1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Fransız'a diz çöktüren Karayılan'ın çocukları devletine savaş açar!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Fransız'a diz çöktüren Karayılan'ın çocukları devletine savaş açar!

A+A-

 

 

Ateşi ve ihaneti gördük. 
Dayandık, 
dayandık her yanda, 
dayandık İzmir'de, Aydın'da, 
Adana'da dayandık, 
dayandık, Urfa'da, Maraş'ta, Antep'te. 

Antepli Karayılan Fransız’a diz çöktürür, Kandil’in Karayılanı devletine savaş açar!

Komünist şair Nazım Hikmet Ran’ın ‘Karayılan Hikayesi’ni bilir misiniz? Eskinin komünistleri önce vatanperverdi. İşgal altında bulunan topraklarımızda kim kahramanlık yapmışsa, Komünist şair Nazım’ın da İslamcı şair Mehmet Akif Ersoyun da kalemlerinden oluk oluk destanlar akardı. “Önce vatan, gerisi teferruat” ilkesinde aynı inanç ve aynı mücadele kararlığında ideolojileri ne olursa olsun aynı cephede buluşmayı, düşmana karşı aynı cephede vuruşmayı namus bilirlerdi.

Antepliler silâhşör olur,

uçan turnayı gözünden

kaçan tavşanı ard ayağından vururlar

ve arap kısrağının üstünde

taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.

Kendi gölgesinden korkan bir adamdır aslında Antepli Karayılan. Fransız kurşunları Antep halkının üzerine yağarken, gül fidanları arkasına gizlenen, bildiği bütün duaları peşpeşe sıralayan, ayakları titreyen, korkudan ecel terleri döken bir adamdı. Gizlendiği yerde rastgele her yere yağdırılan Fransız kurşunlarını izledi. Bir taşın arkasından başını kaldıran yılana isabet eden Fransız kurşunu, Karayılan’ın aklını başına getirdi. Ecel geldiğinde insanı da hayvanı da hiç haberi olmadan çekip almaktadır yanına. Ölümden kaçmanın değil, ölümün üzerine yiğitçe koşmanın zamanıdır. Karayılan işte o gün doğdu! .

Karayılan

Karayılan olmazdan önce

Antep köylüklerinde ırgattı.

Belki rahatsızdı, belki rahattı,

bunu düşünmeğe vakit bırakmıyordular,

yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi

ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.

Kurtuluş Savaşı’nda Türkler kadar Kürtler de mücadele verdi. İngiliz’e, Fransız’a kök söktürdüler. Bugün savaşçı Kürtlerin çocukları Kurtuluş Savaşı’nda topraklarını işgal eden ülkelerin yanında, kendi devletine karşı savaş veriyor. Antepli Karayılan’a ihanet ediyor Kandil’in Karayılan’ı. Bu kirli savaşın en büyük kurbanı Kürt Halkı. Ölen insanların beş bini Türkse, kırk beş bini Kürt. Kandil’in Karayılanları kendi halkını katlediyor. Kandil’in Karayılanları kendi halkının emeğini gasbediyor, Kandil’in Karayılanları en çok Kürt kardeşlerini öldürüyor. Kandil’in Karayılanları kendi halkına sunulan yatırımları yakıyor. Kandil’in Karayılanları, Kürt kardeşlerini kendi kurdukları mafya devletinin tetikçisi yapıyor. Kandil’in Karayılanları örgüte katılan kızların namusunu kirletiyor. Kandil’in Karayılanları kandan besleniyor. Kandil’in Karayılanları hiçbir zaman barış istemez, bu ülkede barış gerçekleştiğinde, Kandil’in Karayılanları oturdukları yerden emir yağdırarak aldıkları insan kanından mahrum kalır, oturdukları yerden yaptıkları kaçakçılık gelirleri dibe vurur, dağlarda kurdukları haremleri savrulur; Kandil’in Karayılanları evlatları analarından çalar, Kandil’in Karayılanları hiçbir emek vermeden insanların alın terlerini zimmetlerine geçirir. Kandil’in Karayılanları hem hırsız hem de zalimdir. Kendileri dağlarda saltanat sürer, siyasi temsilcileri üstüne üstlük savaş açtıkları devletten vekillik maaşı alır, devletin kendine savaş açması için tuttuğu paralı askerlerdir onlar(!) Dünya’nın hiçbir ülkesinde böyle bir rezillik yoktur. Demokrasi uğruna asker, polis, sivil halk katledilebilir, demokrasi uğruna topraklarımız üzerinde geçmişin işgal güçleri pazarlık edebilir, demokrasi namluların ucundadır bizde. Bu kadar kanlı aldatmaca sadece bizde olabilir; kendi katlettiği insanların cenazesine, taziyeye gelebilme cesaretini gösteren katilleri karşılamanın misafirperverliği yine sadece bizde olabilir. Amerika da, Avrupa Ülkeleri de az gelişmiş ülkelerdir bu konularda yanımızda!

Yiğitlik atla, silâhla, toprakla olur,

onun atı, silâhı, toprağı yoktu.

Boynu yine böyle çöp gibi ince

ve böyle kocaman kafalıydı

Karayılan

Karayılan olmazdan önce.

Bizler işgal güçlerine karşı omuz omuza mücadele etmiş insanlardık, bizler aynı Anadolu’dan doğmuş, kardeşliği soydaşlıkla birleştirmiştik. Bir Türk’ün Irak’ta da, Suriye’de de, İran’da da Kürt soydaşları vardı; Türk Kürt bilirdi kendini, Kürt de Türk bilirdi. Kürt Halkı İngiliz’e, Fransız’a nasıl baş kaldırmışsa, bugün de aynı işgal kuvvetlerinin hesabına Kürt Halkı’na zulmeden PKK Terör Örgütü’ne karşı da başkaldırmalıdır.

«Karayılan» olmazdan önce 
umurunda değildi Karayılan'ın 
kıyamete dek düşmana verseler Antep'i. 
Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar. 
Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi, 
korkaktı da bir tarla sıçanı kadar. 

Farzet ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin esamesi okunmuyor oralarda, farzet ki; her gece dizlerinin bağı çözülüyor korkudan, farzet ki; ölmektense bunların şerrinden kaçayım diye her gün ölüyorsun, farzet ki; Kandil’in Karayılan’ı yanındaki tetikçilerden güç alarak, yine tetikçilerine apansız kaldığın evleri bastırıyor; farzet ki, rastgele yağan kurşunlardan her gün kaçıyorsun, Kandil'in Karayılan'ına karşı hala Antepli Karayılan olma zamanı gelmedi mi?

Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp 
bir tarla sıçanı kadar korkak olan, 
fırlayıp atlayınca ileri 
bir dehşet aldı Anteplileri, 
seğirttiler peşince. 
Düşmanı tepelerde yediler. 
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp 
bir tarla sıçanı kadar korkak olana : 
KARAYILAN dediler. 

https://twitter.com/ahmetsukrukilic 

https://twitter.com/cafekulis

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic 

 https://www.facebook.com/cafekuliscom

Önceki ve Sonraki Yazılar