbirimizle aynı günde birkaç yerde karşılaşırdık.

Gençliğin hali ne olacak diye düşündüğümüz her ne varsa, bize bir haller olduğunu bilmemiz gerekiyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar