1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Futbol takımı taraftarlığı kadar bile parti taraftarlığımız yok!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Futbol takımı taraftarlığı kadar bile parti taraftarlığımız yok!

A+A-

Siyasetçilerin milli irade vurgusu yaptığı her platformda, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” coşkusu hep bir ağızdan paylaşılsa da, siyasiler kendi iç dünyalarında, “Bu halka güven olmaz” duygusunu yaşar.

Bugüne kadar halka güven duyulmaz eksenli söylemler, Rahmetli Başbakan Adnan Menderes üzerinden örneklendirilmiştir. İdam edilen Başbakan karşısında sessiz kalan bir halk kitlesi vardır.

Siyasi partileri iktidara taşıyan halk’ın hakkı sadece gazete manşetlerine yansır: “Halkın sessiz devrimi

Halkın sessiz olduğu doğrudur; bir partiyi iktidara taşırken de sessizdir, iktidar kıldığı siyasi partilerin kadrolarından bir talepte bulunurken de sessizdir, hatta utana sıkıla ister ne isteyecekse.

Halk iktidar partilerinden sadece iş ve aş ister. Siyasi partilerin halka bakış algısı da böyledir, “Kadının sırtından sopayı ve sıpayı eksik etmeyeceksin” atasözü çirkefliği, “Karnını doyurduğun halkın sesi çıkmaz” denklemiyle örtüşür. Halk koyun sürüsü olmadığını seçim sandıklarında yansıttığı halde, seçmen iradesini hazmedemeyen muhalif yapılar, halkı yine koyun olmakla suçlar.

Konumuz bu değil aslında!

Halkın, iktidara getirdiği siyasi partilere neden ortak olamadığını sorgulamak niyetim.

Halkın sessiz devrimi” de koca bir yalandır. Halkın iktidar ortağı olmadığı hiçbir siyasi hareket kendini güvende hissedemez. Bugüne kadar halkın iktidara ortak olduğu bir siyasi yapı da kurulabilmiş değildir.

Devlete, yüzde bir oya nispet eden örgütlü yapılar ortak olabilir ama yüzdesi doksan dokuzları bulan halkın  kendisi devlete ortak olamaz. Halkın iktidara getirdiği siyasi partilerin kurdukları hükümetlerde,  halk arasında hiçbir ayrım yapmadan liyakatli insanların devlet kurumlarında varlıkları Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiştir.  “Bu halka güven olmaz” duygusunu kendi iç dünyalarında yaşayan siyasetçiler, aslında halka güvenmemiştir.

Futbol takımı tutar gibi parti tutulmaz” eleştirileri de doğru değildir. Keşke futbol takımı tutar gibi parti tutma bilincine halkımız erişebilseydi. Taraftar takımı yenildiğinde, kulüp başkanından teknik direktörüne, futbolcusundan yedek oyuncularına varana kadar ağzına geleni söylemektedir. Taraftar takım değiştirmez, taraftarın tuttuğu takımın teknik direktörü takım değiştirebilir ama! Teknik direktörler makam ve imtiyaz için takımda yer alır. Bugün siyasi partilerde bunun örneklerini görmek mümkündür, başkan adayı gösterilmediği için başka partiden aday olan ya da milletvekili gösterilmeyeceğini bildiği için partisinden istirafa ederek başka partilere geçenler olduğu gibi. Taraftarın tek bir isteği vardır, takımının şampiyon olmasıdır. Takımını şampiyon yapmayan kulüp başkanının da teknik direktörün de taraftarın gözünde bir değeri yoktur.

Taraftar hiçbir zaman ne kulüp başkanını ne de teknik direktörü tuttuğu takımın önüne geçirmez.

Taraftar, kulüp başkanı ve teknik direktörden çekinmez,

Kulüp başkanı ve teknik direktör her zaman taraftarın korkusunu ense kökünde hisseder.

Siyasi partiler, bir futbol takımı tutar gibi tutulmadığı sürece, millet iradesiyle iktidar olunsa dahi, siyasi partilerin yöneticileri halktan çekinmeyecektir.

Takımına kötü bir teknik direktör alan kulüp yöneticilerine taraftar nasıl ağzına geleni söylüyorsa, siyasi partilerin kötü yöneticileri başımıza atamasında da bir tepki göstermeliyiz ki, en azından partimiz şampiyonluğu başka siyasi partilere kaptırmasın!

Halkımız bırakın iktidara taşıdığı siyasi partilerin iradesine ortak olmayı, daha bir takım taraftarı olma bilincine erişememişse, yolumuz daha çok uzun demektir!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar